0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
214
Okunma
YARGININ VE YARGI ORGANLARININ İTİBARININ KORUNMASI
Yargı bir ektir.
Yargı mensupları diğer memurlar gibi aynı potada değerlendirilemez. Böyle değerlendirilmesi halinde yargı bir erk olmaktan çıkar ve bürokrasinin bir unsuru haline gelir. Yargının alelade bir bürokratik unsur haline getirilmesi ülkedeki tüm kurumları ve yaşayan her bireyi tehdit eder bir noktaya getirebilir.
Bu nedenle yargı mensuplarına yönelik hakaret, tehdit ve yaralama suçları ayrı bir kategoride ele alınmalıdır. Aksi takdirde yargının erozyona uğraması demek ülkedeki hak ve özgürlüklerin erozyona uğraması ve sistemin temelden sarsılması demektir..
Bir kurumun erk fonksiyonuna sahip olması gereken özelliklerin birçoğundan yargı mahrumdur.
Yargının fonksiyonel eksikliğinin zararını tüm kurumlarda sokakta ve hayatın her alanında görmek mümkündür.
Bu durum aslında demokratik sistem açısından kendi içinde bir çelişkiyi de barındırıyor. Burada ülkedeki birçok kurum lobisinin yargı personelinden çok daha güçlü olduğunu biliyoruz.
Yargı mensuplarının yürütme ve yasamaya karşı da gücü tahkim edilmelidir.
Ne demek istiyorum
Dokunulmazlık zırhına sahip Milletvekilleri tarafından yargı mensuplarına yönelik hakaret, tehdit veya yaralama suçlarında dokunulmazlıklarının kaldırılması meclise bırakılmamalıdır. Zira bu, gerçekleşmesi imkansız bir yetkidir.
Ya böylesi durumlarda dokunulmazlıklarının
Otomatik olarak kaldırılması ya da bu yetkinin anayasa mahkemesi gibi üst yargı organlarından birine bırakılması sağlıklı bir demokrasinin gereklerinden biridir.
Bir diğer husus hakim savcıya yönelik saldırılarda hakim savcı’nın kurum olarak hamisinin kim olduğu hususudur.
Yargı mensuplarının medyaya karşı beyanat verme yetkileri yoktur..
Peki bir hakim aleyhinde medyada bir haber çıktığında ya da kendisine yönelik bir saldırı olduğunda hakim kendini nasıl savunacaktır.
Geçmiş olaylarda baktığımızda HSK’nın bu tip olaylara çok müdahale etmediğini görüyoruz.
Peki bu durumda hakimin haklılığı nasıl ortaya konulacaktır.
Kamuoyundaki bu sorun nasıl telafi edilecektir.
Burada asıl olan bir sendikanın ya da Barolar Birliği gibi kanunla kurulmuş bir meslek örgütüne ihtiyaç duyulmuş olmasıdır.
Kainat boşluk kaldırmaz..
Şayet böyle bir kurumsal yapı oluşturulmadığı müddetçe yargı mensupları kendilerini yalnız ve korunaksız hissetmeye devam edeceklerdir..
Bu nedenle Barolar Birliği gibi mesleğe adım atan her hakimin otomatik olarak üye olduğu kanunla kurulmuş Yargı Mensupları Birliği adı altında yönetimin hakim savcıların oyuyla seçildiği bir oluşumun hayata geçirilmesi elzemdir.
Bu, bir nevi HSK’nın Hakim savcılar üzerindeki haksız müdahalelerine karşı bir sigorta vazifesi de görebilecektir..
Tüm bu anlatılanlar hakim savcı’ya verilmiş bir lütuf değildir. Adaletin asli unsurlarının tahkim edilmesi anlamına gelmektedir.
Zira
Yargı mensuplarının sindirilmesi adaletin sindirilmesi demektir..
Bu nedenle tüm bu anlatılanları adaletin hakkıyla gerçekleşmesi adına
atılması gereken önemli adımlardan biri olarak görüyor
Esenlikler diliyorum
Necati Daştan
Kayseri Hakimi
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.