5
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
343
Okunma

DÜRÜST OLMAK!
Öncelikle, 38 sene bu konunun çilesini, diyalektiğini, ıstırabını, nasıl olması gerektiğinin can yakıcı tefekkürünü, cühelâ saldırısına maruz kalmışlığını bizzat ve defaatle yaşamış bir emekli öğretmen olarak ülkemize sabır ve başsağlığı dilerim. Canı yanan ve ağlayan anaların acısını kimse onlar kadar hissedemez diyerek onlara sabırlar ve metanetler diliyorum. Şehit olan çocuklarımıza, öğretmenlerimize ve masum insanlarımıza Rabbim gani gani rahmet eylesin. Elîm suçlara alet çocuklara da çok yazık olmuş çok! Keşke bunlar yaşanmasaydı, umarım herkes gereken dersi alır.
Dürüst olmak ancak karakter sahibi düzgün insanların işidir; bu sebeple, her ne kadar herkesin düzgün ve dürüst insan olması ideal olarak beklense de, uygulamada bunun farklı insan karakterleri bakımından maalesef mümkün olamayacağı da aşikârdır!
Millî Eğitim Bakanına “istifa etmeli!” diyen politik yüzler! Siz, kendi politik anlayışınızda olup ta burada sayamayacağımız kadar BELGELİ maddî yolsuzluk ve ahlâkî çirkeflikler gerekçesiyle tutuklu olarak yargılanan bir sürü adamlarınızın bu davranışları karşısında niçin istifa etmediniz? İstifa etmeniz şöyle dursun, kanunları açık açık çiğneyerek halkı kin ve nefret söylemlerinizle kışkırtıp galeyana getirdiğiniz, zanlıları savunduğunuz yetmediği gibi onları ÇOK DAHA YÜKSEK GÖREVLERE aday göstermeye yeltenmediniz mi? Azıcık dürüst olun azıcık! Halkı kışkırtmaktan artık vazgeçin! Masum yavruların kanı üzerinde o lanet olası politikalarınızı tepiştirmekten hiç olmazsa şu acılı günlerde biraz geri durun! Azıcık utanın utanın!
Siz, Millî Eğitim Bakanının müfredat değişikliği çalışmalarına bile olmadık iftiralarla karşı çıktınız, her zaman en ucuz ve en kolay yaptığınız “din istismarı” konusunu burada da tersten tatbike çalıştınız, ve buna karşılık kimsenin asla kabul edemeyeceği bu son müessif okul katliamı yapıp intihar eden çocuğun özel hayatındaki tavır ve davranışlarının bir özgür tercih gibi lanse edilerek herkese şamil, ülke genelinde ve her türlü medyada normalleştirilmesini öteden beri savuna geldiğiniz halde, işte kendi savunduğunuz sözde ÖZGÜR YAŞAM düşüncesinin bir yansıması olarak ortaya çıkan neticeden niçin sizin karşı olduğunuz ve sizin bu düşüncenizi yanlış bulduğu için size karşı olan Millî Eğitim Bakanını sorumlu tutuyorsunuz? Burada bir sorumlu arayacaksanız esas bu serbestlikleri ve dinî ahlâkî eğitim karşıtlığını savunan kendi yanınızda aramanız gerekmez mi?
Fakat, sizin bu sözde demokrat tavırlarınızın altında yatan asıl gerçeklerin farkında olanları sizin iknâ etmeniz söz konusu olamaz! Biz sizi tanıyoruz ve açıkçası dürüst olmadığınızı da çok iyi biliyoruz.
Öte yandan, buna benzer saldırılar ve katliamlar maalesef dünyanın pek çok yerinde olmaktadır; mesela Amerika’da çok sık olan bu gibi olaylarda istifa eden bir Amerikalı bakan biliyor musunuz siz? Ben duymadım!
Kısaca, sizin bu çok ucuz “bağcı dövme” artistliğinizi millet bilmektedir. Maksadınız üzüm yemekse, niçin kendi yanlış uygulamalarınızı bir kez olsun eleştirmediniz? Niçin bir öz eleştiri yapıp da “biz aile kutsallığını, kişisel ve toplumsal ahlâk eğitimini ihmal ettik, toplumun çimentosunun din ve ahlâk olduğunu anlayamadık!” demiyorsunuz, diyemiyorsunuz? Karakter yapınız mı buna engel oluyor, yoksa siz gerçekten de bu ülkenin maddi ve manevi toplumsal huzurunu isteyen ve düşünen bir siyasal yapı değil misiniz?
Allah aşkına, ya kendinize gelin, ya da az daha öte gidin!
Murat Kahraman
18.04.2026/İst.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.