3
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
221
Okunma

Arka odaların çivileri beyaz bir kağıda "insanın ödünü içine kaçıran meret" diye yazıldı. Yetimhane koridorlarında kısacık saçlı çocuklar birbirlerine yoldaş oldular. O vakitler kabuğundan soyulan her şarkı kulakların pasını silmeye yetti. O zaman başka bir yerden çıkıp döndü dünyaya Berfin’in yeşil gözleri.
Ne aldattı ne de aldatıldı o. İnsanlardan kaçtı. hayvanlara yakınlaştı. Onlarla konuştu bir ömrün baharını. Ne sordu ne de soruldu. Yanında taşıdığı küçük aynaya kaçamak gözlerle her baktığında dünya biraz daha döndü.
Kimseler yoktu etrafında. Ailesini evlerinde çıkan bir yangında kaybetmişti küçük Berfin. Yangından sonra uzun süre konuşmadı dediler. Oysa konuşuyordu o.
Küçük Berfin arka odada kucağında mısır püskülünden yapma bebesiyle oynarken kuş gibi cıvıldıyordu. Kimse bunu fark etmedi.
Bir taraftan ağzını sündürüyor öbür taraftan oyuncak tahta beşiğine bebesini koyup ileri geri sallayarak
evvel zaman içinde,
kalbur saman içinde,
develer top oynarken,
eski hamam içinde,
horozlar tellal iken,
pireler hamal iken,
ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken... Diyordu.
Günler birbirini kovaladı. Küçük Berfin duvardaki çivilere gözlerini devirip durdu. Sürekli aynı tekerlemeyi söyleyip boş odanın etrafında dört döndü. Günlerden bir gün yetimhane müdiresi Ayşin hanım Küçük Berfin’in yanına sokuldu. Kulağına bir şeyler fısıldadı. Ne dediyse ona omuz silkti Küçük Berfin. Ne diyon Analık? Gitmem oraya ben, gitmem... Vallaa gitmem billaaı gitmem! Deyip durdu.
O günün akşamında küçük Berfin’i yetimhaneden alıp onu bağrına basmak isteyen iki çocuklu bir ailenin yanına verdiler. Küçük Berfin karnı tok, sırtı pek olmasına rağmen yetimhanedeki o duvarları, çivileri, tek pencereyi özledi. Hep içini çekti. Yetimhane müdiresi Ayşin hanıma öfkelendi. Bir ağladı bir sustu. Kalktı. Üzerindeki pantolonlu takımı çıkartıp mavi çiçekli entarisini giyindi. Saçları oğlan çocuğu gibi kısacıktı. Cebinden küçük aynayı çıkartıp eski örgülü saçlarını hayal ederek olduğu yerde salındı.
Analık olmasaydı, şu anda bizim bahçedeki elma ağacıyla konuşurdum dedi. Parmak uçlarında yürüyerek yatağının bulunduğu odadan çıktı. Mutfaktan gürültülü sesler işitti. İrkildi. Behiye Anne yine yemek yapıyordu. Radyo açıktı.
Küçük Berfin kollarını kavuşturup yine aynı tekerlemeyi söyleyiverdi.
evvel zaman içinde,
kalbur saman içinde,
develer top oynarken,
eski hamam içinde,
horozlar tellal iken,
pireler hamal iken,
ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken...
Kollarını bebesini uyutur gibi salladı. Gözlerini sıkı sıkıya yumdu. Yanakları al al oldu. Küt! Yere düştü aniden. Küçük Berfin bayılmıştı.
...
-MAHVASH-
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.