2
Yorum
22
Beğeni
0,0
Puan
392
Okunma

sen rengiNi unutup,
öldürüp beni yüreğinde, dilek kuyusuna attığın para ağırlığınca, bitmesini mi diliyorsun şimdi. sanıyor musun bazı geceler halen daha.kenti bir uçtan uca dolaşan karanlığın gözlerine hiç yanaşmayacağını.
bitmesini dilemek, dilenmek mi kendini kendinden... küskün bir sabaha uyandığında şehrin gölgesine yanaşmış seslerle, ellerini bağışlayacaksın sende..
başlayacaksın çünkü yeni bir güne, saçlarına dokunacak ve yüzüne nasılda alışacaksın
her şeye ki bir küskünlük mü dersin bütün mobilyalardan sızan dün gecenin yorgunluğu..
terli yanaştın ilk defa kendine. soluk soluğa içtin bütün şarabı. devirdin gölgeni. ve ıslandın, sıkıp dişlerini sırılsıklam biliyorum sabrın ağrıyor, onun için dilinin ucunda herşey..dilinin ucunda herşeyin ve hiç bir şeyin!.
kızgın mıyım..kızabilecek kadar kendimde miyim.. kendinde misin sende?
burda bitirip yazdığım bu "şeyi" uyusam.uykumda sayıkladığım antik bir hüzün olur bütün yaşamışlığım..
kirişlerim çatlak benim, hayata dokundukça
bu yüzden üstüm başım toz içinde kalıyor.
sen devir istersen yine, saksıları olmayan balkonunu.. altı canı daha var kedilerin!
paragraf başı koymaya gerek yok, kafamda allak bulak herşey...
bir ilizyon demiştim..ellerini göremiyorum
sihirbazım, bir seni okus-pokus, bir beni adra-kadbra!
neyi siliyorsan her gece kara defterinden,
her sabah
yine yazıyorsun...
yazıyorsun a,
yazıyordun b,
yazıyordun c...
yazdığın hiç kelimeyide bağışlamıyorsun biliyorum.. kanat ama acıtma çünkü o kadar kutsal değil hiç bir ağız! lakin öpülesi ve özlüyesi.dudakların...dişlerimle yemeye başladım bile dudaklarımı.söylemesi bile dişe zarar.
-çek dilini!
bir gün bitmesini dilemek için, kendini attığın kuyuda, bir timsah sadakatiyle yeniden ısıracaksın etimi!
iki kişilik sevebilir mi insan..
peki.
sana bir soru bırakıyorum şimdi.
"şarkıları dinlediğinde, neyi düşüneceksin"
(...)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.