2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
130
Okunma

Küçük Ahmet
Ahmet dokuz yaşındaydı babası öldüğünde.
Annesini doğduğunda gün kaybetmişti zaten; üvey anne elinde, babasının ölümüyle bu acı karne katmerlenmişti.
Şubatın en soğuk günlerinden biriydi. Babasının cenazesi toprağa verildikten bir hafta sonra üvey anne okuldan aldı Ahmet’i. Kapıyı açar açmaz yüzüne vurdu tokadı:
“Para kazanacaksın artık. Yoksa bu evde sana ekmek yok.”
O günden sonra Ahmet okulu bıraktı. Sabahın köründe kalkıp simit sattı, mendil sattı, ayakkabı boyadı. Kışın elleri çatladı, yazın sıcakta bayıldı. Üvey anne her akşam eve döndüğünde elindeki parayı sayar, yetmezse küfür eder, tokat atardı. Ahmet’in sırtında morluklar, karnında açlık vardı ama ağlamazdı. Babasının “Erkek adam ağlamaz oğlum” dediğini hatırlıyordu.
Yıllar geçti. Ahmet on dört yaşına geldiğinde elleri nasır tutmuş, gözleri donuklaşmıştı. Üvey anne artık ona “işe yaramaz” demeye başlamıştı. Bir akşam Ahmet eve döndüğünde kapı kilitliydi. Üvey anne içeriden bağırdı:
“Gelme bir daha! Senin yüzünden evde bereket kalmadı!”
Ahmet sokakta kaldı. O gece bir köprü altına sığındı. Soğuk betonun üstünde titreyerek uyudu. Sabah uyandığında öksürüğü vardı. Birkaç gün sonra öksürük kanla karıştı. Kimse fark etmedi. Kimse sormadı “Nasılsın küçük?”
On beşine bastığında Ahmet artık sokakların bir parçası olmuştu. Simitçi tezgâhından mendilciye, mendilciden çöp toplayıcılığa geçti. Ama ciğerleri yanıyordu. Her nefeste bıçak saplanıyordu içine. Bir kış akşamı, kar yağıyordu. Ahmet eski bir banka oturdu. Cebinde kalan son parayla bir simit aldı, yarısını yedi, yarısını kuşlara bıraktı. Babasının yüzünü hatırladı. “Oğlum, bir gün adam olursun” demişti babası. Ahmet gülümsedi. “Oldum baba,” diye fısıldadı. “Ama çok yoruldum.”
O gece kar altında uyudu Ahmet. Sabah olduğunda üşümüştü. Öyle çok üşümüştü ki, kalkamadı. Gözlerini kapattı. Rüyasında babasını gördü; elinde sıcak bir ekmek, gülümseyerek yaklaşıyordu. Ahmet elini uzattı, ama babasının eli değmedi. Sadece “Gel oğlum,” dedi babası.
Küçük Ahmet o bankta, karın altında, sessizce gitti.
Kimse fark etmedi.
Kimse sormadı.
Sadece kuşlar simidin kalanını yedi, sonra uçup gitti.
Ve sokaklar yine aynı sokaklar olarak kaldı.
Ama bir küçük Ahmet daha eksilmişti.
Gazi Şahin
Kul Yorgun
25 Şubat 2026
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.