0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
65
Okunma
Tanrı bile değişir, sen neyin derdindesin? İnsan kıllı mahluk, kıllısın işte. Hayvandan farkın da jilet kullanabilmen.. Senin Tanrın kıllı değil mi sanki...
Öyle diyormuş üstadlar, üstad dediğime bakma, insan insanın üstadıdır sonuçta. Her canlıdan bir şey öğrenirsin, çocuktan, sinekten, kediden, anneden babadan, komşudan, arkadaştan, dili yabancı olandan bile...
Lakin kimse Tanrıdan bir şey öğrenemez, öğrendim diyen için öyle demiş ya üstadlar, uzak yoldan haber sorma bre gibi...
Son çağın son alışkanlıkları da yavaş yavaş ardımızda kalıyor. Bir kültür oluşmaya başladığında aynı bir fidan gibi yıllar ve asırlar içinde dallanır budaklanır, ağacın türüne göre yaprak döker, erken ölür, çok yaşar, lakin sonuçta eskir alışkanlıklar da, kültürler de. Üstadlar da buna yabancılaşma demiş bre... Yani yaban olma durumu, hırcın, hayatta kalma savaşı, günü kurtarma telaşı...
Doğa her an günü kurtarma telaşında. Kuşlar, ağaçlar, sular bile belki de.. Günü kurtardık mı yarınki telaşe için biraz uyku ve devam... Hatta asırlar ve asırlar boyunca uyuyan bakteri ve virüslerden bahseden üstadlar da var. On bin yıllık uykudan uyanmaya başlayan gözle görülmeyen adına mikrop denilen canlılar mesela.
Siz şiirde hiç havlu peçete kelimesini, adını kullandınız mı mesela, ben denk gelmedim okuduklarımda, elbette ben denk gelmedim diye kullanılmamış değildir, belki biri havlu peçeteden bir aforizma bile yazmış olabilir. Denk gelince görürüm elbet.. Hani derler ya üstadlar yine, görürsün gününü.. Ne demek bilmiyorum. Gün görmek tecrübe ile alakalı değil mi, çok gün gören mi bilir yoksa çok okuyan mı diye klasik sorgulamalar da var..
Klasik deyince de ne anlamamız gerekiyor ki, mesela bir bardak klasik olabilir mi? İnsan uzun zamandır bardak kullanıyor olmalı, klasikleşmemiş midir ki...
Klasik Tanrı ile Yeni Tanrı düşünceleri de farklı olabilir mi, yoksa ikisi de birbirinin biraz modernize edilmiş hali midir.. Modernize etmek ise daha çok kullanım kolaylığı sunan alet ve hırdavat için mi kullanılıyor. Mesela tepsinin modernize edilmiş hali, ayak takılıp uzaktan kumandayla yürütülmesi midir, genelde tekerlek takılınca tepsiye modernize edilmiş sayılabilir değil mi. Peki siz hiç uçan kanatlı bir tepsi gördünüz mü, aslında dronlara da kanatlı kutu veya tepsi denilebilir değil mi.. Sonuçta zaman içinde eşek katır deve de bir şeyler taşıyordu, hatta kızak köpekleri de kızak taşıyor mesela, şimdilerde taşıma işlerini arabaya trene uçağa modernize etti dünya. Bunlar bile yavaş yavaş eskiyor aslında, günümüzden bin yıl sonra araba uçak tren de o zaman için eşek katır deve hükmünde kalmayacak mı? Acaba onların yerine ne ikame edilecek?
Elbette düşünmek tehlikelidir, çünkü insanlar klasik düşüncelerin dışında kalan düşünceleri mikrop gibi görür, zamanı anlayamayan insan put gibi değişmeyen kültürleri ağzında geveler durur. Mesela bizde çok ünlüdür, nerde o eski ramazanlar denmesi...
Yine üstadlar demiyor mu, çocukların oynadığı oyunlar dede nine veya anne babasının çocuklukta oynadığı oyunlardan değilse çağ değişmiştir deyü..
Ancak sürahinin yerini ne alacak bilemiyorum, iki litrelik bir sürahinin içeriğini küçük 10 gramlık bir kapsüle mi aktaracaklar veya bin tane 0,01 gramlık kapsüle mi, kutu içine bir sürahi su içeriğinin sığdırıldığını da düşünebiliriz aslında.
Ülkemizde geçenlerde bir insan, karşısına çıkan altı insanı öldürmüş aynı gün içinde. Kafası atmış galiba, öldürebildiği kadar öldürmüş, kaçmış, yakalanacağını anlayınca da kendini öldürmüş. Bir insanı bu duruma düşüren sebepler; Tanrı,sinek, sürahi, kağıt havlu,hırdavat, kültür, modern, klasik vb vs kelimeleri ile açıklanabilir mi? Ruh ve sinir işleri ile uğraşan insanlar bu durumu hangi kelimelerle açıklıyor.
Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir deyü klasik bir söz de var, peki bu sözü nasıl modernize edebiliriz ?
Gözler değişir az görür, dişler değişir çürür yenisi bile çıkmaz, gidip plastik kemik türü bir şeyler taktırırsın, hatta kalp damarlarına stend denilen bir şeyler bile takılıyor, beyne cip takmalar da artarak devam ediyor sanki. Şimdilik kola akıllı saat takılıyor, yarın bir gün o saat insanın derisinin altına modernize edilmeyecek mi?
Tamam kabul, ben ne anlatmak istediğini bilmeyenlerdenim, bir boşluk buldum, bir şeyler karaladım, hadi derler ya üstadlar yine, sürçi klavye olduysa affola diye.. Aynen öyle işte..
Saygılarımla,
En sevenlerinize emanet olunuz.
Y.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.