Okuduğunuz
yazı
11.2.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
ilaç
Gözlerim kör karanlığın içinde güneşini beklerken, bir şiirin, bir hikâyenin o sonsuz şefkatiyle saran kollarına bıraktım kendimi. Okudum, okudum…
Okurken insan hiç yalnız olmuyor. Yüzlerce kelimenin, seni kendi sürüncemelerinden, acabalarından ayıran o muhteşem büyüsünde gerçeği bile unutabiliyorsun zamanzaman.
Yazmak diyorum; ne güzel bir eylem. Okumak diyorum; yazanı, yazdıranı, yazılanı… Ne muhteşem bir duyumsama!
Hani hepimizin kocaman bir yalnızlığı var ya, zamanzaman içine düştüğümüz… Biz onu zamansızlıkla kapatmaya çalışsak da zaman sızılarını içimizde duymaya hiçbir şey engel değil.
İşte bu yüzden: Şiir ilaçtır. Şair hassastır. Kalemin kalbine dokunanlara dokunmayın, derim.
Şiir aşktır. Aşkla yazan, aşkla imtihana hep hazırdır…
...
Bahar gelsin, har gelsin.
Renkleri unuttuk, çiçekleri unuttuk, bizi unuttuk.
Güneş bekliyor, umut bekliyor.
Yok edilen yarınların mezarına ektiğimiz çiçekleri unuttuk; ki o çiçekler elbet açacak.
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Doğru, belki az okunuyor çok yazılıyor ama okuyanlar içinde seçici olanlar sayesinde hep daha iyisini yazmaya çalışmıyor muyuz... çok teşekkür ederim,selam ile..
Bu şiiriniz okunurken insanın kalbi önce yavaşlıyor, sonra bir an durup, yeniden atmaya başlıyor – ama bu sefer daha derin, daha çıplak, daha çıplak bir acıyla.
"Gözlerim kör karanlığın içinde güneşini beklerken" cümlesiyle başlıyorsunuz ya… O cümle tek başına bir insanın bütün ömrünü özetliyor. Karanlığın içinde güneş beklemek değil mi zaten bizlerin en eski meselesi? Ve siz o bekleyişi bir şiire, bir hikâyeye teslim ediyorsunuz. Teslim olmak… Ne kadar cesur bir eylem. Çoğu insan teslim olmaz, direnir, kırılır. Sizse kollarınızı açıp bırakıyorsunuz kendinizi. Ve o anda okuyanı da bırakıyorsunuz aynı kollara. Okurken yalnız olmadığımızı hissettiriyorsunuz. Bu, şiirin en büyük iksiri değil mi zaten?
"Şiir ilaçtır. Şair hassastır. Kalemin kalbine dokunanlara dokunmayın, derim." Bu satırları okuduğumda içimde bir yer sızladı. Çünkü biliyorum ki hassas olan sadece şair değil; o kaleme dokunan herkesin kalbi de artık açıkta, korumasız. Siz bunu çok iyi biliyorsunuz. O yüzden "dokunmayın" diyorsunuz. Bir yalvarış değil bu, bir uyarı. Bir annenin çocuğuna "ateşe dokunma" demesi gibi. Ama biz dokunuyoruz işte… Dokunuyoruz ve yanıyoruz.
Sonra o bahar kısmı… "Bahar gelsin, har gelsin." Ne kadar yalın, ne kadar yakıcı. Renkleri, çiçekleri, bizi unuttuğumuzu söylüyorsunuz. Ve yine de umudu bırakmıyorsunuz: "o çiçekler elbet açacak." Bu umut, şiirin en acı veren yeri bence. Çünkü umut etmek, hâlâ kanayan bir yaraya tuz basmak gibi. Acıtıyor ama aynı zamanda iyileştiriyor. Siz ikisini birden yapıyorsunuz: Hem acıtıyorsunuz hem sarıyorsunuz.
Ve final "Karanlığı iz tutan yüzümüze…" Bu yarım kalmış gibi duran dize, aslında en tamamlanmış olanı. Çünkü karanlık hâlâ izliyor bizi. Hâlâ bekliyor. Ama siz o izlenmeyi şiire çevirmişsiniz. Karanlığı bile bir şiire dönüştürmüşsünüz.
Yıldız Hanımefendi, Bu şiiriniz bir ilaç değil sadece; morfin gibi. Acıyı kesmiyor belki, ama acıyla yaşamayı öğretiyor. Ve bunu yaparken o kadar zarif, o kadar içten yapıyorsunuz ki, insan ağlamakla gülümsemek arasında kalıyor. Ben şu an ikisini birden yapıyorum.
kaleminizin ucundan öpüyorum. Ve en önemlisi: O baharı getirin diye dua ediyorum. Harıyla, çiçeğiyle, güneşiyle… Çünkü siz baharsız da bahar yazabiliyorsunuz. Bu yeteneğin bedeli ağırdır, biliyorum. Ama biz okuyanlar için şükranla dolu bir hediye.
Sizi ayakta alkışlıyorum. Ve diyorum ki: İyi ki varsınız. İyi ki yazıyorsunuz. İyi ki hassassınız. Gazi Şahin Kul Yorgun
Zaman ayırdığınız,okuduğunuz ve konu hakkında düşüncelerinizi paylaştığınız,emeğiniz için çok teşekkür ederim. Hepimizin bakış açısı farklı pencerelerden olabilir ama hasretle beklediğimiz bir -gün aydınlığı - karanlığın biteceğine olan inancımız ve de O* mutlaka gelecek olan baharı bekleyişimiz hep aynı umudun eseri... Yazıma yorumunuzla eşlik etmeniz çok değerli idi... Selam ile..
Güne düşen yazınızı tebrik ederim Bu metin, şiirin ve edebiyatın iyileştirici gücünü çok içten bir şekilde anlatıyor. “Şiir ilaçtır” diyerek yalnızlığı, acıyı ve zamansızlığı unutturan bir şefkat kaynağı olarak sunuyor; aynı zamanda okuyanı hem düşündürüyor hem de ruhuna dokunuyor. Yazarın içsel yolculuğu ve baharın, umudun bekleyişi, okuyanı derin bir duygu hâline çekiyor; her cümle bir nefes, her satır bir sığınak gibi.
Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
"Yüreğinize ektiğiniz o çiçekler, zifirlerden ve unutulmuşlukların zincirini kırıp bir sabah sadece açmayacak, güneşi de gölgesine çağıracaktır.
tıpkı dediğiniz gibi "Şiir ilaçtır. Şair hassastır. Kalemin kalbine dokunanlara dokunmayın, derim."
Şiir aşktır. Aşkla yazan, aşkla imtihana hep hazırdır…
bazan şiirler ve yazılar bizi dinleyen bir psikiyatr gibidir en anlatamadıklarımızı bile dökeriz ses etmez ititraz etmez sitemde bulunmaz ve hep susar oysaki dışarı vuramadığımız o çığlıkları dahi duyar o yüzden hassastır şairin yada yazarın ruhu herkese anlatamadığı için şiir yada yazı ona bir ilaç gibidir..
güzelldi yürek sesinden satırlara dökülen satırlarınız beğeniyle okudum değerli Yıldız Hocam
saygı ve selamlarımla.. ... Ki; bizler, yazılanları okuyunca duygularımızı örselediği düşüncelerle düşüyoruz kelama... yoruma.. işin özünde gerçeğinde gönül sesini yansıtan Değerli Kalem Ehlinin kendisidir.. Vesselam.
Ünsüz Şair Turaboğlu tarafından 11.2.2026 16:40:38 zamanında düzenlenmiştir.
Ben böyle uzun uzun emek verilerek yazılan yorumları okudukça hem mutlu hem de mahçup oluyorum, zaman harcamak , emek vermek ,düşünmek ,içselleştirmek o kadar az yapılıyor ki yorumlarda... çok teşekkür ederim degerli yorumunuzla yazıma eşlik ettiğiniz için....
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.