0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
60
Okunma
Bazı vedalar, nefret edildiği için değil, mecbur kalındığı için yaşanır. En acısı da budur; kalbinde hala ona yer varken, hayatında yer açamamak. Elini tutmak istersen ama parmaklarının arasından kayıp gidenin sadece sevgilin değil, hayallerin olduğunu fark edersin.
Severek ayrılmak, bir kitabı en heyecanlı yerinde kapatıp bir daha hiç açmamaya söz vermek gibidir. Hikaye bitmemiştir aslında; sadece devam edecek gücünüz ya da imkanınız kalmamıştır. İnsan en çok "keşke"lerle savaşır o zaman. "Keşke dünya bu kadar zor olmasaydı," der, "keşke sadece sevmek yetseydi."
Ama bazen sevmek, gitmesine izin verecek kadar cesur olmaktır. Onun mutluluğunu kendi varlığından bağımsız dilemek, yarım kalmış bir şarkıyı kalbinin en kuytu köşesinde sonsuza dek saklamaktır. Bu bir pes ediş değil, kaderin karşısında boynu bükük ama onurlu bir duruştur.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.