Alıcılar almaz, vericiler alır. eugene benge
Veli Aykar
Veli Aykar

VATAN YAHUT AKBELEN

Yorum

VATAN YAHUT AKBELEN

0

Yorum

3

Beğeni

0,0

Puan

37

Okunma

VATAN YAHUT AKBELEN

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda
VATAN YAHUT AKBELEN

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, sinekler berber, at ekmekçiyken ve de Adaletin Denizli’de bir mahalle adından ibaret olduğu; çarşıya, pazara, köye, kente hiç uğramadığı bir ülke varmış.
...
Bu ülkenin halkının biri yerken, diğerleri bakan insanlarmış. Yiyenlerin para hırsından delirdiği, “Kral Midas” gibi her dokunduğu altın olsun diye gözlerine hırs bürüdüğü dillere destan olmuş. Bu hortumcuların, haramilerin, deveyi hamutuyla yutanların enseleri yağlı, sofraları ballı, “dediğim dedik, çaldığım düdük” diyen dayıları varmış “hökümet kapısında!”
...
Biri yerken biri bakar ülkesinde balı kavanozun dışından yalayan; kuru ekmeği yiyip “buna da şükür” diyen boş boş bakarlar da varmış. Deli Dumrul hikayesindeki gibi geçmediği köprülerin parasını öder; bir paket makarnaya, bir torba kömüre nimet sayıp “yedi uyuyanlar” gibi uyuyanlar sayılmayacak kadar çokmuş.
...
“Biri yer biri bakar” ülkesinin Menteşe Dağları’nda “İkizköy” denen bir köyde güzeller güzeli bir Yörük kızı yaşarmış. Bu kızın elbiselerinin rengi dağ çiçeklerinden bezenmiş; gözleri “Çoban Yıldızı” gibi ışıl ışıl ve yüreği “Kızılhisar Bardağı” gibi koskocamanmış.
...
Bir yer biri bakar ülkesinin paragözleri “İkizköy” ve çevresindeki “Akbelen Ormanları’na” göz koymuş. “Payitahttakilerin” bir göz kırpmasıyla, bir parmak şaklatmasıyla korkunç bir canavara benzer iş makineleriyle yemyeşil ormanlara dalmışlar. Yüzlerce yıllık zeytinleri, çamları kökünden söküp oralarda maden arayacak, bereketli toprakları köstebek yuvası gibi kazacaklarmış.
...
Ancak beklenmeyen bir direniş gelmiş köylülerden. Ağaçlara sarılıp ağlayan doksanlık ninelerden tutun da beşikteki bebeğe kadar herkes “Toprağımız kirletmeyiz! Ağaçlarımız kestirmeyiz!” diye feryat figan önlerine geçmiş bu talancıların.
...
Adının anlamı “çöl çiçeği” olan Esra adında bir yiğit kız dikilmiş bu zebanilerin karşılarına. Tıpkı Bolu Beyi’ne başkaldıran koç Köroğlu gibi, tıpkı düşman işgaline direnen Nene Hatun gibi. “Ferman padişahın, dağlar bizimdir,” diyen Dadaloğlu gibi, otuz üç yıl zalime, vurguncuya, faizciye, haksızlığa aman vermeyen Çakırcalı Mehmet Efe gibi...
...
Zakkumun kökünü yiyesice bu haramzadeler, “Bu işte bir iş var, biz bunları yedi uyuyanlar sanıyorduk. Onları uyaran çıbanın başı Esra Kız’dır!” diyerek zaptiyeyi salmışlar köylülerin üstüne. Esra’nın kınalı ak ellerine kelepçe vurup İzmir damına atmışlar. Atmışlar atmasına da kız hiç yılmamış, daha da bilenmiş. Yüreği Hasan Tahsin gibi korku nedir bilmez olmuş.
...
Mahkeme günü gelip çatmış. Savcı ceza kanunundaki maddeleri bir çırpıda sayıp dökmüş. Mahkeme başkanı yargıç Esra’ya, “Sen ne diyorsun bu iddialar karşısında, tanığın, kanıtın var mı?” diye gürlemiş.
...
O anda bir mucize gerçekleşmiş. Açık pencereden bir keklik “pııır!” diyerek mahkeme salonuna konuvermiş. Aynı anda kapıdan bir tavşan sıçrayıp kekliğin yanına kulaklarını dikerek oturmuş. Ne oluyor demeye kalmadan mahkeme salonunun zemininde bir çatırtı, bir gümbürtü kopmuş. Zemin çatlamış ve bin yıllık bir zeytin ağacı keklik ve tavşanın yanında bitivermiş.
...
Esra, “İşte benim tanıklarım!” deyince gözleri fal taşı gibi açılan yargıçlar bakışmışlar. “Anlatsınlar bakalım gördüklerini, duyduklarını,” deyince keklik şakırdamaya başlamış, tavşan ağzında bir havuçla orta yerde dönüyormuş. Zeytin ağacı da hışırdamış, üzerindeki börtü böcek vızıldamış. Yapraklarında serin yeller esmeye başlamış.
...
Şaşkınlıklarından küçük dillerini yutacak kadar sersemleyen yargıç:
“Ne demek istiyor bunlar? diye sormuş.
...
Esra, “Efendim siz onların dilinden anlamazsınız; onların dilinden toprağına, ormanına, vatanına canı gönülden sevenler ve koruyanlar anlar Hakim Bey demiş.”
...
Cübbelerinin yakaları terden sırılsıklam olan yargıçların elleri ayakları birbirine karışmış. Duruşmaya ara vermişler. Ara bitip kürsülerine geçerken duvarda yıllardır okumaya üşendikleri “Adalet Mülkün Temelidir,” yazısına göz atmışlar.
...
O anda yazı birden büyümüş büyümüş ve bir ışık seline, bir ışık topuna dönüşmüş. Hakimlerin gözleri kamaşmış yazının ışıltısından. Kapkara vicdanları apak olmuş, yumuşayıvermiş.
Sonuçta Esra’nın tahliyesine karar vermişler.
...
Sonra ne mi olmuş? Esra; toprağına, ağacına, suyuna, ormanına dişiyle, tırnağıyla savunanlara örnek olmuş. Gençliğe Hitabe’deki gibi “Muhtaç olduğum kudret damarlarımdaki asil kanda mevcuttur!” diyerek “Işık” olmuş ülkesinde...
...
“Masal masal moniki
Kuyruğu var on iki
On ikinin yarısı
Tilki çakal derisi
Bilmem nasıl biter
Bu masalın gerisi...”

Veli Aykar
Emekli Öğretmen-yazar

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Vatan yahut akbelen Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Vatan yahut akbelen yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
VATAN YAHUT AKBELEN yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL