...yine de en iyi şey, sevilen bir kadının yanında, konuşmadan, yalnız onun beraberliği duygusu ile tamamen mutlu bir gece geçirmektir. fazlasını aramamalıyız; çünkü iki varlık hiçbir vakit tek olmaz. maupassant
ŞuLeCannn
ŞuLeCannn
VİP ÜYE

Seyreyle Güzel

Yorum

Seyreyle Güzel

( 8 kişi )

7

Yorum

18

Beğeni

5,0

Puan

95

Okunma

Okuduğunuz yazı 10.2.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

Seyreyle Güzel

Dakika dokuyorum yürek tezgâhımda; hafta içinin usandıran yoğunluğu sessizliğe dönüşüyor ellerimde. Ne bir yaprak kımıldıyor sanki ne bir kuş sesi. Adına cumartesi–pazar dediğimizden beridir, yalnızlığın ve kimsesizliğin aynası olmuş hafta sonları.

Radyodan gelen içli türkü sesleri, eskinin hüzne karışan neşesi bölmese yalnızlık uykumu, kendimi terk edilmiş gibi hissedeceğim kalabalıklar içinde. Sözlerin içli dokunuşları vurmasa yüreğime, hiç yaşamamış sayacağım kendimi uzun bekleyişler içinde.

Oysa anlamlı koşuşturmacalar öğretti bize hayatı; acıların ve meşguliyetlerin içinde yoğrulmayı. Hırslara yenilmeden üretmekte bulduk huzuru. Dünyayı yaşanılır kılan mutluluğu. İlla bir şeyler yapmalıydı, küreyi kötülüklerden kurtarmalıydı. Kimse tek başına cesur kralı oynayamazdı, biliyorum; ama insanlar olmasa krallar da olamazdı. El ele vermeliydi belki, takılmadan olumsuz düşüncelere. Güçleri birleştirmeliydi; sonunda huzur ve barış gelecekse.

Yüreğinde acıma duygusu olmayanlar, bir çocuğun açlığını ya da özgürlüğü alındığı için attığı çığlıkları bilemez. Oyuncak yerine silahlarla oynayanları anlayamaz. Bir çocuk için özgürlüğün, oyuncaktan daha önemli olduğunu bilmez. Bir çocuk neden oyuncağından vazgeçer ki? Ya da neden oyuncaktan kuş lastiklerine terfi ettirilir, daha büyümeden, henüz yaşı gelmeden?

Kuşları bile incitmek istemezken çocuklar, neden özgürlüğe tuttuğu umutlarını bir lastiğe bağlar? İsabet ettiremediği her taşta umudunu sonra lastiğe mandallar. İçlenir her dakika; gücü yetmediği için kendisine ve “kendim” dediği ülkesine. Soluk alamaz, özgürlüğü soluyamadığı için. Damlalar düşer susuzluktan kurumuş yüreğine. Acının iç burkan damlalarıdır bunlar.

Hafta sonları tembelliğe döşek olduğunda nasıl sıkıcıysa her şey, dünyayı saran savaşlar da o kadar sıkıcı ve kısır bir döngüdür hepimize. Biz kurtulmayı istedikçe içine itildiğimiz, biz küçültmeye çalıştıkça ekranlarda büyüttüğümüz kocaman, aşılmaz bir döngü.

“Uriydu ebiy!
Babamı istiyorum!”
Ve tekrar tekrar aynı çığlık bozar hafta sonu için kurduğum bütün düşlerimi. Sessizliğe gömülürüm koltuğumda; gülüşlerim bölünür. Kaçar bütün alışverişlerimin tadı. Damak tadıma uygun hazırladığım yemekler gözlerimde acır. Kavgalarla geçse de hayat, insanın babasının olmasının ne kadar önemli olduğunu anlarım; beynimde tekrar eden çığlığın gizli kodlarından.

Dünyanın bir yerinde çocuklar ağlarken, mutluluk avcılığının anlamsızlığını anlarım. Eşsizliğim ve işsizliğim koymaz dünya çocuklarına baktıkça. Hüznü okurum en çok onların yüzünde; savaş kalıntıları vücutlarının her yerindedir. Mermiler dökülür yüreğime, daha ilk mermide ölürüm. Ben hiç mermi yemedim ki daha önce. Nasıl güçlü olunur, nereden bileyim mermiler karşısında?

Ben hiç kuş lastiği kullanmadım ki. Nasıl isabet ettirebilirim savaşların kör gözüne özgürlük için fırlattığım çakıl taşlarımı? Ben çakıl taşlarıyla oyunlar oynadım sadece. Evlerin önünde nehirler kurdum. Su savaşları yoktu o zamanlar. Kan değmemiş beyaz suları yeşilliklerin içinden bolca akıttım. Kimse kimsenin evine göz dikmemişti. Evlerin önünden serbestçe geçerdim. Esareti hiç tatmadım. Acı, yemeğe yakışırdı sadece.

Onlar gülen kuşları yediler, ben acılı kebaplar. Onlar özgürlüğün kanadını kırdılar, benimse şimdi yürek kanadım acıyor. Kebap oldum; bu defa aşktan değil, aşktan ve hayattan mahrum edilen çocuklardan dolayı. Onlar da isterdi eminim benim sahip olduğum şeyleri. Ben daha fazlasını isterken, şükrederek yetinmeyi. Eminim çok mutlu olurlardı, hayal ederken bile.

Gülücükler gelirdi anında; savaştan kurtulacaklarını düşündüklerinde bütün dünya çocuklarının yüzlerine. Barış gülücüğü. Karnı tok çocuklar. Yalanlara, barış getirme bahanesiyle soygunlara tok nesiller. Seyreyle, derim kendi kendime. Seyreyle, şaşıp kalacaksın Mevlâ’nın kudretine. Türküler yetişir dermansızlığıma.

Güç bulmak için güneşten yola vururum ruhumu. Güneş bedenimi yakar, ruhumu serinletir. Ocağı yananlar gelir aklıma; ocağına ateş düşenler. Sonra başka bir yerde ocağı söndürülenler, aynı sebepten. Hepsi de ruhumu dağlar. Yanıp yanıp sönerim bir yıldız gibi. Işığım yetmez dünyayı aydınlatmaya, nerede olduğunu bilmediğim yangınları söndürmeye.

Herkesin ocağında mutluluk tütsün isterim. Akşam sofrasında aşları, huzurları olsun en çok da. Herkes barışa doysun isterim. Savaşlar yok olsun; karanlığın sabaha erişmesi gibi.

Bir çift beyaz ayakkabı seçerim kendime. Birkaç damla özgürlük için yürürüm ben de, içimde hiç bilmediğim ülkelere. Adını duymadığım çocuklar gelir peşimden. Beyaza toz kondurmayız hep birlikte. Yol dumanlı olsa da nefesimiz yetişir esaretimize, özgürce alıp verdikçe. Savaşın verdiği kasveti dağıtır, el ele yürürüz.

Filistin’de bir çocuk gülümser. Somali’de başka bir çocuk,
— Anne, ellerine sağlık; doydum, der.
Irak’ta çocuklar top oynar. Afganistan’da öğrenciler Savaşsız Barış adlı kitabı bahçede okur. Dünya menfaat olmaksızın birbirine gülümser. Barış için bütün eller semaya açılır. Herkes kendince dua eder, en sevdiği sahibine.

Afrikalı bir bebeği kucağıma alırım. “Hiç çocuğum olmamıştı benim,” diyorum. Rengi, şaşkınlığımı bir anda teşekküre çeviriyor. “Anne oldum,” diyorum ben de, siyahi bebeği bağrıma basarken. Birkaç damla mavi gözyaşı yere düşer. Toprağın suya kandıkça verimlileştiği iklimlere. “İlk damla bizim damlamız olsun,” diyorum. Mavi bir kuş olup, gökyüzüne uçuyorum.

Bütün dünya çocuklarına:
“Umut, aşk, barış adına.”

17 Eylül 2011

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Seyreyle güzel Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Seyreyle güzel yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Seyreyle Güzel yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
_safiyyah
_safiyyah, @-safiyyah
11.2.2026 00:21:03
5 puan verdi
Tebrik ederim seni guzel ablacigim🪷🪷🙂🙂
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
11.2.2026 00:12:14
5 puan verdi
çocukların renkleri yoktur tümünün rengi aynıdır , kokuları da aynıdır tek fark onlara bakan gözlerin bakış farkıdır kutluyorum
Murat Kahraman Murâdî
Murat Kahraman Murâdî, @murat-kahraman-mur-d
11.2.2026 00:09:24
5 puan verdi
..................................................
bunca telefon direğine rağmen kimse duymadı!
geçtim telefon direklerini de, canlı yayınlarda/naklen KATLİAMLAR yapılıyor hâlen ve yine kimse duymuyor..
ne zaman gül bahçesine dönecek ki bu dünya?
Kalemine yüreğine sağlık Üstat.. Güne gelen bu kıymetli yazınızı ve sizi tebrik ederim.

Ayrıca, Ferman Karaçam'ı yâd ettik..
Ve.. Özellikle, Rahmetli Sacit Ağabeyimin sesini dinlettiğiniz için de çok teşekkür ederim.. kaç defa canlı canlı dinlemiştim kendisinden yalın sesiyle bunları, hele 2003 senesindeydi galiba, 3 saat canlı yayında beraber şiir okumuştuk radyoda; Rabbim gani gani rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

Saygılarımla.
Serkan BOL
Serkan BOL, @serkanbol
10.2.2026 23:54:39
5 puan verdi
Güne gelen eserinizi ve sizi kutlarım Hocam.

Saygılarımla...
maskosu
maskosu, @maskosu
10.2.2026 16:47:01
İmtihan olacak birisine soru anahtarı vermemek gibi bir şey.
#Umut, aşk. Barış #
Kim daha iyi kul olacak nasıl çıkacak meydana?

Bu dilek ve temenniler iyi kulların var olduğunu gösteriyor bize
Eyvallah emek verilmiş bir şiir
Saygılar sunarım.
Merdümg.riz
Merdümg.riz, @merdumg-riz
10.2.2026 16:23:36
5 puan verdi
Keşke bu kadar acı yaşanmasaydı da bu satırlar dökülmeseydi. 😔😔😔
Duyarlı yüreğinize sağlık. Saygılarımla
Aşık-ı boğaz
Aşık-ı boğaz, @asik-ibogaz
10.2.2026 16:17:04
5 puan verdi
“Umut, aşk, barış adına.” çok güzel tebrikler hocam saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL