0
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
332
Okunma

yükselen ve aşağlanan, rüzgarın ve bulutun nemine,
neyime dolaştıysa dilinin saçakları, kirpiğinden fazlasını bilmeme imkan yokken, savrulan gölgelerinin arasında kaldım.dökülen sözlerindir
solumdan ve her yanımdan pulpul, diye not aldı cebinde taşıdığı küçük defterine ve kalkıp oturduğu kayalardan, kıyıdan ve adalardan çevirip gözlerini, martıların uçtuğu yöne doğru hareket etti. hareket. kırılan diz. kemik bir ses.hareket...ilerleme duygusunun ne doğuracağı. şimdiye kadar ne var etmişse benzerleri işte.. ağaçlar ve orman ulumalarının arasından geçerken alınına vuran yaprak, çokda önemli değildi, böyle soyunur dedi, sonbahar yere sereserpe. bir yere yetişme duygusu olmayınca kaygı, eli cebinde bir beden olarak gölgesine takılıyor, biliyordu.. bastığı yer, ayaklarının altında kalandı.eski bir gözün küllerini tanıdık yüzlere savuracağı bir zamana kadar.. biliyorum,kimin arkasından yetişmeye çalışsan, damlıyor parmak aralarından..akan bir ırmağı avuçlamak gibi, sızmak gibi sızlamak.. an/sızın.. zaman/sızın..ağrılar yükleniyorsun.. sonra..içine çeker gibi bir dumanı dirhem dirhem.. zift kadar ağır..nefesindeki şifa yetmiyor hücrelerine sonra hep aynı günaydınlar düşüyor o bilindik yüzlere ki kirleniyor bulutlar..ölü bir balık..sarı bir araba..mavi bir tavus kuşu..ve sen bir su yılanı yalnızlığında hiç kimse oluyorsun..çekerek içine herkesin bir adım daha yukarı çıkmak istediği atmosferi..karanlığında kalıyorsun ışıksız gölgelerin…pencerelerin sokağın çıkmazlarına bakıyor ve görünmüyor göğün yüzü ki gökyüzü yoksa,derin değildir ve muaftır maviden deniz…bunu gece gözlerimin uyku tutmayan yerlerinden öğrendim..karanlık ışığın altında..ve dahi kuytularında odanın…sahi, neyi değiştirmeye yeterdi kelimeler, peki ya o tekerlemeler ki karamsar mıyım/hayır..olası bir yıldız tozu çarpmıştı soluğuma. ağır aksak göz ucuyla seçebildiğim düşlerimin arasından bir bağlaç bulup, kurguluyordum hayatımı..seni t/anıyorum..gidişlerini ve dönüşlerini..ağır aksak çıkışlarını merdiven boşluklarına denk gelen..neden sonranın kader çizgisiyle kesiştiğini düşünmez insan..yol yürümek öğretirken ve yolum senken ki yol ayak tabanlarının dokunmasından mı ibarettir yüzüne yerin..şşş tamam yalnızım ve boş odam. salon..bu evde kimse yok, gözbebeklerimin yalnızlığımla kesiştiği noktalarda düşlerimi bileyliyorum...tırpan ve jilet keskinliğinde.. soluğum yakıyor üst dudağımı, nabzımın sesini duyuyorum..yüreğime hükmü geçmez bir an/ı çalıyor kapımı..mağrur uyanıyorum sonra..perde aralıklarından sızarken ışık..gecenin gözleri düşüyordu sana,sözleri ve özüm düşüyordu sana..güzden bahara sesler..ve nehirler içinden çıkışım/ıslak ki dokunarak iki kürek kemiklerinin arasına..geçip gittin mi?..yoksa dönüyor musun hiç gitmediğin yerlerden..hani avuçlasam incinir miydi varlığın. yüreğimdeki ilk sokaktan sana/SOLUNA sapıp, sonra aksam sıcak..düş/ermi böyle gözlerine, gecenin, Kasımdan sızmış ocakların kıvılcımları/kar da belki ama…
(...)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.