Her güçlük, içinde aynı büyüklükte veya daha büyük bir faydanın tohumunu barındırır. napoleon hill
Çiğdem Karaismailoğlu
Çiğdem Karaismailoğlu

GİZLİ YER

Yorum

GİZLİ YER

( 5 kişi )

5

Yorum

16

Beğeni

5,0

Puan

434

Okunma

Okuduğunuz yazı 26.1.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

GİZLİ YER

İki yanı düzenli sıklıkta ağaçlık olan,virajlı ve uzun otoyolun üçüncü sapağından döndüğünüzde burada hayat yok sanarsınız fakat yanılırsınız.Bu sapağa girdiğinizde bir otomobil geçebilecek büyüklükte bir yol bulunmaktadır.Bu yolun iki tarafında dikenli ve yabani otlar bir insan boyuna kadar uzamıştır. Bu dikenliğin kamufle ettiği yoldan arabalar ucu ucuna geçebilir.

Tamı tamına dört evden bahsedeceğim sizlere.En çok da anneannem ve dedemden bahsetmek istiyorum.Çocukluğumun kahramanlarından… Anayoldan saptığınızda zor geçtiğiniz yolun sonunda sizi topraktan bir alan karşılar. Yolun sol tarafındaki ilk ev, pudra pembesi renkte,tek katlı,panjurları kahverengi, güzel görünümlü geniş bir evdir.Bu ev anneannemlerin evidir. Bizim tatillerde,bayramlarda gidip kaldığımız şirin bir evdir burası.Solunda arasından dört metre eninde yol geçen fuşya renkli bir ev bulunmaktadır.Bu evin panjurları beyaz, tek katlı,geniş bir binadır.Bu evin sahipleri anneannemlerin dostları Şengül teyze ve Muhittin amcalardır. Bu iki binanın da arkalarında yüksek taştan avlusu olan büyük bir bahçeleri vardır. İki evin bahçelerinin ardında iki dönümlük arazileri vardır ki bu tarlaları ekip biçerek zamanlarını geçirirler.
İki dönümlük arazilerin ardında iki yüz metre sonra üçüncü evin hemen önünde bulursunuz kendinizi. Bu ev haki yeşili renkte,tek katlı,geniş, sevimli bir yapıdır.Bu ev de anneannemin ahretliği Durcan teyze ve eşi Haluk amcanındır. Dördüncü ev ise yine tek katlı, hardal sarısı,küçük bir evdir. Haki yeşili evin solunda bulunan her sırası on bir ağaçtan oluşan beş sıra kavak ağacının arkasında kalmaktadır.Bu ev de anneannemlerin kadim dostları Emine teyze ve Tarık amcanın evleridir.Onların hiç çocukları olmadığı için evi de iki kişilik,ufak yaptırmışlardır.Bu iki evin arkasında da iki dönümlük bahçeleri vardır. Bu arkada kalan evlerin ardındaki bahçelerin sonunda ortada patika bir yol,kenarlarda insan boyunda yabani ot ve dikenlik bulunur.

Bu ıssız ve kimsesiz yerin beş yüz metre ilerisinde küçük,çok insanın beğenmeyip ya da bilmediğinden gelmediği bir kumsal vardır.Dedemler bu araziyi çok samimi oldukları arkadaşlarıyla bir gün bu kumsala geldiklerinde bulmuşlar.Denize girip ve atıştırmalıklardan yiyince geziye çıkmışlar ve her tarafı örülü bu geniş arazinin bir patika yolunu bulunca ilerlemişler.Dikenlik ve yabani ottan başka bir şey görünmeyen arazinin kenarları korunaklı olduğundan huzur vermiş onlara. Burası gerçekte yakındaki köyün zengin bir ailesine ait büyük bir tarlayken önüne gelenin kullandığı bir araziye dönüşmüş Çünkü ailenin büyükleri ölünce çocukların hepsi diğeri ilgilensin diye bakmamış ve uzaklara gitmişler. Arazinin orta kısımları ise yakındaki köylülerden gizlice ve aileden habersiz kenevir yetiştirdiklerinden bakımlıymış..Bu ailenin büyükleri öldükten sonra ilgisiz kalan bu araziyi şimdi burada kalan dört aile ölenlerin uzakta ve ilgisiz çocuklarından uygun fiyata almış.. Girişlerin dikenlik kalmasını bilhassa istemişler.Sakinlik ve huzuru gizli kalmakta bulan aileler yakın aile dostlarından başkaları değildir.
Anneannemler burayı bulduklarında emeklilikleri gelmiş elli iki yaşında insanlarmış. Önce dört sıkı dost aile burayı ortaklaşa almışlar ardından emekli olup birer ev yaptırmışlar.Hepsi de hayatın yorgunluğunu atacak yer aramaktayken burasını bulmak hepsine huzur vermiş.Şehirdeki evlerine kışın gidip yazın buraya gelmeye başlamışlar.Buraya gelmek için can atıyorlar kışı zor geçiriyorlarmış.
O zamanlar annem on dokuz,teyzem yirmi bir,dayım ise on yedi yaşındaymış. Annem üniversitede babamla tanışınca okulu bitirip evlenmişler. Teyzem ondan önce evlenmiş. Zaten liseden sonra okumamış hemen evlenmiş.Dayım üniversite bitince işe girmiş ve evlenmemiş.Anneannem evlenmesini istese de o kimseleri beğenememiş.Tabii otuz yaşında iş yerinde tanıştığı Gülsüm yengeyi göresiye kadar.
Biz büyük masalarda,şen şakrak büyüdük.Anneannemlerin kadim dostları şehirde de yakın otururlar ve biz de onların torunlarıyla iyi vakit geçirirdik.Kışın evlerde,evcilik,isim şehir,bum ve kelimeleri tersten okuma gibi oyunlar oynar;yazın ise bahsettiğim gizemli yere yakın kumsala giderdik,saklambaç,yerden yüksek,yakan top,al satarım bal satarım ve şimdi aklıma gelmeyen bir sürü oyun oynardık.Güzel günlerdi.
Anneannem neşeli,kahkahası bol,eğlenceli bazen de yufka yürekli olup gözlerinden yaşlar akardı. Çok merhametli ve duygusal olmasındandı ağlaması. Bir kahkahasında evi çınlatır denilecek kadar gürdü sesi.
Bir yaz günü tatil için teyzem kuzenlerimle ve eniştemle birlikte ve de ben, ablam, annem, babam bu gizemli yere gittik. Dayım üç ay önce nişanlanmıştı.Bizim de orada hep birlikte olmamıza dayanamamış yirmi günlüğüne yanımıza gelmişti.
Ben bahçede oynuyordum; kuzenim Zeynep ablam “Müge bugün denize gidelim diyoruz. Dayıma söyledik istemedi.Bir de sen söyle.En tatlı halini takın tamam mı?”diyerek yanağımdan bir makas alıp gitti.Ben kuzenlerin en küçüğü olduğumdan dayıma nazım geçiyordu.Herkese sözümü geçiriyordum diyebilirim. Dayımın yanına gittim ve hala yatmakta olan dayımı uyandırdım. Yalvar yakar yataktan kaldırdım. Birlikte eğlenerek kahvaltı yaptık. Dedemin arka bahçede yetiştirdiği karpuzlardan,domates ve salatalıklardan alıp kumsala kadar yürüdük. Tabii sadece bizim aile değil. Diğer gizli yerin sakinleriyle…Koloniler halinde,şen şakrak bir yerlere gitmeyi birbirimize takılıp gülmeyi seviyorduk.Daha da önemlisi biz birbirimizi seviyorduk.
Buraya da gizli yer adını vermiştik ama çok da gizliliği yoktu. Yine de çok insandan uzak olması bizi mutlu ediyordu. Ve adı da gizli yerdi,bizim için. Dayım gizli yerdeki evimizden denize gitmemek için bahaneler uyduruyor bir taraftan da bizi güldürüyordu. Hepimizi meraklı görünce dayanamadı. Oysa her zaman o herkesten meraklı olurdu.
Denize vardığımızda öğlen sıcağı gidiyordu. Sabahtan günlük güneşlik olan hava biz yola çıkasıya ve denize varasıya kadar bulutlanmış ve dalga da başlamıştı. Hepimiz çok iyi yüzücüydük onun için denize girmekte sakınca görmedik. Biraz kenarda oturup hep birlikte denize girdik. Dayım, dedem ve Tarık amcanın yanındaydı. Büyük bir dalga hepimizi savurdu. Biz küçükleri anne ve babalarımız tutuyordu. Dayım büyük dalgadan sonra beni görememiş ve beni sordu. Orada olduğumu görünce rahatladı ve bir dalga daha geldi. Bu seferki çok büyüktü ve büyük dalganın üstünde dayımın en son kolunu görebildim. Hiç kimse onu tutamadı. Bir anda ne olduğunu anlayamadık.Bağrışmalar ve hiç unutmadığım anneannemin feryadı, herkesin donuk bakışları, ömrümün acı yanı olarak her anımın şahidi. Bu şahit ki acıyla ve ölümle ilk karşılaştığım,ölümün bir son olduğunu anladığım kocaman bir boşluk.
Günlerce dayımı aradılar. Bir hafta sonra şişmiş ve tanınmaz hale gelmiş cesedi başka sahile vurmuş. Cenaze,umutsuzluk,acı ve acı… O günlerden aklımda kalan yanan bir yürek ve yeri hiç dolmayan,muzip,yakışıklı,iyi niyetli dayımın acısı.O günden sonra anneannem hiç gülmedi.Hayat hepimize zordu ama o doğurduğu hayat verdiği yavrusunun acısını kaldıramadı.
Aradan bir yıl geçmişti. Mevlidini yine gizli yerde kadim komşularımız ile beraber yaptık.Herkes de bir hüzün vardı. Buraya artık gelmeyi kimse istemiyordu. Anneannem “oğlum orada son nefesini verdi.Yıl mevlidini orada okutalım” deyince kimse karşı çıkamadı. Bir senedir kapalı olan evler açıldı.Bizim bahçede mevlit okundu ve ikramlıklar servis edildi.Anneannem eve tatlıyı almaya gitti.Aradan uzun zaman geçince annem eve bakmaya gitti.Yüzü donuk ,rengi solmuş,elinde notla geri geldi.
Canım Ailem ve Kadim Dostlarım
Ben artık bu acıya dayanamıyorum.Beni anlayacağınızı umuyor ve sizden özür diliyorum.Ve hepinizi çok ama çok seviyorum.Beni affedin…
GÜZİDE
Annem elinde notla gelince Durcan teyzenin kızı Hale teyze notu alıp göz yaşlarıyla okudu.Bütün büyükler denize koştu ama anneannemi çoktan denizin dalgalarında çırpınıyorken bulmuşlar. Anneannemin cansız bedenini çıkarıp morga oradan da mezara götürdüklerinde tek bir düşüncem vardı.
“Acaba anneannem ve dayım birbirlerini gördüler mi,hasret giderdiler mi,biz de onlara kavuşacak mıyız?Şimdi anneannem o şen kahkahasıyla gülüyor mu?”.

ÇİĞDEM KARAİSMAİLOĞLU

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Gizli yer Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Gizli yer yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GİZLİ YER yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sevil Sev
Sevil Sev, @sevil-sev
27.1.2026 16:13:24
Tebrik ederim...💐
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
27.1.2026 12:51:04
5 puan verdi
bu tarz çalışmaları çok seviyorum ve kutluyorum
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
27.1.2026 11:53:34
5 puan verdi
Günün yazısını ve yazan kaleminizi canı gönülden kutlarım.

Devamı dileğiyle.

Selam ve saygılarımla.
Sulevaz
Sulevaz, @sulevaz
27.1.2026 00:52:19
Güzel ve akıcı bir anlatım. Güne yakışmış. tebrikler (not: yorumu okudum. Birebir aynı olmadığını söylüyorsunuz. Yine de başınız sağ olsun. Muhakkak bir kısmı gerçek)
a'nın küpü
a'nın küpü, @aninkupu
26.1.2026 04:16:35
Sonu beni hayli üzdü :(
Eğer gerçek bir olaydan esinlenilmişse başınız sağolsun. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL