Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. don herold
hulyaperest
hulyaperest

LÂF U GÜZÂF

Yorum

LÂF U GÜZÂF

0

Yorum

4

Beğeni

0,0

Puan

209

Okunma

LÂF U GÜZÂF

LÂF U GÜZÂF




Yol paramı verip, ineceğim yeri söyleyince yanımda duran büyüteç gözlüklü sarışın kadın, "ben de orada ineceğim, görmüyor gözlerim, seninle inerim," deyip yapıştı koluma. Bir yandan çekiştirip bir yandan soluk alacak ara bırakmadan konuşmaya başladı. Az konuşan biri olarak çok konuşanlar için bir nimettim daima. Suskunluğumdan aldıkları cesaretle sonuna kadar dökerlerdi içlerini.

Televizyon skeçlerindeki çok konuşan lâz tiplemelerini aratmayan hal ve tavırlarından Karadenizli olduğunu anlamıştım. Yüzümü pencereye dönüp dinlemek istemediğimi beden dilimle anlatmaya çalıştıkça inadına dürtüp dinletmeye çalışıyordu kendini.

-Kız kardeşimin bebek mevlidinden dönüyorum. Bir gece kalabildim ancak. Kocası çok kötü çıktı. Vara yoğa dövüyor kızı. Allah yolunda olandan zarar gelmez diye verdik, pişman olduk. Namazdan, niyazdan, dini toplantılardan başını kaldırmıyor adam, kaldırdıkça da dövüyor karısını. Nasıl bir dindarlık bu anlamadık.

Kontrolsüz sesiyle birlikte fütursuzca saçtığı tükürükleri diğer yolcuların yüzlerinde buruşmaya sebep oluyordu. Dışarıdan bakan biri, bir dolmuş dolusu insanın toplu bir zehirlenmeye maruz kaldığını düşünebilirdi. Dumanı içeri veren ekzoz borusu gibiydi kadın.

Büyüteçler altında kara birer bilye gibi yuvarlanan gözleri kendi de dahil hiç kimseyi görmüyordu. Koy verdiği sesi insanı insan kılan bütün duyularını kapatmıştı. Görmeyen, duymayan, kollarından birinin arada bir otomatik olarak bana uzandığı, kalın lakırdılarla çalışan bir ses makinesinin yanına düşmüştüm. Yüzümü dişlilerinden sıçrayan yağlardan korumak için sık sık pencereye çeviriyordum.

-Yirmi yıldır bir fiske dahi yemedim. Şansıma iyi çıktı benimki. Ağzımın içine bakıyor. Ne istesem de alsa, nereye istesem de götürse diye hazırolda bekliyor. Geçen gün üç kez arka arkaya markete gönderdim. Dördüncüye göndermeye kıyamadım. Göndersem giderdi ya kıyamadı yufka yüreğim. Annem gelir, günlerce kalır, hiç ses etmez benimki, ne anneme ne bana surat çevirmez. Bu öyle değil ki, bir gece daha kalsam, kız kardeşimle birlikte beni de döver diye korktum. Mevzubahis evlilik olunca kendi insanından şaşmayacaksın. Bildik, tanıdık olana yöneleceksin. Sen evli misin? Alyans mı o sol elindeki? Eskiden alyanslar tek tipti. Kim evli kim nişanlı hemen anlaşılırdı. Şimdikilere alyans demeye bin şahit gerek. Boşandın da göstermelik mi takıyorsun yoksa? İyi yapıyorsun, dul kadın eteğinden çekilir. Benimkinin ödü kopuyor boşanacağım diye. Anneme gidip günlerce kalıyorum. Döndüğümde ne itibarlar ediyor bana bir bilsen. Kadın dediğin özletecek kendini. Kız kardeşim benden güzel ama benim de bahtım ondan güzel. Sen de kız kardeşim gibi bahtsız güzellerden misin yoksa kız?

Derken, yanımızda duran iyi giyimli bir adamın üzerine sıçrıyor tükürüğü.

-Her yerimizi kirlettin. Yüzümüzü, gözümüzü, kulağımızı pisliğe buladın, sus artık be kadın, sus! Diye bağırıyor adam kendini tutamayıp.

-Hoşt köpek, rahatsız olduysan in de bir taksi tut.

Devamını getiremeden okkalı bir yumruk iniyor kadının yüzüne. Kimin olduğu belli olmayan, kalabalıklar içinden uzanan bir yumruk bu. Yüzlerdeki buruşukluğun yerini şaşkınlıkla karışık tarifi zor bir ifade alıyor.

Kadının sesi bir anda kesiliyor. Sanki biri fişini çekmiş gibi.

Dolmuşun içi, az önceki uğultunun yerini alan ağır bir sessizlikle doluyor.
Kimse kimsenin yüzüne bakmıyor. Herkes, az önce olanı kendi içinde saklayacak bir yer arıyor sanki.

Kadın, büyüteç gözlüklerinin arkasından ilk kez gerçekten bakıyor etrafına. Gözlüklerini çıkarıp eliyle yüzünü yokluyor.

Bakmamaya çalışıyorum. Susmasıyla birlikte üzerine çöken masumiyeti ya da mağduriyeti içime dokunuyor çünkü.

Ve tuhaf olan şu ki:

Hiç kimse o yumruğu atanı görmemişti ama herkes, o yumruğu içinde taşıdığını fark etmişti.


.

HULYAPEREST

(YİRMİBEŞAĞUSTOS2015)

.



Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
LÂf u güzÂf Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz LÂf u güzÂf yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
LÂF U GÜZÂF yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL