0
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
175
Okunma
Gerçek sevgi Allah yolunda yorulmaktır
Sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, iste adaşım, yanlız bu sevmektir.
Değirmen
Sabahattin Ali
Kanuni Sultan Süleyman sanat dahisi olarak ifade ettiği Mimar Sinana baktı bak dedi sinan ağa şu saraylara ahşap konaklara hepsinde senin mührün ve de izin vardır koca sinan yıllardır hem
osmanlının hizmetinde saçını ağartmış hemide yıllardır sultan süleymana emek vermekteydi kayserinin ağırnas köyünde doğan sinan ağa şimdi kanuni devrinde önce cami ve yol inşaatlarında çalışmıştı
Mimar ağaya göre insan mutfakta pişmeden olgunlaşıp lezzet kazanmazdı insanın çırak olmadan usta olması ise mümkün değildi kanuni sultan süleyman ey koca sinan dedi bilirimki senin bize
yardımın pek çoktur geçilemeyen göller aşılamayan yollar senin sayende aşılmıştır seni osmanlı ocaklarının başına geçireceğiz ne dersin diye sordu mimar paşa şu cevabı verdi sultanım vede ulu
hünkârım şu sekban askerlerini acemi oğlanlarını gökten ve yerden mutlaka bir rızıklandıran var kapılar ancak onun hidayeti ile açılır onun hidayetidir ancak bize yeni kapılar açan doğrudur koca
sinan doğrudur dedi Kanuni katıldığımız mohaç belgrad ve rodos seferleri bize gösterdiki fetih ve zafer ancak Hak için gayret gösterene açılır gerçek sevgi Allah yolunda yorulmak ve vücutta hakikat dışı ne varsa koparıp atabilmektir hünkârım
Zafer kapısının anahtarı Allah korkusudur
Layık olmayana yapılmış iyilik.Körün odasında Mum yakmaya Benzer.
Serhat
@Sero7
Kanuni Sultan Süleymana göre iyilik mutlaka lâyık olup hak edene yapılmalı idi lâyık olmayana yapılan iyi ışığı ne kadar yansada en sonunda bir mum gibi erir ve söner yada ziyan ve heba olurdu Kanuni
Hattat defterdar kul nefsaniyi çağırdı yanına ağa dedi bu mimar sinanın çok büyük yardımlarını görmüşüzdür kendisine saygı çok görülmeye hürmet edile mohaçta faydasını gördüğümüz
Mimar ağa bundan böyle acemi oğlanların eğitimi ile ilgilenecektir kendisine gerekli ihsanlar ve avantajlar sağlansın layık olana yapılan iyilik cenabı hakkın katında nice kapılar açmaya vesile olur sultanım
dedi Kul Nefsani Kanuni bugün ramazandır ve Allah ölüden diriyi çıkarır bilirsinki defterdar paşa biz nice sultandan avantajlı olarak geçmişizdir bu sultanlık makamına o yüzden işimizi
düzenleyen Allah Tealayı mahçup etmemeliyiz dedelerimiz Allah korkusu ile dağların yüksek zirvelerin teslim alamadığı şu yüce emaneti bize teslim etti bizde sınırları yükseltip sahibine
götürmeliyiz ona götürülmeyen her emanet zayi olur diyip Ramazan fermanını 4 bir ile gönderen Kanuni şunu diyordu işlerinizi tedbir alarak düzenleyin düşmana sırt çevirmeyin her işte zafer kapısını açan anahtar Allah korkusudur
Osmanlı ordusunun gaza seferi
Ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.Ben, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemeğe tenezzül etmeyecek kadar millî şuur ve gurura malik bir Türk‘üm. Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülük‘dür."
Gökbörü
@fazlasevme
Mimar sinan artık öğrencilerinin başında idi öğrencilerine barış zamanında şunu nasihat etti ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır hayırlı ameller peşinde koşturun o vakit yücelirsiniz
Kanuni Sultan süleyman Ramazan gazasına karar vermişti sinan ağa bu tebriz ve bağdat seferine katılacak ve o barışta ilim ordusuna savaşta ise fetih ordusuna liderlik edecekti öğrencisi
Altuğ kanunin sefer kararı ve ramazan fermanını okudu mübarek ayetler ilahi bir fermandür size cahilce hareket eden müşrik ve cahillerin hallerini bildirir
eğer siz ilahi hükme boyun eğerseni nice güçlü ve zengin imparatorluklar kurabilirsiniz dünyayı titreten ve fetih sancağını dalgalandıran ancak Cenabı hakkın yolu onun ayet ve delilleridir
Ramazan günüydü Oruç ayıydı gaza ordusu nal şakırtıları ile kılıç parıltısı ile bağdattan tebrize yollar aşıyor 17 yaşında Altuğ gibi nice er Mimar sinanın önderliği ile sefer yolunu şükür ile tamir ediyordu
Allaha şükreden osmanlı ordusu van kalesi önünde mola verdi peygamber ordusu tabur imamları ile birlikte fetih sancağının altında toplandı ve Ramazanın feyzi ile bereketi ile yeni kapılarının açılması için duaya ibadete durdu amin
Allah diyerek otur niyetinin başına
Gürültülü dünyadan, kitapların asude inzivasına iltica ettim..
T O K E R
@mehmettoker
Sıkı Okur
Hattat Altuğ gürültülü dünyadan kitapların dostluk ve yoldaşlığına sığınmıştı 30 eylül 1520 de tahta geçen Kanuni devrinde bu yağız çocuk babasının Yavuz Han devrindeki çaldıran savaşında yetim
kalmıştı Kanuni devrinin sanatkârları pek meşhurdu hattat nefsaninin hat yazıları o devri ilgi gören simgeleri idi ve Kanuni bu civanmert delikanlıyı kul nefsaniye emanet etmişti yavuz han devrinde şiddet
gören bazı zanaatkârların kanuni devrinde mağduriyetleri giderildi şimdi sabah namazı uykudan hayırlıdır ayeti ile sefer ordusunu kıyama kaldırdı Altuğ ve onlara namaz kıldırdı Ramazan ayı osmanlı devletinde zulm gören mazlum diyarlara sefere çıkılır halka zulmedenler cezalandırılırdı şimdi ordu dayanmıştı viyana önlerine salavat getirdiler bir kişinin yemeği beş kişiye yetti mimar sinan asıl ibret tablosu Allah Tealaya edilen şükür vede ibadet ile geçen şu ramazan günleridir bu ramazanları kuraan ile ihya edelim vakitler Kuraan ile güzelleşir güzelleştirelim vakitlerimizi diyip bütün mübarek ayetler bütün kainatta cenabı hakkın tek hakim olduğunu itiraf eder kanıtlar dediği şu anda Altuğ azık torbasından kalemini çıkardı niyet kâğıdının başına oturdu ve zikir ile hat yazısını Allah diyerek hıfzetti
Şehadet ile mühürlenen hat yazısı
Hiçbir zaman, olmamak ile olmak arasındaki kesin geçişi görememişimdir..
Kitabı okuyor
Korkuyu Beklerken
Oğuz Atay
Altuğ hat yazısını Allah diyip Ya Bismillah
zikri ile çizmeye başladığında on başı polatta ona bakıyordu bak polatım dedi Altuğ olmak Allaha yakınlık olmamak ise Allaha olan uzaklıktır kim Cenabı Hakka
yakın bir iş yaparsa o hakikat ve olgunluk basamaklarını tırmanıyor demektir polat cevap verdi insan hayırlı bir iş peşinde koştuğu zaman yorulmuyor be çelebim diyip hat sanatını anlatmaya başladı bu
hat sanatı kalemin dili niyetin güzelliğidir Altuğ kitaplarla haşır neşirdi bir gün sevdiği kitaplarla yeniden haşrolacağına inanıyordu bak dedi divanı lügatıt Türke hat sanatını yazı ve söz güzelliği
balâgât kelimesi ile tarif ediyor ve unutma ey sen mülayim yoldaş Resulün yolunda olanlar yerden ve gökten bir aydınlık yağmur ile rızıklandırılıyor ve şu sofraya konan iftar sofrası kesintisizce üzerimize
yayılıyor hat kalemini eline aldı Altuğ ve işte bu sanat Kuraanı kerimi temel alır Cenabı Hakka olan saygı ve sevginin ifadesidir dediği anda top gümbürtüleri çadıra düşmeye başlamıştı iftar çadırı
kan içindeydi en son hat eserini şehadeti ile mühürleyen yiğit Altuğ en son eserini Cenabı Hakka infak etmişti ve son hat yazısına şunu yazmıştı Sizler yeryüzünde yaşayarak istifâde ediyorsunuz. işitme kuvvetine ve gözlere sahip olan kimdir?
Şehitler için camiler inşa ediliyor
Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır.”
Mustafa Kemal Atatürk
Kanuni Sultan Süleyman mimar sinandan almıştı şehadet haberlerini dünyanın en saygın unsuru öğretmenlerdir sen ve defterdar nefsani özverili çalışmalar ile öğrenciler yetiştireceksiniz diyip insan topluluğunun en saygıdeğer ve özverili hareketi düşmanı bertaraf etmek canını hiçe sayıp onu din vatan ve mukaddes değerler uğrunda infak etmektir öyle değilmi kul nefsani öyledir haşmetli sultanım izin verirseniz şehit olanlarımız için camiler inşa edelim hayır lokmaları dağıtalım diyince kanuni ne dersin sinan bunca namertlik ve puştluk nedendir niçindir bunca şehit Ve Kanuni şehitlerimizi onurlandırmak için emir verdi bu emirle mimar sinan mimarbaşılığa yükseldi ve istanbuldaki en muhteşem eserini bu devirde inşa etti cami inşa edilirken yine bir ramazan ayı idi öğretmenler öğrencilerini hayret verici bir hikmet ile inşa ederken öğrenciler kendisine verilenleri muhafaza ediyordu nufteden insanı çıkaran kudret sahibine kulak veren ona iman eden en güzel eseri
ortaya çıkarıyordu ve mimar sinan şunu diycekti nufteden insan yumurtadan kuş çıkaran mevlam kudretin ne büyük herkes iyilik yarışına girmiş infak etmek için koşuyordu cami şadırvanına çok yakında süleymaniye bir nur gibi parlayacaktı
Süleymaniyede okunan ilk ezan
Yaşamayan bilemez, yürekteki yangını
ASIKLUZUMSUZ
@asikluzumsuz
Defterdar nefsani süleymaniye camii inşa edilirken sinan ağa dedi Yaşamayan bilemez, yürekteki yangını her yangını ilkin yanan kişi görür en büyük feryadı yanan kişi eder en büyük acıyı yanan kişi çeker
dedi bu mübarek Ramazanda en büyük hayır hasenattı inşa edilen camiler kubbeden minareden yayılan Allahu ekber sesleri ve dedelere atalara armağan edilen Kuraan hatimleri onbaşı polatında
annesi zarif kadın şehidimin yadigarıdır diyip en güzel çini eserini resmetti kervansaraylarda lokma tatlısı dağıtıldı şehitlere okunan hatimlerin ardından ve dua ile yükseliyordu süleymaniye camii
Zarif kadın iznikli eski bir osmanlı ailesindendi dediki kimdir yaratan bu güzel şaheserleri kimdir yumurtadan kuşları var eden nufteden insanları çıkaran ve güzel bir iznik çinisi yapmıştı
Süleymaniye caminin zemininde onun şehit oğlu için döktüğü gözyaşı vardı infak ettiği şehit oğlu en büyük hediyeydi Allaha ve Süleymaniye Caminin minaresine çıkan müezzin Hayrettin gözyaşı ile Allahu ekber dedi süleymaniyede ilk ezandı bu
Bir ilahi lütuf bir büyük mükâfat
Sanki bir uçurumdayım,
Bana el uzat, cananım.
Çok geç olur düştüğümde,
HüznünŞairi
@huznunsairi
Zarif kadın oğlunu şehadet yoluna yolcu ettiği günden beri gözünde bir uçurum hani evlat acısı çeken kadınlar vardır bir el onlara uzanıp tutmasa o yaslı kadında bir uçurumdan düşecek gibiydi bu zarif ama
acılı kadında çok geçmeden kendine uzanan eli tutmasını bildi ilk halısını dokumaya başladı o tutan el gören gözümüzdür o olmasa hepimiz uçurum kenarında yaşamaya mahkum olurduk
diyordu zarif kadın yüzyıllardır dokunan tarihimizi süsleyen türk halıları şimdi zarif kadının içli duaları yiğitçe akıttığı göz yaşı ile dokunmaya başlayacaktı amel ipini tutun kendinizi uçurumdan kurtarın
diyordu şehit onbaşı polatın annesi bu halının renkleri göz yaşları ile dokunuyor ve iki şehidimiz Altuğ ile polat artık türk yaşamının bir parçası olmuş halı desenleri annelerin göz yaşlarında yaşıyor
Firdevs hanımla birlikte bir halı dokuma okulu bile açtı bu mübarek ve zarif anne mahlukatını yalnız bırakmayan Allah iman edip onu yüksek alemlere çıkarıp hayra çalışanı en yüksek sahada barındıran
Cenabı Hakka tutunuyordu ve onun gönül ipliği ile dokuduğu bu halılar en yüksek kaliteye sahipti refah ve kültürün bir sembolü oldu bu da mükâfat olarak yeterli idi zarif kadının yaptığı halılar nice eşsiz ve benzersiz zemini süsledi ilahi lütufla
Allah korkusu bizi düşmana galip getirir
Terk etmez hiç hayali, yalnız da kalamazsın Onsuz geçen zaman da, huzuru bulamazsın
ASIKLUZUMSUZ
@asikluzumsuz
Mimar sinan saraydaki haber uçuran kuşun kim olduğunu çözmüştü artık terk etmem artık onu yalnız bırakmam diyordu defterdar kul nefsani şüphelenmeye başlamıştı hayali onu yalnız bırakmıyordu
ve yine günlerden mübarek bir cuma yine aylardan kasım sanki sende kaldı bir yarım diyor huzur bulamıyordu defterdar nefsani yıllarca halkı kandırsada namazla niyazla en sonunda yakalanmıştı tuzağa
Ve bir Ramazan günü Kanuninin emri ile barboros denizlerin sultanı zafer bayrağı ile çok büyük bir donanma meydana getirdi ve haçlılar malta şövalyeleri papalık askerleri perişan edildi engin
denizde bu savaş türklere karşı hakimiyet kurmak isteyenlerin denizlere yem olacağının ispatıydı şimdi zafer ile istanbula dönen Barbaros paşa Kanuninin emri ile geminin en ön tarafına asmıştı
O bir haçlı casusu idi defterdar nefsani ismi nefs kökünden geliyordu istanbulda gemi sancağında başı kesik dolaştırılırken Barbaros paşa mübarek ramazan mehteranı ile karşılandı paşa küçük
devletler büyük devletlere karşı galip gelemezler der gibiydi bütün bunları yaratan, besleyen, idare eyleyen muhakkak ki. Yüce Allah’tır ve biz kibir ile değil ancak Allaha olan korkumuz ve teslimiyetimiz ile galip geliriz galip o dur
Yine gel ya güzel ramazan
Düşmüşsün gözden gönüle
Düşlerim zaman zaman en derin uykularda
Kalliope
@kalliope
Mimar sinan artık 80 yaşındaydı binlerce öğrenci yetiştirdikten sonra gözlerden gönüllere yerleşmişti bir düşü vardı şimdi edirnenin en güzel köşesini ihya etmek işte bu düş onu zaman zaman en derin
uykulardan uyandırıyordu mimar sinan defterdar haçlı casusu nefsin idamında ilk ipi çekenlerdendi ibreti alem için preveze zaferi kazanılmış hain nefsin başı kesilmiş pek çok ibretlik vesika
sığdırılmıştı koca mimarın ömrüne dünya mirası olan selimiye cami zarif ana ve koca sinanın ustalığı ile tamama erdirildi şimdi bu ustalık eseri selimiye edirnenin her yerinden tüm ihtişamı ile görülüyordu
Mimar sinanın ölmeden önce yetiştirdiği ustalardan biride kalfa zarife anaydı eli öpülesi hürmetli elleri ile yaptığı her iş adeta gaflet ve cehaletten bir kurtuluş putları kırmaya bir davetti Mimar sinanın vefatı mübarek ramazanın veda gecesiydi kalfa ana iftar sofraları hazırladı geçmişte günümüze iftar sofrası hazırlayıp halkı davet etmek güzel gelenekti hazırlayanlar makbul olsun duası kabul olsun inşAllah ecmain amin şimdi özlüyoruz o eski ramazanları eski hatim okuyan dili dualı ana vede insanları kalfa kadın edirnenin sokaklarını köşe bucak temizledi ve yeni ramazan için caddeleri pırıldattı hoşgeldin ramazan bizim gönüllerimizi sen temizle
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.