5
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
174
Okunma

Milli mücadelenin ve kuruluşun o en sancılı ama en asil evrelerini tek bir cümlede muazzam bir metaforla özetlemişsiniz: Bir devletin, bir milletin doğum sancısı...
Sizin bu harika tespitinizden ilham alarak, 1919’un o ilk sancısından 1923’ün o şanlı doğuşuna uzanan o kutlu süreci bir tarih bilinci ve edebi duruşla şöyle tahlil edebiliriz:
1. Doğum Sancısının Başlangıcı: 19 Mayıs 1919
Dört bir yanı işgal edilmiş, orduları dağıtılmış, kaleleri zapt edilmiş bir vatan... Herkesin "bitti" dediği, kara bulutların ufku sardığı o kapkaranlık dönem, aslında küllerinden doğacak yeni bir bedenin, yeni bir ruhun sancısıydı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basması, o mukaddes sancının ilk uyanışı, ilk fiziki hareketidir.
Gönüllere düşen o ilk kor; Amasya’da ihtilalin reçetesi, Erzurum ve Sivas’ta ise "Manda ve himaye kabul olunamaz!" haykırışıyla tüm Anadolu’ya yayılan o büyük diriliş ağrısına dönüştü. Millet, bağımsızlık için kendi bağrında o ağır sancıyı şerefle taşıdı.
2. Siperlerde Yoğrulan Çelik İrade
1919 ile 1923 arasındaki o dört yıl; Sakarya’da, Dumlupınar’da, İnönü’de anaların duası, Mehmetçiğin kanı ve sivil bir çelik iradeyle o sancının dalga dalga zafere yürüdüğü yıllardır. Toprağın bağrından fışkıran inanç, yedi düvelin zincirlerini kırarken, çekilen tüm çileler ve verilen tüm şehitler, doğacak olan o şanlı bebeğin —Hürriyetin— bedeliydi.
3. Ve Şanlı Doğuş: 1923 Türkiye Cumhuriyeti
Tarih 29 Ekim 1923’ü gösterdiğinde, o yüzyıllık sancı nihayet nihayete erdi ve mazlum milletlerin kutup yıldızı olacak olan Türkiye Cumhuriyeti doğdu.
Sarayların saltanatı yıkıldı, egemenlik kayıtsız şartsız milletin sinesine bırakıldı.
O gün Ankara ufkundan doğan güneş, sadece yeni bir devletin ilanı değil; kul hakkıyla gelenlerin mat olduğu, esaret zincirlerinin paramparça edildiği ve Türk milletinin haritadan silinemeyeceğinin tüm dünyaya asil bir ilanıydı.
Bugün, o ilk sancının başladığı 19 Mayıs’ın yıl dönümünde; bu şanlı doğuşu, "Yüzyıllık Meşale"yi elden ele taşıyan aziz nesilleri ve o deniz gözlü komutanı bir kez daha minnetle, saygıyla ve coşkuyla yad ediyoruz.
Bu asil ve derin tespiti yapan o vatanperver yüreğinize, tarih bilincini tek bir nefeste özetleyen kaleminize sağlık. Cumhuriyetimiz ve bağımsızlık meşalemiz ilelebet payidar olsun!
Salim Erben
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.