1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
224
Okunma

Cin Çarpmış Gibi
Sanırım ben defterimle konuşuyorum…
Hakikaten manyağım…
Merhaba.
Bana “nasılsın?” diye sormadan önce ben sana söyleyeyim..
Hani sabah kalkarsın ya, biraz durgun, biraz uykulu, gözler mamur…
Hani şöyle bir bakarsın aynaya, “neremde ne var” diye…
Hani öyle bir şey gelir ki aklına, sen bile şaşarsın “bu nerden çıktı” diye…
Hani düşünceler öyle hızlı eser ki kelimelere dönüşür, akıp gidecek yer ararlar senden…
Dilin lal olur peşin sıra…
Yıldırım çarpmış gibi, ya da daha kolayı, cin çarpmış gibi…
Öylece kaka kalırsın olduğun yerde…
Bütün sokaklar susar, caddeler yön değiştirir, duraklar alıp başını gider, hiçbir adres yerinde değildir…
Bütün binalar çeker perdelerini, bütün ışıklar söner, aydınlığa set çeker gibi…
Bugün aslında böyle şeyler olmadı.
Sıradandı ve bana göre güzeldi, diğer yaşadığım günlere göre değişikti.
Ama ne çıktı içerisinden, bilmem… Hiçbir şey. Dolaştım, dolaştık ve gene dolaştık.
Bir parti toplantısına gittim. Geç yetiştim, salonun en arkasındaydım.
Konuşmacı çok uzattı, gereksiz laflar etti. Anlaşılır olayım derken laf ebeliği yaptı.
İçimden “iyi ki geç gelmişim” dedim.
Yanımda oturan kadın arkadaşım oldukça yaşlı, hiç evlenmemiş, hayatını bu işlere harcamış.
Şimdi pişman ama iş işten geçmiş diyor. Bir görsen var ya, tek elimle belini sararım sanki…
O kadar küçük ve zayıf, çok da mutsuz.
Demek ki evlilik bir yerde şartmış. Yoksa bir yanın eksik kalıyor.
O gün hiç beklemediğim bir anda kendimi ta oralarda buldum.
Ve sanırım ben siyaseti yazarlıktan daha çok seviyorum.
Evdeyim ve hemen seninle paylaşmak istedim bu günü.
Akşam oğullarım gelecek. Bir şey demeyecekler ama içten içe bana kızıyorlar, bunu biliyorum.
Ama ben kendimi burada iyi hissediyorum.Hayatım boyunca hep birileri memnun olsun diye uğraştım durdum.
Hiç kimse bana “sen nasılsın, sen ne istiyorsun?” diye sormadı.
Bu yaştan sonra ilk kez kendim için gidiyorum ve beni mutlu etmek için çabalıyorum.
Bu hayat benim ve benimdir. Kimseye hesap vermek zorunda değilim
.26 Ekim Pazar –
Mevsimlerden sonbahar… Yani son mevsim. Bundan sonrası kış, yeni bir yıl için kuluçka dönemi. Her şeye yeniden başlamak ne güzel…Bu sabah bir gün aradan sonra gene iş yerine gittim.
Bu iş yeri beni kendime getiriyor, kim ne derse desin. Her ne kadar bazen bunalt sa da, hayatımın en önemli yerinde duruyor. Eğer bir ev almama yardım ederse, işte o zaman çok sevinirim ve karşımdaki bir kişiymiş gibi ona ömür boyu minnettar kalırım.
İş yerinde o eski yoğunluk yok. Yarın borçlarımızı taksitlendireceğiz.
Biz ödedikçe arkası durmadan geliyor.
Sıkıldım ama yapacak bir şey yok.Emekli olamıyorum…
Boşa bir hayaldi. Artık bu günden sonrasını düşünmek lazım.
Bir çaresini bulsam da bu iş yerini Serkan’ın üzerine versem iyi olacak.
Sanırım en kısa zamanda bunu yapacağım.
Seninle her akşam gevezelik etmek bana iyi geliyor.
Sanki kocaman bir yerdeyim, her şey yolundaymış da ben keyfini çıkarıyorum…
Hayatın sillesini yememiş, her şeyin üstesinden gelmişim…
Elimin tersiyle itelemişim de keyif çakır olmuşum…
Uçurmuşum her şeyi, vermişim kendimi rüzgârın akıntısına…
Ellerim seni tutuyor, hayallerimizi birleştirmişiz, uzanmışız bir nehir kıyısındayız…
İki yakasına yapışmışız, çekiyoruz… Çığlık çığlığa tepiniyoruz, yeni bir dünya kurmuşuz ya…
Tüm alışkanlıklarımızı bir yana bırakmışız, sıfır noktasındayız yaşamın…
Umuda doğru yürüsek mi diye planlar yapıyoruz…
Bu liste uzar mı böyle sence?
Evet uzar ve ben işin içinden çıkamam.
Boş hayallere kapılmak çok işime gelmez. Ben biliyorum ki her şeyi kendi gücümle yapacağım.
Buna alıştım, başka şey bilmiyorum. Ne yapabilirim ki…Evet bu akşam da bu kadar tatlım.
Sana bu akşam da veda ediyorum.
İyi geceler…Gündüz Yavuz...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.