0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
266
Okunma
Yusuf Kura çekiminden sonra ayrıldı hakim evinden. vedalaştı arkadaşlarından. doğru otobüs terminalinin yolunu tuttu ilk otobüse biletini aldı Hemen kalkmak üzere olan otobüsteki yerini aldı otobüsün saati on sekizi gösteriyordu, kaptanda binmişti zaten. ’’inşallah saat dokuzda memleketteyiz ’’ dedi kendi kendine
Yan koltukta bir genç oturmuş anlayamadığı konuşmanın kendisine olduğunu sanarak Yusuf’un yüzüne baktı gülümseyerek " Buyur abi " "Saat dokuz da memleketteyiz inşallah" Dedi gülümseyerek Yusuf
Başlangiç olmuş bu konuşma sanki
Genç ile başladılar muhabbete.
"Ben yusuf’ diyerek kendisini taktim ettiğinde
Genç bende hüseyin diyor.
Ben sizi tanıyorum abi siz benim sınıf arkadaşım mustafa korkmazın dayısıydınız bır keresinnde okuldan çıktığımda karşılaştığımızda konuşmutuk der’ Hüseyin sonra tatlı sohbete dalarlar. Sohbetin güzelliğinden yolculuğun nasıl bittiğini anlamadı her ikisi de otobüs terminali ne gelmişlerdi otobosten indikten sonra veda edip ayrıldılar..
Evlerine geldiğnde eniştesi ablası ve yeğenlerinin kendisini beklediklerini fark
etti. Hakim olarak atanması onları hayli sevindirdiği gözlerinden okunuyordu..
O gün sabah’a kadar ablası eniştesi ve yeğenleri ile bolca sohbet ettiler..
Ah keşke rahmetli annem babam da görselerdi" Dedi ablası uzunca bir ah çekerek
Yusuf ablasına dönerek " Keşke ’diyebildi gözleri doldu. Ne zaman annesi babası aklına gelse gözleri doluyor yüreği yanıyodu ,yine öyle oldu.
Mekanları cennet olsun diye bildi
" Sizlerin sayesinde geldik buralara sizlerin maddi ve manevi desteği olmasaydı belki zordu" . Ablası "sizdende Allah razı olsun sen bizi, annemi babamı mahcup etmedin. Sana güven duyanların güvenini boşa çıkarmadın en çokta Cemil öğretmenin o çok güvendi sana eğer Cemil öğretmen olmasaydı babamın seni okutması o zamanlar çok zordu"
Kimdi o hayır sever insan kendisine orta okula başladı ğı günden itibaren kol kanat olan. O değerli insan . Kimdi kardeşin kardeşe dönüp bakmadığı şu dönemde imdadına koşan.
Gece geç yatmasına rağmen sabah erken uyandı abdestini aldı Cami’nin yolunu tuttu ilk defa huzurlu bir kalp sabah namazını kılmanın mutluluğu vardı içinde,
Her sabah Merkez Cami’de namaz kılmayı arzulasa da çok zaman sabah namazlarını evin de kılardı bu defa uzun bir yolculuğa çıkacağından belki bu namaz son namaz olur korkusu ile girdi Cami’ye. Cemaat dolmuş Davudi bir ses ile kuran okuyan imamı can kulağıyla dinledi.
Cemaat ile sabah namazının farzını kıldı namazdan sonra camiden çıkarken Cemil hocayı fark etti yanına vardı. Cemîl Hoca’da onu fark etmiş gülümseyerek kendisine yaklaştı Yusuf hocasının elini öptü kucaklaştı iki eski dost. Camiden çıkana kadar konuşmadılar. Dışarıya çıktıklarında Cemil hoca bırakmadı eski dostunu, çok sevdiği talebesini çoğunlukla cami Cemaati’nin toplandığı hocalar kahvesi olarak bilinen çay ocağına girdiler, iki kişinin oturduğu masaya oturdular. Hal hatır sorduktan sonra, cemil hoca bozdu sessizliği,
Hâkim olarak atamasının ne zaman yapılacağını sordu. Yusuf: atamasının yapıldığını Ardahan’ın Posof ilçesine tayin olduğunu söyledi.
Cemîl hocanın çok mutlu olduğu gözlerinden okunuyordu tebessüm ile Yusuf’un ellerini bir kez daha sıkarak başarılar diledi. Tatlı sohbetin ardından Yusuf köye gidip anne ve babasının mezarını ziyaret edeceğini belirterek izin istedi.
.Hocası ile vedalaşırken her ikisinin de gözleri doldu, sanki bu son görüşmeleri olabilecek gibi bir his vardı içlerinde.
Bu yüzden vedalaşmaları hüzünlü oldu, Hocasının elini öptü helalliğini alarak ayrıldı hocalar kahvesinden.. Cemil hoca öğrencisinin arkasından bakarken tertemiz bir insan yetiştirmenin mutluluğu vardı gözlerinde .
iki damla yaş düştü gözlerinden ’’Allah yolunu da bahtını da açık etsin’’ diyebildi hem hüzünle hem gururla
Hocasına veda eden Yusuf eniştesinden emanet olarak aldığı araç ile köyüne gitti anne ve babasının mezarlarını ziyaret etti, Boynu büküktü annesi babası bu mutlu gününde yoktu. Babasının mezar taşını okşadı ’’Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada inşallah sizler için görevinde insanların hayır dualarını alacağına söz verdi.
hüzün ile ayrıldı mezarlıktan . baba evine geldi dolaştı evlerinin bahçesini ne güzel günleri geçmişti bu evde annesi babası kız kardeşi ile fakirlerdi ama mutluydular, Geçmiş günlere dalmak üzereyken bahçe kapsının vurulduğunu fark etti , kapıyı açtığında amcasının oğlu selim di gelen birden hüzünlü hali değişti gülümseyerek selimi kucakladı özlemişti en son altı ay önce görüşmüşlerdi fakat yine de özlemişti, akranıydı, beraber büyümüşler Cemil hocanın rahleyi tedrisatından beraber geçmişlerdi çalışkan bir öğrenciydi Cemil hoca okutulması için de babasına ısrar etti ise de babası Süleyman’ı razı edememişti bu yüzden selim köyde çiftçilik yapıyordu. hoş beş derken selim ’’Hayırsız buraya gelipte bizi görmeden mi gidecektin Allahtan seni babam fark etmişte git al getir misafirimiz olsun dedi bende hemen geldim babam seni çağırıyor’’ diyerek evlerine davet etti.
davete icabet sünnettir diyerek selimin davetini geri çevirmedi amcasının evine vardıklarında kapıyı selimin oğlu açtı Yusuf çocuğu görünce birden çok şaşırdı Maşallah büyümüş diyerek çocuğun başını okşadı
kapıdan içeriye girdiğinde amcası Süleyman öyle bir kucakladı ki sanki babası dirilmiş o kucaklıyor babasının sıcaklığını hissetti.
Amcası ile uzun bir sohbet ettiler vakit hayli ilerlemişti amcasından izin isteyerek ayrıldı ayrılırken amcası ’’Bak sevgili yeğenim unutma bir gün hukuk sizede lazım olabilir bunu düşün vazifende hukuktan hiç ayrılma hakimlerin gözleri kürsüde daima bağlıdır kimseyi görmezler’’ diye nasihatte bulundu .
vakit iyice ilerlemişti ki köylerinden ayrıldı.
Sayılı günler çabuk geçti posofta göreve başlamak üzere ablasından eniştesi ile vedalaşarak yolculuğa çıktı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.