0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
275
Okunma
Günler geçtikçe Yelek Mustafa’nın kızı haçça nin yüreğindeki ateş köz oluyor kavuruyor yüreğini
Hangi derdine yanacağını bilemiyor, en küçüğü daha henüz yeni kırkı çıkmış dört öksüz yavrular.
Ablası vefatından önce olacakları sanki biliyormuş gibi ’’ Haçça Allah bilirde bu doğum benim sonu olacak Bu yavruların emaneti önce Allah’a sonra sana’’
Haçça ’’Allah korusun bacı o nasıl söz’’ dese de çaresiz Dört öksüzün Yükünü omuzlamaya razı
Eşi de devam eden savaş nedeni ile ilan edilen seferberliğe tabi olarak Çanakkale’ye gidiyor, kayını Mustafa’nın cephede Ne zaman biteceği belirsiz bir savaştan eşinin sağ salim dönüp dönemeyeceği belirsiz. Sonu belirsiz yolculuk.
Bu yolculukta daha başına neler gelecek bilmiyor.
Kaderi daha nelere gebe.
Hasan Sadık ve Meryem hanımın beli bükülmüş omuzlarındaki yükün bellerini büktüğünü, diğer yandan cephede olan kayını Mustafa’nın eşinin çocukları .
Bir kere çıktığı yoldan dönmemeye söz verdi! Bundan sonra Allah’ın huzurunda Rahmetli ablasına, vatani görevini yapmak için sefere giden eşi Musa’ya, Annesinin vefat ettiği gece gözleri yaşlı boynu bükük yeğeni Arife verdiği sözleri hatırından hiç çıkarmıyor. küçük hacıyı kucağına aldığında gözünden akan yaşların damla damla o sabinin göz yaşları ile birleşerek kundağının ıslanması Osman’ın Kezban’ın boyunlarını bükmesi
Hepsi yeleğin kızına yüklenmiş ağır yük oldu
Dönmeyecek; sonu belirsiz yolundan, dayanacak bu sorumluluğa katlanacak bu yüke.
Dağları omuzlamak ancak yürekli olanlarındır, Allah her kula bir yazgı yazmış kaderi kul değiştiremez kader kulu değiştiriyor.
Hiç bilmezdi Hasan sadık emmisinin gölgesine sığınacağını, Kaynanası Meryem hanım babasının bacısı, erkek evlatları olmadığından kızı Mevlide’ yi bacısın oğlu ile evlendirmiş, Daha yedi yaşındayken haçça Önce babasını sonra annesini kaybeder, Hasan sadık hem kayının kızı hem ide gelinin kardeşi olduğundan himayesine alır. Yedi yaşındaymış bu eve geldiğinde.
O günden bu güne on beş yıl geçmiş.
Hasan sadık eniştesinin ekmeği ile büyümüş Eniştesi Musa dan ağabeyi Mustafa’dan bacıları anişten Emine’den yengesi Esmeden bir azar işitmemiş. öksüzdür yetimdir diye üzerine titremişler.
Bibisi ile eniştesi hasan sadık evdeki herkese ’’Kalbinize yerleştirin kulaklarınızı iyi açın beni dinleyin YETİMLERE MERHAMET EDENE ALLAH MERHAMET EDER’’ derdi. ’’İşte bu aile kadın erkek küçük büyük bana merhamet ettiler şimdi bedel ödeme sırası bendeymiş’’ diyerek omuz verdi bu yüke.
Zamanla yüreğindeki ateş küllense de azıcık bir rüzgar estiğinde küllenen alev yeniden kor oluyor sarıyor bedenini
Zaman geçiyor, Aylar geçiyor
Mayıs sonları haziran gelmek üzere cepheden zafer haberleri ile birlikte şehit haberleri de geliyor
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.