Nefretin kök salması, tıpkı kötü ün gibidir: yok edilmesi zordur. baltasar gracian
Tigem0663
Tigem0663
VİP ÜYE

Türk savunma sanayisinden hikâyeler

Yorum

Türk savunma sanayisinden hikâyeler

( 2 kişi )

1

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

165

Okunma

Türk savunma sanayisinden hikâyeler

20 Cennet 20 şehadet kuşu

Hani rabbiniz, ‘Eğer şükrederseniz size (nimetimi) daha çok vereceğim, nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım pek şiddetlidir!’ diye bildirmişti

İbrâhîm Suresi 7-8. Ayet


Tarihlerden 12 Kasım 2025 ti bu tarihi unutma Hava Pilot Binbaşı Serdar Uslu abdestini almış biriket cüzlerini vakit bitmeden ömür sermayesi tükenmeden bitirme telaşına düşmüştü içinde
sevdiklerine kavuşma telaşı vardı birazdan Azerbaycan Türkiyeye gelmekte olan Lockheed C-130 askeri kargo uçağı şükredenleri nimetlerle dolu bir diyara götürecekti hava pilot binbaşı Nihat İlgen
serdar binbaşım dedi birazdan Türkiyeye ulaşacaz Azerbaycandan heybemize doldurduğumuz selam ve dua azığını gardaşlarımız ve topraklarımıza ulaştırıp hatimleri tamama erdireceğiz dedi
Lockheed C-130 Hercules bir taktik nakliye uçağı idi Türk Silahlı Kuvvetlerinde önemli operasyonlarda başrollerde yer almış silah ve mühimmat sevkiyatında türk lojistiğine önemli katkılarda
bulunmuştu 20 personelin içinde olduğu bu gökyüzü şahinine askerler ebabil kuşu operasyon timine ise şehadet kuşları ismini vermişlerdi içinde birazdan gerçekleşecek kavuşmanın sevincini
taşıyan 20 askerden Pilot Yarbay Gökhan Korkmaz Rabbimiz şükredenlere daha çok nimet vereceğim buyuruyor dedi ve kargo uçağının kaybolduğu saatlerde Tsk
Azerbaycandan selam getiren 20 cennet
ve şehadet kuşunun ismini açıklıyordu

Muhsin Başkan ve Sinan Ateş

Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum.

Peyami Safa
endlessfreedom @endlessfreedom


Koca Reis Muhsin başkan ilk önce anne evine uğradı sonrada arkasında tadılacak lezzetler okunulacak kitaplarını masaya bırakarak belki bir daha görüşememe korkusu ile sevdiklerinde biriken yılların
helalliğini almak için kapıları tek tek çaldı daha sonra 1999 model bell 206 pilotu ile kısa bir konuşma yaptı efendi helikopter maraştan kalkıp sizi yozgata götürecektir 2 pilot ve 5 yolcu kapasiteli helikopterin
havada kalış süresi 2 saat 30 dk dır bilgilerinize arz ederim yapılacak o kadar çok şey okunacak binlerce kitap masada dursada helikopterin kaza geçirdiği 5 kişinin yaralandığı bildirilmişti
Muhsin Yazıcıoğlunun biriktirdiği kitapları kimsesiz kalmadı Atsız atanın yazıları Sinan Ateş tarafından bir miras olarak ona yadigar bırakıldı ve o da Abisi Muhsin gibi bir suikast sonucu şehit edildi ve iki
şüheda kuşu şimdi kevser havuzunda birbirlerinin abdest suyunu tazeliyordu sinan ateş sordu Muhsin başkanım bizi kimler vurdu ellerine ne geçti onlar Hak yol islam yazacağız suç olsada islamı
savunacağız susarsam Anam Babam Türküm hakkını helal etmesin diyerek bizlere veda ettiler Muhsin Başkan Sinan Ateşe şunu dedi insanlar muhalif olana düşmandır her peygamber ilk önce kendi yurdundan hicret etmek zorunda kalmıştır

Bir Eşref ölür Bin Eşref gelir



Karanlığın ortasında bir cızırtının arkasından bir ses yükselirdi, sakin, derin, kendinden emin. O ses sanki kalabalıklara değil de doğrudan ona konuşuyordu.

Beyzade

Tarih 17 Şubat 1993 tü karanlığın en orta yerinde Eşref paşa telsizden bir cızırtı duydu gelen hiç bitmeyen belkide bitmeyecek olan Şehadet haberleriydi bir ses yükseldi Eşref paşada bu giden her
evladının ardından döktüğü gözyaşıydı paşa o gün diyarbakır amede doğru yola çıkacaktı helikopterinin hazır olmasını emretti pilot binbaşı gürbüz alp kendinden emin askeri helikopterin hazırlığı ile özel
olarak ilgilendi paşam Beechcraft B200 emir ve görüşlerinize hazırdır deyip tekmil verdi bu uçak o güne kadar güvenilir uçuşlar yapsada çift motorlu turboprop özellikleri ile donatılsada o tarihten sonra
güvenilirliğini yitirecekti Eşref paşa Ankara güvercinlikten Diyarbakıra hareket için bindiği askeri uçakta doğrudan ilkin kendine soruyor cevap alamayınca sanki kendinden emin bir sesle kalabalığı
yargılıyordu önünde binlerce şehit resmi ve bebeklere kıyan canilerin resmi vardı acaba Şehit haberi almadan bebeklerin üzerine toprak atmadan geçen bir gün olabilecekmi çocuklar şeker yiyebilecekmi
Nazım bey Beechcraft B200 Ankara yenimahalleden geçerken pilot gürbüz havada irtifa kaybediyoruz dedi ve Eşref paşa ile yanındakilerin şehadeti mübarek olsun Ankaradan Amede giden uçaktan derin bir ses yükseldi bir ölür bin geliriz



Aydoğan aydın ve 12 askeri

Nasılsınız, doktor bey?” diye sormuştu. Kuşkusuz, zayıflığımızı belli etmek istemediğimizde “İyiyim,” deyip geçiştiririz.

Körlük José Saramago
Dilan @Dilann_d

Takvimler 31 Mart 2017 i gösterdiğinde Aydoğan Aydın paşa görev takvimine baktı bu takvim yaprakları düşünene ibret veriyordu takvime bakan takva sahipleri kimi zaman yaşlandığını anlıyor kimi
zamanda maziyi hatırlıyordu o gün Aydoğan ve askerlerini Şırnak Şenobaya
Eurocopter AS532 Cougar helikopteri götürecekti Aydoğan paşa askeri hekim Mustafa Şevkiye nasılsın asker diye sordu
Asker içindeki zayıflığı dışa vurmamak kendini kuvvetli göstermek için ayaklarını yere vurdu Mustafa Şevki Mardin askeri doktor emirlerinize hazırdır komutanım desede içinde bir sıkıntı vardı nasıl
olmasınki bu helikopter 4 Haziran 1997’de
Türkiyenin pkk ile yaptığı çatışma ve Zap bölgesi operasyonlarında başarısızlık göstermiş 11 personeli şehit vermiştik Emre üsteğmen bu makinaya teneke yada
ölüm makinası ismini vermişti eğitimlerde sebep olduğu can kayıplarından dolayı hurdaya çıkarılması gereken bu helikopter neden kullanılıyor diye soranlara Aydoğan paşa devlet sağolsun ordumuzun dışa
mecburiyetten kurtulup yerli ve milli bir ordu kurması gerekir diyenlerdendi 12 asker ve Aydoğan paşanın canına mâl oldu bu düşman helikopteri devlet sağolsun diyen şehitlerimizin yüzünde biz iyiyiz diyen kuvveti sonsuz bir gülüş vardı

Fahrettin Altay ve Altay tankı

Hava hala gri
ama boğmuyor artık
Gökyüzü susuyor
içimde bir yer konuşuyor...

Tercanlı24


Gökyüzü sustuğu zaman içim her zaman benimle konuşur dedi Fahrettin paşa ve anlatmaya devam etti yer Sakarya Meydan muharebesi cihat ve cenk meydanıydı havada gri bir duman ve sis
bulutu vardı bunları not olarak Sakarya günlüklerine not almıştı kahraman komutan Türk askeri kıyama kalkmak için emrimi bekliyordu sabırlı olmalıydım avını bekleyen bir arslan gibi bende düşmanın
gaflet anını bekliyecektim askerlerime şunu nasihat ettim bir savaş ancak modern silahlarla kazanılabilir size savaşı dualarınız ve imanınız kazandıracaktır uyuyan askerleri kaldırmak için kıyam
borusunu çaldırdığımda asker çoktan hücuma geçmiş düşman cephesini Sakarya Meydan muharebesinde biçmeyi başarmıştı Türk ordusunda ve tankları kullanan askerde yüksek ateş gücü değil
yüksek iman gücü vardı ve Sakarya savaşı kurtuluş savaşı bu imanla kazanıldı Bmc de görevli mühendislerden hilmi bey dedesinin mirası olan bu defteri kapattığı zaman telefonun sesi ile uyandı ve şöyle
anlatır Altay tankı dedemiz Fahrettin Altay paşa ve Kurtuluş savaşı askerleri adına yapılmıştır emeği geçenlere teşekkürler
hava griden maviye dönüyor BMC tesislerinde Altay tankı gökyüzü susarken yüksek ateş gücü ile es-selam diyordu



İstanbul muzaffer şehir ve şahin topları

Açınca baharın dişi gülleri
Bir başka rüzgar eser bahçelerde

Cahit Sıtkı Tarancı


Fatih Sultan Mehmet Han 1453 te bizanstaki hal ve ahvali biz evladı fatihan torunlarına şöyle anlatıyor istanbulda güz mevsimi yaşanırken bizans krallarının rüzgârları sert ve şiddetli esiyordu 1453
yılında elinde efendimiz SAV in müjdesi vardı ve o fetih kapılarının bir gün mutlaka Türk askerine açılacağına inanıyordum askerlerim istanbulu kuşatacağız ve zulmün sert rüzgârlarını ters çevireceğiz
Çandarlı Halil sultanım dedi daha önce Avarlar ve sahabe dedeleriniz bu şehri defalarca kuşattı fakat başarılı olamadı vazgeçelim desede çandarlı paşa bir kaleyi yıkmak için etkili silahlar gerekir en
etkili iki silah sabır ve duadır bana macar top ustası urbanı bulun bu şehir mutlaka fetholunuca kim iman ile Allah Tealaya sığınıp savaşırsa o şehir kutlu ve mübarek bir belde istanbulu fetheden ise muzaffer
bir komutan olacaktır Macar top ustası urban kilisede tanrıya askerlerim ise cuma günü hakka niyaza durdu gemiler kızakla istanbula geldiler kuşatmanın ilk günü şahi topunun Allahu Ekber diyip ilk
gülleyi istanbul surlarına fırlatması ile başladı şahi topu Sultan Mehmetin bizzat çizimlerini kendi eliyle yaptığı Macar ustası urbanın en etkili silahlarındandı istanbulu fetheden Türk askeri Allahu Ekber sesiyle bizans surlarını yıkıyordu


Vecihi Beyin ilk aşkı ilk uçuşu

İlk bakışta sevmeden kim aşık olmuştur ki.


Aşkın Metafiziği
Arthur Schopenhauer
Nursel @Nursel_co

İnsanlar sokaklardan geçerken acıları 1. dünya savaşının kayıplarıda sokaklardan değil yüzlerinden geçiyordu sanki Vecihi bey azizim dedi Suphi bey kalbimiz buram buram tütüyor her gün bir avuç taşı bir
yudum toprağı elde tutmak için sevgiler taşlaşıyor merhamet kayboluyor Akif beyindediği gibi dedi Suphi bey batanlar taşayanlar bir hilal içindir olsun azizim dedi Vecihi Hürkuş sevgiler ve merhamet
taşlaşmaşın yeterki sordu vecihi bey ilk bakışta kim aşık olmuşturki Vecihi Hürkuş uçaklara bu toprakta ölen şehitlere aşıktı aşk söylenmeli hissettirilmeli insan sadaka ve ibadetlerine aşık olabilmeliydi
Vecihi Beyin niyeti göklere yükselebilmek yerdekilerin duasını alabilmekti karakalem çalışmaları vardı 14 haziran 1923 te ilk türk uçağının çizimlerini tamamladı işte hayatta her sevgi böyle küçük bir çizim ile
başlıyor o sevgi sayesinde taştan merhamet duvardan sevgi ortaya çıkıyordu Vecihi bey projesini 1924 yılında Türk hava kuvvetlerine sundu ve o çalışarak başaracağız diyip ilk türk uçağını
28 Ocak 1925’te Hürkuş, K-VI’yı ilk kez uçurdu o aşkı şöyle tarif edecektir buram buram bu topraklar için çalışırsanız taşlaşan sevgi yüzünü merhamete çevirir sabırla dua ile yardım isteyin o yardımı çalışıp ibadet ederek değerlendirin bu aşk


Bakü fatihi Kafkas komutanı Nuri Paşa


Bu sabah yine aynı saatte, aynı telaşla, aynı hayatın ortasına uyandım…
Çalar saat 09.15’i gösteriyordu

hüzünlükent

1.dünya savaşında ben ve askerlerim bu sabahta aynı saat aynı telaşla uyandık biz ittihatçıların en büyük hayaliyde istikamet üzere yaşayan bir millet yaratmak ve bu vatani milliyenin istikamet hududlarını
korumak ile mükelleftik hayatın ortasında çalar saat sabah 09.15 i gösterdiğinde vatanın umum ve ahvali öyle yitik öyle üzgün öyle yalnızdıki bir söz doğmalı
insan öyle bir söze sarılmalıydıki tüm vatana müjde olmalı yalnızlık ve perişan ahvalimiz kurtuluş umuduna dönüşüp güzün toprağa kavuşan tohum bahar ayı yeniden filize durmalı büyümeliydi
Kurtuluş savaşından sonra ittihatçılar hain ilan edilmiş Enver paşa Türkistanda şehit edilmişti ittihatçılar için kimisi milliyetçi birer kahraman desede ölüye küfür eden insanlar hak ettiklerini çektiler dedi
Evet Nuri Killigil bakü fatihi yine sabah yine hayatın orta yerinde uyandı elinde bir yemen kahvesi vardı kahvemi yudumladım yudumlamaya bile vaktim
olmadı 1938 yılında Atatürkün vefatı ile
yurda dönüşlerimiz başladı içinde millet vatan aşkı taşıyan vatan fedailerinin ne demli çay içmeye ne yemen kahvesini tatmaya vakitleri yoktur diyen Bakü Fatihi Nuri paşa tabancalar üretti Türk savunma ve askerine hizmetle şehadete erdi


Babanın vefatı oğulun mirası Aselsan

Her şeye sahip olsanız da hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz.


Gece Yarısı Kütüphanesi
Matt Haig
Tarık Ahmet @1deliningunluguu

Sakaryalı eski paşalardan Şükrü bey bak oğul güzümün tevhid ışığı dedi bizler ücreti halktan toplayanlar değil ücreti Cenabı haktan bekleyenleriz o ise ücreti tam ve eksiksiz şekilde taksim edendir
dedi Aselsanın ilk şubelerinden biride Sakaryada kurulmuştu ne güzel bir nasipti küçük rıdvanın en büyük hayali idi küçük bir mühendis olmak belki onada nasip olacaktı Türkiyenin lider sanayi şirketi
Şükrü paşa Aselsan binasının önünde durdu oğul her şeye sahip olsanda hiç bir şeyin kıymetini bilemeyebilirsin hiç bir şeye sahip olmasanda şükür sahibi olabilirsin sahip olduklarının kıymetini bil
Aselsanın bilinmeyen kuruluş ve zafer hikayelerinde Şükrü Erdem paşanında etkisi büyüktü Aşkın yaşını geçtiğim gün
Beni ellerinle kalabalığa göm diyen Şükrü paşa Aselsan Sakaryada açılırken halkı
galeyana getiren ve Türk savunmasına büyük hizmetleri olan eşref bir komutandı Aselsan kapısından girdiğinde onu yeni uçak projeleri helikopter prototipleri karşıladı vefat ettiğinde o da Nuri
Demirağlar Vecihi Hürkuşların yanında yer almıştı küçük rıdvan büyümüş Aselsanda ilk stajına başlamıştı ve ilk uçak sürüşü idi bu uçakla babasının kabrinin üzerinden geçti babasını Allah ve resül sevgisini bana miras bıraktın diyip dua ile selamladı


MKE ve Dedemiz Fatih


www.edebiyatdefteri.com/249462-s-305-radan-ya-351-amlar/



düşünüyordu. Oysa gözlerini çoktan kapatmıştı. Oysa yorgundu. Derin bir uykuya dalmak ve dünyanın dertlerini unutmak istiyordu

Tüya

Takvime baktığımda saçıma akların düştüğünü görüyor her düşen akla birlikte sanki yaşlandığımı anlıyordum diyor çağ açıp çağ kapatan başbuğumuz Fatih Sultan Mehmet Han ve devam ediyor
hikmetli sözlerine düşünüyordum gözlerimde bir yorgunluk vardı vede her nefes alışımda Allah Tealaya yakınlaşma isteği bu belkide torunlarıma bir vasiyetim ve son yadigarı mirasım olacaktı Lala
ekrem paşayı çağırdım yanıma paşa derin bir uykuya dalma isteği var içimde ve ilk top dökümhanesinin temellerinin atılması için yazılı ferman verdim ki ülkemiz kendi topunu kendi üretsin dışa bağımlı
olmaktan azade olup kurtulsun ve şimdi dede Fatih huzurla uyuyordu takvimler 15 Mart 1950 yi gösterdiği gün Muhammed Mustafa hoca hayırlı bir iş için Sultan Mehmed Hanın mezarına geldi şefaat
istedi dua aldı işte büyüklerden ana ve babalardan toplanan hidayet ile makina kimya enstitüsünün temelleri atıldı kurum asırlar önce dedemiz Sultan Mehmedin kurduğu top döküm hanelerinin devamıydı
bir asker düşmana attığı ilk roket makina kimya yapımı olup asker günlüğüne not olarak şunları yazdı kurşunu biz atmadık Cenabı Hak attırdı biz atsaydık hedefi bulamazdık Allahın attırdığı ok hedefi bulur ve Türkiye derin uykudan uyanıyordu


Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Türk savunma sanayisinden hikâyeler Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Türk savunma sanayisinden hikâyeler yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Türk savunma sanayisinden hikâyeler yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
13.5.2026 20:56:01
5 puan verdi
Fahrettin Altay Paşanın şanlı süvari mirasını yerli ve milli Altay tankının gücüyle birleştiren bu ufuk açıcı yazın için seni kutlarım hava hala gri olsa da gökyüzünün sustuğu yerde vatan savunması için çarpan o inançlı kalbin sesini bizlere duyurmuşsun savunma sanayimizin hikayelerini şehitlerimizin aziz hatırasıyla harmanlayan kalemine ve emeğine sağlık
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL