0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
178
Okunma
Bu makalemizde; orucun özünü tasavvuf penceresinden, kutsal kitapların ışığında ve en ince nükteleriyle ele alacağız. İnsanoğluna verilen bu kadim mesajı, en yalın haliyle ortaya koymayı amaçlıyoruz.
Oruç; yalnızca kendini aç bırakarak günahları affettirme veya bu yolla sevap biriktirme sistemi değildir. Eğer böyle düşünenler varsa, orucun özünü henüz kavrayamamış demektir. Peki, belirli bir süre aç kalarak gerçekleştirilen bu ibadetin ana teması, hikmeti ve amacı nedir?
Paylaşmanın ve Empatinin Okulu
Oruçtaki en büyük maksat, insanoğlunun açlığın ne olduğunu yaşayarak öğrenmesi ve bu zorluğu bizzat kavramasıdır. Kişi bu mesajı aldığında çevresindeki yoksul, yetim ve darda kalmış insanların halinden anlar. Oruç, ekmeğini paylaşmak ve evsizlere sığınak olmaktır. Nitekim Tevrat’ta (Yeşaya 58:7) oruçla ilgili şöyle buyurulur:
"Yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi? Barınaksız yoksulları evinize alır, çıplak gördüğünüzü giydirir, yakınlarınızdan yardımınızı esirgemezseniz..."
Eğer bu mesajı hayatımıza uygulamazsak, tuttuğumuz orucun manevi bir değeri kalır mı? Yoksula ve kimsesize yardım eli uzatmayan birinin, sadece kendini aç bırakarak kazandığı sevap neye yarar? Afrika’daki aç insanlara kalbi ulaşmayan, komşusuyla ekmeğini paylaşmayan biri, orucun özüne vakıf olamamış demektir.
Azaların Orucu: Nefis Terbiyesi
Orucun bir diğer amacı nefsi terbiye etmek ve haramdan uzaklaşmaktır. Tasavvufi hakikate göre gerçek oruç, sadece mideye değil tüm azalara tutturulur:
Gözün Orucu: Harama bakmamak; kimsenin namusuna, malına ve mülküne göz dikmemektir.
Dilin Orucu: Yalan konuşmamak, iftira atmamak, fitne ve dedikodudan uzak durmaktır. Boş sözlerden sakınmak ve kimseyi incitici lakaplarla çağırmamaktır.
Elin Orucu: Harama el uzatmamak, kul hakkı yememek ve izinsiz bir iğne dahi almamaktır.
Ayağın Orucu: Haram yollara yürümemek ve her daim doğruluk üzere kalmaktır.
Belin Orucu: Zinadan, iffetsizlikten ve rızasız her türlü ilişkiden uzak durarak nefsine hakim olmaktır.
Evrensel Merhamet ve İnsanlık
Orucun hayati bir diğer değeri de şudur: İnsana, hayvana ve hiçbir canlıya zulmetmemek! Kavgadan, çekişmeden uzak durmak; kimsenin inancına müdahale etmemektir. İnsanları dini, dili, ırkı veya mezhebi sebebiyle hor görmemek orucun asaletindendir.
Eğer bir ay oruç tutup, kalan on bir ay boyunca insanlara ve hayvanlara zulmediyorsan; işçinin hakkını vermiyor, anne ve babana kötü davranıyor, zayıfı eziyor veya farklı inançlara saldırıyorsan; senin tuttuğun oruç gerçek bir oruç değildir. Bu tür bir ibadetin ilahi katlarda bir karşılığı yoktur.
Sonuç: Bir Ömür Oruçlu Kalmak
Tuttuğunuz her orucun sizi tutmasını; yüreğinize ilahi bir ışık vererek sizi her türlü kirden arındırmasını dilerim. Dileğimiz, elinizin harama gitmediği, dilinizin şirke düşmediği bir yaşam sürerek "bir ömür boyu oruçlu" kalmanızdır.
Daima riyadan, şovdan ve gösterişten uzak durarak iyilik yapınız. İbadetinizi gizlice, Hak için ve büyük bir aşkla yerine getiriniz.
Hüseyin TURHAL
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.