1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
147
Okunma
dostum,
gece mesaisinden döndüğümde kapının aralık olduğunu farkettim, uyandığını ve yine her zaman yaptığın gibi markete gidip gelinceye kadar kapıyı açık bıraktığını düşündüm, bir süre dönmeni bekledim, fakat dönmedin.. gitmemiş olabilir misin? ya da çoktan döndün, kapını kapatmayı unuttun – bunu birkaç kez daha yapmıştın ordan biliyorum- kim bilir.. daha fazla beklemeden kapıdan içeri uzandım, sana bakındım, kanepeye yayılmış kitaplar, halının üstünde devrilmiş bir şarap şişesi, ve yine dağılmış kitaplar, yazılar.. sürekli aynı plağın döndüğü pikaptan kulağıma çalınan karlı bir müzik, kısacası herşey olması gerektiği gibi.. pencereni bir kapı gibi kullanan kedinle birlikte evin içinde seni aradık..
ama yoktun..
endişelenmeye başlamıştım, ama sonra masada benim için bıraktığın notu buldum:
“dostum., bir süre yokum.. ev sana emanet.. bırak herşey olduğu gibi kalsın, müziğe dokunma, şişeleri toplama, kitapları da.. sadece kediyle ilgilen.. süt ver ona, ekmek falan ne bileyim, ne seviyorsan ondan ver işte.. yakında, çok yakında dönerim..”
söylediğin gibi yaptım;
kaba süt koyup içine ekmek doğradım.. her hareketimi dikkatle izleyen kedinin önüne uzattım.. önce patisiyle oynadı, sonra da sütlü ekmeği yalamaya başladı..
bir süre kediyi, dağınık odayı izleyip, müziği dinledikten sonra kapıdan çıkıp kendi daireme gittim,
kapım aralıktı..
kanepeye yayılmış kitaplar,
halının üstünde devrilmiş birkaç şarap şişesi, ve onların yanında yine kitaplar, yazılar..
açık pencereden içeri bir perde gibi süzülüp kapı eşiğinde yemeğini bekleyen kedim..
kaba süt doldurup, içine ekmek doğradım..
bir süre ekmek parçalarını yalamasını izledim,
plak dönerken,
kanepeye uzandım..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.