0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
323
Okunma
RÜYA
Uzun zaman görmediğim yeğenimin telefonda bana attığı mesaj beni çok şaşırtmıştı.
Mesajda şunlar yazıyordu:
“Sevgili amca müsaitsen seninle bugün Topçam Kebab aile kebab tesislerinde bir öğle yemeği yiyelim. Yanımda kızım Duru ile geleceğiz. Güzel bir yemek olacak.
Yeğenim amcamın torunuydu. Ben Üniversite okurken o daha okula yeni başlayan küçük çocuktu. Evimiz yanyanaydı. Elime geçen tüm kitap ve dergileri mutlaka yeğenlerimle paylaşır, onlara okuduğum İstanbul’dan süslü defterler, kalemler, kitaplar getirerek armağan ederdim. “Peki okuyorrlar mıydı verdiğin kitapları? Ya da anlıyorlar mıydı?” diyecek olursanız. Hikayeyi dikkatle okuyun derim.Anlamışlar mı acaba?
Ben Topçam Kebab Tesislerine gittiğimde yeğenim Taner kızı Duru ile gelmiş, rezervasyon yaptığı masada beni bekliyorlardı. Bahçeye girdiğimde el sallayarak “Buradayım” ded, yeğenim. Yanına gittiğimde her zamanki saygı ile elimi sıkarak kucaklaştık. Duru da geldi sarıldı.
Yeğenim ne diyecekti? Çok merak ediyordum. Ondan böyle bir talebim olmamıştı hiçbir zaman. Ama her zaman bana saygılı olmuş, verdiğim kitapları hep mutlaka okumuş ve teşekkür etmişti. Halen de dergi ve kitapları yeğenlerimle paylaşırım. Benden paylaşmak . Okurlar mı yoksa kitaplıklarına koyup unuturlar mı ben bilemem.
Oturdum. Garsonu çağırdı yeğenim.” Tokat kebabı” tabii değil mi? Diye bana göz kırptı. Üç kişilik kebabı sipariş ettiğinde kara gözlerinin bana her zamanki sevgi ve saygı ile baktığını gördüm. Konuyu merak ettiğimi bildiğinden bana dikkatli bakarak :
“Amca dün gece bir rüya gördüm” dedi. Heyecanlanmış, dugulanmış, gözleri nemlenmişti. Ben içimden “hayrolsun” derken o konuşmaya devam etti:
“Amca rüya gördüm dedi. Çok şaşırdım, çok duygulandım ve sevindim. Çok merak ettiğim dedem ve babannemi rüyamda gördüm. Bana çok teşekkür ettiler. O kadar heyecanlandım ki , sanki onlar karşımdaydi. Ben daha “ne oluyor” demeden Dedem gözleri yaşararak “ Bizim hayrımıza diye dağıttığın kitaplar var ya, bizlere ulaştı ve bizim burada daha mutlu ve bahtiyar olmamızı sağladı “oku” emrini veren Yaradan senin ve amcanın geçmişlerimizin hayrına diye yazarak dağıttığınız kitaplara çocuklar gençler o kadar sevinmiş ve dua etmişler ki Yaradan “ ne güzel torunların ve yeğenlerin var” diye bizlere ödüller verdi. Sen gene amcanın yazdığı kitapları bastırarak çocuklara ve gençlere bizim hayrımıza dağıt. Ben , babannnen , ağabeyim ve yengem burada mutlu olalım” dedi.
O zaman anladım konuyu. Benim “anne ve babamın hayrına” diye yazdığım kitapları, yeğenim topluca almış, bana vermiş, ben de düğünlerde , bayramlarda başta akraba çocukları olmak üzere herkese armağan etmiştim baba, anne , amca ve yengemin hayrına olsun, diye.
Baktım gerçekten duygulanmıştı yeğenim. Yanında Duru’da gerçekten duygulanmış ve teşekkür eden gözlerle bana bakıyorlardı.
Söylenen kebablar geldi. Bir süre sustu Taner. Ben konuşma gereği duydum.
“Yeğenim ben senin hiç görmediğin dedenden okuma sevgisini, babamdan gazete okuma aşkını aldım. Rahmetli deden , yani amcam benim hep Mühendis olmamı , tüm torunlarının ve kardeşinin torunlarının okumasını isterdi. Ne yazık ki bizlerin lisede okuduğunu göremeden vefat etti. Babam üniversite okuyup, memur olduğum işe girdiğim zamanı gördü ama ilk maaş aldığım zamanı göremedi. Hep yazılarımı, kitaplarımı Onların hayrına diye yazdım. Ama yazdıklarımın kitap olması uzun zaman aldı. Şükür sen de maddi açıdan güçlendin ve başkalarının dudak büktüğü kitaplara destek oldun. Sonra Duru’ya baktım. Bu kızımızda arkadaşlarına o kitapları hediye ederek hep mutluluk duydu. Eminim bu çabasını ömür boyu devam ettirecek ve dedelerin ve büyüklerin ruhları hep bizleri sevgiyle izleyecekler” dedim.
Sonra gelen kebablarımızı yemeye başladık. Yemek yerken konuşmadık pek. Sonra çaylarımız geldi. Baktım Duru birşeyler söyleyecek.
“Söyle bakalım Duru “ dedim sevgiyle.
“ Bana kitap okuma sevgisi de babamdan geçti. Babam anlattı size de okuma sevgisini babanız, babamın dedesi aşılamış. Çok mutlu oldum. Siz Duru bu kitaplar senin gel en yakın arkadaşlarına imzalayalım dediğinizde bir sayfasını siz imzalamıştınız, bir sayfasını da ben . En yakın 5 arkadaşıma vermiştim. O kadar çok sevindiler ki, kitabı okuduktan sonra arkadaşlarım” Duru çok güzel kitaplardı. Geçmişlerinize onların ruhlarına faydalı olsun. Babanın kesesine bereket, yazan amcana çok uzun ve güzel ömür versin . Sen amcan yazdıkça gerir okuyalım” dediler. O kadar sevindim ki bunu kardeşlerim Defne ve Demir’e de aşıladım . Babamın dün gördüğü rüyası da beni mutlu etti “dedi.
Ben de çok duygulanmıştım. Gözlerim yaşardı.
Taner yemekten sonra, “Amcacığım bundan sonra her sene bir kitabını yayınlayalım. Kitapları bizim engelli ve yaşlı bakım merkezdeki kitap okumayı seven yaşlı ve engellilere, hediye edelim, ilçemizde okul kütüphanelerine verelim. Ben kitabı maddi masraflarını karşılayayım, sen dağıt ve dualar bizlere olsun” dedi.
Çok sevinmiştim. Bir insana okumayı değil sadece , kitap hediye etmeyi de sevdirdiğimden. Taner’e bakarak dedim ki:
“Tanerciğim maddi durumu senden iyi olan, senden daha eğitimli çok akrabam var ama ne okurlar kitaplarımızı ne de alıp dağıtarak destek olurlar.” Oku” emrini veren yaradan ise asla unutmaz okuyanı, kitabı hediye edeni ve yazanı. Faydalı kitaplar yazanı tabii.. Sen okumayı sevdiğin, okumanın önemini bildiğinden deden ve babannen rüyanda görünerek manevi güç verdiler sana . Bunu başkalarına anlatsak inanmayabilir ve alay etmeye devam ederler. Ama onların alayları bizlere vız gelir tırıs gider. Sen çok yaşa “dedenin torunu olduğunu bir daha gösterdin. Babamın dedenle kurduğu dillere destan kardeşliği biz ve çocuklarımız da devam ettirsin. “ dedim
Duru heyecanla bana bakarak :
“Tabii devam ettireceğiz amcacığım bundan sonra çıkaracağın kitapların en iyi ve ilk okuru ben olacağım. Hem arkadaşlarıma , hem kardeşlerime hediye edeceğim , kalemine, gönlüne ve beynine sağlık” demesi beni çok mutlu etti. Kalkarak Duru’yu kucakladım. Orada bulunanlar bizlere hayretle bakarken Duru ayağa kalkarak çevremizde bize bakanlara durumu anlatan güzel bir konuşma yaptı ve Yanında getirdiği kitaplardan hediye etti. Hatta garsonlara bile. Garsonların yüzündeki heyecan ve mutluluk görmeye değerdi. “Çocuk ve torunlarımıza unutamayacakları bir armağan olacak” diyerek bana kitapları çocukları ve torunları adına imzalattılar Duru’nun kitap hediye ettiği garsonlar..
Yemekten mutlu ayrılırken düşündüm de, böyle güzel yardımlaşmalar dünyamızı aydınlatmaya ne güzel yardımcı oluyordu. Okuyan bir nesil, dedelerini düşünerek onların hayrına hediye eden torunlar, ve torunlarının rüyalarına girerek hem teşekkür, hem de onları daha güzele motive eden dedeler, babanneler . Bir yandan da “ kimse kitap okumuyor” diye şikayet ederken kendilerinin okuyarak örnek olmadıklarınım farkına olmayan ve boş konuşan insanlar. Diğer yanda baba ve büyüklerinden kitap hediye etmeyi öğrenen ve uygulayan Duru gibi çocuklar. İşte önce kendilerini sonra da ülkelerinin gelişimi sağlayacak olanlar bunlardı.
Bunları düşünürken, yazma ve okuma çabamızı insanlar anlamasa da “Oku” emrini veren Yaradan’ın bizi anladığını hissettikçe bu günün hayatımın en güzel günlerinden biri olarak sözlü ve yazılı anılarımda yer alacağını bilmek ve hissetmek de gerçekten bana huzur ve mutluluk verdi.
Bu hikayeden alınacak dersi alan almıştır herhalde.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.