0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
143
Okunma
PAZAR SOHBETİ
Bugün 1 Mart. Baharın ilk ayı, ilk günü. Cemrelerin ikisi düştü. Sonuncusu bir hafta sonra toprağa düşecek ve bütün canlılar uyanacak derken ortalık toz duman...
Dün AVM’nin kalabalığında poşetler doluydu. İndirim etiketleri. Birşeyler kapma yarışı. Market arabalarının peşinden gittim geldim. 24 km. yürümüşüm. Her zamanki devinim. Yorgunluğumu unuttum ama kafamdaki yorgunluğu silip atamadım. Pencereden bakıyorum Güneş, hiçbir şey olmamış gibi doğmuş.
Ben öyle doğamıyorum.
Ekranda haritalar.Cümleler soğuk.
ABD
İsrail
İran
Birileri masada karar veriyor.
“Operasyon” diyorlar.
Televizyonda bir sürü insan ellerindeki çubuklarla savaş strajesi sunuyor.
Füzeler havada ölüm saçarak hedefe kilitlenmiş . Yine ölen masum insanlar. Kendi gezegenimizi yok etmeye kararlıyız.
Sarı Şeytan yine çıldırdı.
Ben şimdi pazar yazısı yazacağım.
Ne yazayım?
“Günaydın dostlar, herşey yolunda keyfinize bakın mı diyeyim?”
İçimden bir ses:
Sus.
Öteki ses:
Hayır, susma.
İnsan susarsa alışır. Mangutlaşır.
Herşeyi kabullenir.
Kabullenirse insanlığından çıkar.
Kelle koltukta az mı bağırdık ABD. Defol diye.
Şimdi belki elimden hiçbir şey gelmiyor.
Belki çılgınlığı durduramıyorum ama karamsar olmaya niyetim yok. Umudum herzaman canlı.
Güneş her şeye rağmen doğuyorsa,
Umutlar ölmesin dileklerimle iyi pazarlar diliyorum.
Savaş uzmanı olmadığım için sadece iyi dileklerimi bırakıyorum. Umarım sarı şeytan küçük ortağıyla birlikte döktükleri kanda boğulurlar.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.