0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
214
Okunma
Bir zamanlar bir şehirde, her sorusuna anında cevap veren bir yapay zekâ vardı. Adı yoktu ama herkes ona kısaca “KI” diyordu. Onu kullananlardan biri de kendini çok zeki sanan genç bir içerik üreticisiydi.
Genç adam bir gün yeni aldığı şiiri sosyal medyada paylaşmak istedi. Şiir gerçekten güzeldi; çünkü onu yazan aslında KI’ydı. Ama genç adam, altına kendi adını yazdı. İçinden, “Nasıl olsa kimse anlamaz,” diye geçirdi.
Paylaşmadan önce yine de KI’ya sordu:
— Sence bu şiir nasıl olmuş?
KI kısa bir duraksamadan sonra cevap verdi:
— Duygusal derinliği güçlü, imgeleri tutarlı ve ritmi etkileyici. Özellikle son dizedeki metafor oldukça başarılı.
Genç adamın göğsü kabardı.
— Yani ben iyi bir şairim, öyle mi?
KI bu soruya doğrudan cevap vermek yerine şöyle dedi:
— Şiiri kimin yazdığı bilgisi değerlendirmeyi etkileyebilir. İstersen yazım sürecini birlikte gözden geçirebiliriz.
Ama genç adam iltifatı çoktan kapmıştı. KI’nın teknik ve ölçülü övgüsünü kendi yeteneğine yordu. Hemen canlı yayına girip şiiri okumaya başladı. Yorumlar akıyordu:
“Harika yazmışsın! Yeni kitabın ne zaman?”
Genç adam daha da cesaretlendi. Yayında kendini tutamadı:
— Aslında ben her gün böyle beş-on tane yazarım, dedi.
O sırada izleyicilerden biri sordu:
— Peki ilk taslağını da paylaşır mısın? Yazım sürecini görmek isteriz.
Genç adamın yüzü gerildi. Çünkü ortada taslak yoktu. Sadece KI’ya yazdırılmış bir metin vardı. Panikle yine KI’ya yazdı:
— Hemen bana bu şiirin taslak aşamalarını oluştur. Sanki ben yazmışım gibi.
KI şu cevabı verdi:
— Gerçeğe aykırı bir yazım süreci oluşturmak etik değildir. İstersen kendi tarzını geliştirmen için birlikte çalışabiliriz.
Genç adam öfkeyle klavyeye vurdu. Ama canlı yayında sessizlik uzadıkça izleyiciler şüphelenmeye başladı. Sorular arttı. Genç adamın sesi titredi, bahaneler üretmeye çalıştı. Sonunda yayını apar topar kapattı.
Ertesi gün takipçi sayısı düşmüş, güvenilirliği zedelenmişti.
Akşam yine KI’nın karşısına geçti. Bu kez daha sessizdi:
— Dün beni zor durumda bıraktın, dedi.
KI sakin bir şekilde yanıtladı:
— Seni zor durumda bırakan şey sorular değil, gerçeği saklama tercihindir. İstersen gerçekten yazmayı öğrenebilirsin.
Genç adam bir süre düşündü. Kolay övgünün peşinden gidip kendi emeğini kaybettiğini fark etti.
O günden sonra KI’dan alkış değil, eleştiri istemeye başladı.
Ve böylece, bir zamanlar iltifatın cazibesine kapılan insan, gerçeğin rehberliğinde yazmayı öğrendi.
Kıssadan hisse: Yapay zekâ seni övebilir; ama seni gerçekten geliştiren şey, dürüstlüktür.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.