Mütavazi olmalıyız. çünkü gelip geçiçiyiz ve unutulacağız. hayat başkalarına muvaffakiyetlerimizi anlatmak için geçirilmeyecek kadar kısadır. -- carnegie
Kenan Gündemir
Kenan Gündemir

Gazi

Yorum

Gazi

( 1 kişi )

1

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

52

Okunma

Gazi

Gazi

Çanakkale’nin taşlı, dikenli sırtlarında sabah olmazdı. Güneş bile çekinirdi o topraklardan. Siperlerin çamuru, kanla karışmış; gökyüzü, barut dumanıyla bulutlanmıştı. Yıl 1915... Mehmet Çavuş, Balıkesir’in bir dağ köyünden gelmişti. Yirmi iki yaşında, kara gözlü, yüreği iman dolu bir delikanlıydı. Anası “Oğlum” demişti vedalaşırken, “Şehit olursan mekanın cennet, gazi olursan başımızın tacısın. Ama vatansız kalma, yavrum.” Mehmet Çavuş o günü hiç unutmadı.

Günler ayları kovaladı. Siperde su kalmadı, ekmek küflendi. Ama iman taze, yürekler ateşti. Mehmet Çavuş’un on iki neferi vardı. Her sabah yoklama alır, eksilenleri sayardı. Biri Conkbayırı’nda, biri Kanlısırt’ta kalmıştı. “Ağlama” derdi Mehmet Çavuş, “Onlar toprağa düştü ama vatan göğe yükseldi.”

Bir gece, ay ışığı bile düşmana yol göstermesin diye saklanmıştı. Düşman, üç koldan taarruza kalktı. Siperlerin önü yine sarı serpantin gibi keskin tellerle kaplıydı. Mehmet Çavuş, neferlerine seslendi: “Arkamda düşman görürseniz, beni vurun.” Sonra süngü taktı. “Bismillah!” diye haykırarak fırladı siperden. Bir kolunu kaybetti, fark etmedi. Düştü kalktı, kalktı düştü. Sağ bacağına isabet eden şarapnel parçası onu yere çaldı. “Vatan sağ olsun!” diye fısıldayıp, sürünerek mermi sandığını cepheye çekti. Neferleri onu cansız sandı. Ama Mehmet Çavuş’un yüreği vurulmamıştı.

Sabah olunca, siperler düşmandan temizlenmişti. Mehmet Çavuş’u sedyeye koydular. Sağ bacağı dizinden aşağı yoktu. Yol boyunca tek bir söz söyledi: “Arkadaşlarımın hepsi şehit mi oldu?” Sedyeci nefer, sesini titreterek “Çavuş’um, on iki neferden yedisi şehit, üçü gazi, ikisi ayakta” dedi. Mehmet Çavuş, gözlerini kapattı. “Ne mutlu onlara. Şehadet şerbetini içtiler. Ben içemedim ama gazilik de şereftir.” dedi.

Selanik’teki hastanede altı ay yattı. Tahtadan bir bacak yaptılar ona. İlk kez ayağa kalktığında, “Bacaksız kalmışım, ama vatan ayakta” dedi. Günlerce yürüme alıştırması yaptı. Kimseye “Bana acıyın” demedi. Köyüne döndüğünde, anası kapıda bekliyordu. “Oğlum, bir bacağın nerede?” diye ağladı. Mehmet Çavuş gülümsedi: “Ana, biri Çanakkale’de şehitlerin yanında kaldı. Biri de burada benimle. İki bacağım da vatan için.”

Köyüne döndü ama eli boş dönmedi. Yüreğinde iman, sırtında şeref vardı. Muhtar İsmail Efendi, “Mehmet, keşke şehit olsaydın da bu hâle bakmasaydık” dedi. Mehmet Çavuş, göğsünü gere gere cevap verdi: “Muhtarım, şehitlik Allah’tan, gazilik devletten. İkisi de ulvîdir. Ben alnımın akıyla döndüm. Bu tahta bacak, bu şarapnel izleri benim madalyam.”

Her bayram sabahı, evinin damına çıkardı al bayrağı. Türkü söylerdi: “Ay yıldızın gölgesinde ölmek ne güzel / Vatan için düşmek ne güzel / Ben bir bacağımı verdim / Vatan iki gözüm olsun.” Çocuklar toplanırdı etrafına. Onlara cepheden hikâyeler anlatır, “Vatan size emanet” derdi. En çok da “Çanakkale Geçilmez” türküsünü söyletirdi. Bir gün köyün en yaramaz çocuğu Ali, “Mehmet Amca, bir bacağını kaybettiğine hiç üzülmüyor musun?” diye sordu. Mehmet Çavuş, elini çocuğun saçına koydu: “Oğlum, vatan için can vermek var, bacak vermek ne ki? Üzülen değil, gurur duyanım ben.”

Yıllar geçti. 1938 yılında, 19 Mayıs sabahıydı. Mehmet Çavuş, yine bayrağını alıp dama çıktı. Ay yıldızı öptü, göğsüne bastırdı. Tam türküye başlayacaktı ki, yorgun kalbi dayanamadı. Başını bayrağın kumaşına gömdü ve “Vatan... sağ olsun...” diyerek son nefesini verdi.

Köyün imamı, cenaze namazını kıldırdı. Dualar edildi, gözyaşları döküldü. Mezar taşına, onun vasiyeti üzerine şu yazıldı:

“Bu toprağa can borcuyla duran Gazi Mehmet Çavuş. Biri toprakta, biri gökte iki bacağı var. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.”

Mehmet Çavuş gitti ama bıraktığı emanet baki kaldı. Köyün meydanına onun adına bir çeşme yapıldı. Çeşmenin kitabesinde şu satırlar yazılıydı:

“Suyu içene vatan sevgisi versin, Tahta bacaklı Mehmet Çavuş’un duası üzerinde olsun.”

İşte böyledir Gazi Mehmet Çavuş’un hikâyesi. Onlar ki, bacak verdiler, kol verdiler, can verdiler. Onlar ki, toprağı vatan yapan efsane yiğitlerdir. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Gazi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Gazi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Gazi yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Gönül Pınarı
Gönül Pınarı, @gonul-pinari
9.4.2026 21:34:31
5 puan verdi
Kurtuluş Savaşı yapılmadan anlaşmayla yabancılar ülkemizden çekildi diyerlere duyurulur. Yanlış anlama ama bir tahta bacaklı gazi de bizim orada vardı hatta o zamanın çocukları olarak biz nedense ondan korkardık. Ama sonraları anladıkki korkmamız değil önünde saygıyla eğilmemiz elini ayağını öpmemiz gerekiryormuş.
Başka Gazi Mustafa Kemal Atatürk silah arkadaşları ve bu uğurda canlarını ortaya tüm şehitlerimizi rahmet minnet ve şükranla yad ediyor ruhları şad mekanları cennet olsun diyorum.
kaleminiz daim ilhamınız bol olsun.
Sonsuz saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL