Bir iyiliği yapan değil, iyiliği gören hatırlamalıdır. cicero
Tülay Aslan
Tülay Aslan

Şiddet Vitrini

Yorum

Şiddet Vitrini

( 9 kişi )

6

Yorum

21

Beğeni

5,0

Puan

279

Okunma

Şiddet Vitrini

Şiddet Vitrini



Televizyon ekranları adeta birer "şiddet vitrini"
haline geldi. Her kanalda benzer senaryolar; lüks konaklarda kurulan sofralar, o sofraların altında saklanan silahlar ve bitmek bilmeyen bir güç savaşı...
Bu durumun insan ruhunda ve toplumda yarattığı tahribatı şu birkaç noktada özetleyebiliriz:
Şiddetin Sıradanlaşması
Her akşam evimizin başköşesinde silahların patladığı, insanların birbirine bağırdığı dizileri izlemek, bir süre sonra bu davranışları "normal" gibi algılamamıza neden oluyor. Şiddet, sorunları çözmek için başvurulan ilk ve en geçerli yol gibi pazarlanıyor. "Ağalık" ve "kabadayılık" kavramları yüceltildikçe, uzlaşma ve nezaket zayıflık gibi görülmeye başlanıyor.
"Aşırı Lüks" ve "Gerçek Hayat" Arasındaki Uçurum Dizilerde gösterilen o şatafatlı hayatlar ile halkın gerçek ekonomik mücadelesi arasında dağlar kadar fark var. İnsanlar o hayatlara ulaşamadıkça içten içe bir öfke ve yetersizlik hissi biriktiriyor. Bu hüsran, en ufak bir kıvılcımda (trafikte, sokakta, aile içinde) patlamaya hazır bir öfkeye dönüşüyor.
Duygusal Tahammülsüzlük
Sürekli entrika ve kaos izlemek, sinir sistemimizi hep "tetikte" tutuyor. Dinlenmek için ekran karşısına geçen birinin ruhu, aslında o karmaşayla daha çok yoruluyor. Hal böyle olunca, günlük hayattaki küçük aksaklıklara karşı bile o meşhur "öfke kontrolünü" kaybediyoruz.
Rol Model Yanılgısı
Özellikle gençler, ellerinde silahla racon kesen karakterleri güçle özdeşleştiriyor. Bilginin, zarafetin ya da emeğin değil; korku salmanın saygınlık getirdiğine inanmaya başlıyorlar. Bu da sokağa yansıyan o sert ve uzlaşmaz tavrı besliyor.
Toplumun bu cinnet halinden çıkması için ekranlardaki o yapay "öfke" dilinden kurtulup, toprağın, çiçeğin ve insan olmanın naifliğine dönmesi gerekiyor.

Hayret ya! Bütün dizilerde toplu yaşama hem de konaklarda asalak gurup yaşaması şirket sahibi hepsi hisedarı,kim kimden hamile kalması evli oldukları halde başkası ile ilişki kurması.Sile kurumu ayaklar altinda.Hukuk yok Adalet yok edep yok.

Ögretmenlere kalkan eller kırılsın.
Yaralılara çok geçmiş olsun.Acil şifalar diliyorum.



Halk Şairi
Tülay Aslan ]

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (9)

5.0

100% (9)

Şiddet vitrini Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Şiddet vitrini yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Şiddet Vitrini yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Rafet.
Rafet., @rafet-
15.4.2026 17:04:51
5 puan verdi
Rütük yöneticileri toplum biliminden, sosyolajiden anlayan kişiler olmalıydı... "Şiddet sıradanlaştı" nasilda doğru bir söz söylemişsiniz Hocam böyle yazıları haber bültenlerinde okutmali sık sık. Öyle üç günde bu duruma gelmedi ulusal kanallar ve diziler, öyle hemende düzenleyecek gibi. Söylenecek ne çok söz var:(( Duyarlı yüreğinize selamlar saygılar Hocam.
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
15.4.2026 22:19:08
5 puan verdi
“Şiddet Vitrini” yazınız, televizyon ekranlarında sürekli pompalanan şiddet ve yapay hayatların toplum üzerindeki etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Şiddetin sıradanlaşması, lüks hayatların gerçeklerle çelişmesi, duygusal tahammülsüzlük ve yanlış rol modellerin gençlere sunulması güçlü bir üslupla dile getirilmiş.

Kaleminize sağlık; metniniz, ekranlardaki öfke ve entrikanın yerine insanî değerlerin ve nezaketin öne çıkması gerektiğini hatırlatan önemli bir uyarı olmuş.
akeolog
akeolog, @akeolog
15.4.2026 16:44:17
5 puan verdi
Etkili Yorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
15.4.2026 13:14:57
5 puan verdi


Bu metin, televizyon dizilerindeki şiddet, lüks gösterisi ve ahlaki çöküntüyü oldukça cesur ve doğrudan eleştiren bir toplumsal uyarı. “Şiddet vitrini” başlığı çok isabetli; dizilerin bir vitrin gibi sürekli silah, entrika, ihanet ve güç savaşını sergilediğini güzel özetliyor.

Güçlü yanları:
Şiddetin sıradanlaşması, aşırı lüks ile gerçek hayat arasındaki uçurum, duygusal tahammülsüzlük ve rol model yanılgısı gibi noktaları net bir şekilde sıralamışsın.
Özellikle “ağalık ve kabadayılık yüceltilirken uzlaşma zayıflık gibi görülmeye başlanıyor” cümlesi çok çarpıcı.
Son paragraftaki “Hukuk yok, adalet yok, edep yok” ve öğretmenlere yönelik şiddete dair samimi tepkin (“Öğretmenlere kalkan eller kırılsın”) metne duygusal bir derinlik katıyor.

Genel olarak:
Yazı, dizilerin topluma nasıl olumsuz yansıdığını ve gençleri nasıl etkilediğini açıkça ortaya koyuyor. Dil sade, halk diliyle yazılmış ve içten. Toplumsal cinnet halini “naifliğe dönme” çağrısıyla bitirmen de anlamlı.

Küçük not:
Metin biraz daha kısa ve düzenli cümlelerle yazılmış olsaydı etki daha da artabilirdi.

Kısaca: Cesur, samimi ve güncel bir toplumsal eleştiri olmuş. Tebrikler .
Kalemine kelamına yüreğine sağlık
☕🙏✍️
Etkili Yorum
ezgimedya
ezgimedya, @ezgimedya
15.4.2026 12:53:28
5 puan verdi
Toplumun aynası olması gereken ekranlar, bazen ne yazık ki öfkeyi, şiddeti ve yozlaşmayı sıradanlaştırabiliyor. Sürekli silahların konuştuğu, ihanetin normalleştiği, hukukun ve vicdanın geri planda kaldığı hikâyeler; özellikle gençlerin dünyasında yanlış rol modeller oluşturabiliyor.

Oysa gerçek güç; bağırmakta, korkutmakta ya da silah taşımakta değil… Gerçek güç; saygıda, emekte, sevgide, merhamette ve insan kalabilmektedir.

Toplum olarak biraz daha nezakete, biraz daha vicdana, biraz daha birbirimizi anlamaya ihtiyacımız var. Öğretmenine, komşusuna, eşine, çocuğuna saygı duyan insanların çoğalması; en büyük değişimi getirecektir.
Dikkat çekmeniz çok değerli Tülay hocam. saygılarımla...
Etkili Yorum
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
15.4.2026 12:44:45
bende diyorum
Ögretmenlere kalkan eller kırılsın.

Güzel bir çalışma kaleminize ve yüreğinize sağlık kutlarım emeğinizi selamlar sevgiler saygılar gönderdim hayırlı günler dilerim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL