1
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
145
Okunma

Akşamın bir vakti vardı eskiden. Güneş çekildiğinde sokak boşalmaz, tam tersine dolardı. Evlerin önüne sandalyeler çıkarılır, çocuklar koşmaya devam eder, büyükler günün yorgunluğunu birbirinin yüzüne bakarak atardı. Kimse “yalnızım” demezdi. Çünkü yalnız kalacak kadar kopuk değildi hayat.
Bir kapı çalındığında irkilinmezdi insan. Gelenin kötü niyetli olacağı düşünülmezdi. Kapılar kilit için değil, mahremiyet içindi. Arada ince bir güven vardı; görünmez ama sağlam.
Şimdi akşam oluyor. Sokak aynı sokak ama ses yok. Perdeler kapalı. Işıklar yanıyor ama içeride başka bir sessizlik var. İnsanlar yorgun, ama yorgunluklarını paylaşacak alan bulamıyor.
Eskiden dert yüksek sesle konuşulurdu. Şimdi içe atılıyor.
Belki de bu yüzden kalpler daha çabuk kırılıyor.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.