0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
317
Okunma
Emniyet nezaret hanesinde 34 gün kalmıştı,
Yorgundu. Gecenin bu saatinde mahpus haneye getirilmesinden hoşnut olmayan bayan gardiyan gözlerini ovuşturarak geldi homurdanmasından belliydi hoşnut olmadığı. Hoş olmayan bir tavır ile ’üzerindeki bütün özel eşyalarını plastik leğene boşalt karşı kabine geç " Diye keskin bir emir sıraladı karşı kabine geçti arkasından kabinin kapısını çarparak soyunmasını istedi çok hızlı bir şekilde üst aramasını yaptıktan sonra eşyalarını kenarda duran kirli siyah pöşete doldurarak kendisini takip etmesini söyledi. Bir elinde kirli siyah pöşet e yerleştirilen eşyaları diğer elinden gardiyan tarafından tutuşturulmuş kirli bir nevresim ile bayan gardiyanı takip etti. Bayan gardiyan bayanlar koğuşunun kapısını açtı yüksek sesle bayanlar arkadaşınıza yatacak yer gösterin emrini verdikten sonra Allâh kurtarsın bundan sonra buralısın artık hakimlik bitti hakime hanım diye alaycı bir tavırla demir kapıyı hız ile kapattı.. Azgın suratlı bayan mahkum karşıladı "kusura bakmayın efendim geleceğinizi erken haber vermediler eğer erken haber verselerdi size konforlu bir yatak ayarlar dik diyerek kirli küf kokulu köşeye geçmesini söyledi.
Yorgundu bitkindi uykusuzluktan göz yatakları morarmış küçülmüş olsa da daha otuz beş gün önce dünyaya gelen küçük kızını düşündü ne yapıyordu acaba kim bakıyordu küçücük yavrusuna. Göğsü sızladı annelik içgüdüsü olsa gerek şöyle bir içini çekti. Bayan mahkumların ayakta olanlar dan bir kaçı acıyacak bir kaçı öfke ile baktı. Yatağını gösteren azgın suratlı bayan ne suç işledin de getirdiler seni. Mesleğin ne gibi soruları sıraladı, duymadı sorulan soruları bir diğeri. Acıyarak "yazık kızcağız bayağı hırpalanmışa benziyor bırakalım da dinlensin kızcağız" Diyebildi. Gecenin geç saatleri olduğundan o bayanda fazla durmadı üzerinde sesini kesti.
Yatağına uzandığında dalıp gitti gidebileceği kadar geçen eski senelerine.
Babasının biricik kızıydı İlkokulu başarı ile bitirdikten sonra önce Anadolu Lisesi’nin orta okulunu kazanır daha sonra LGS sınavlarında derece ile fen lisesini kazanır. Kazandığı fen lisesi ülke çapında derece yapmış liselerden. Derslerinde oldukça başarılı bu başarısı nedeniyle onu hep gündemde tutuyor. Öğretmenlerinin gözünde bir gün büyük başarılara koşacağı izlenimini kazanmış bu yüzden derslerine daha çok çalışıyor. Üniversite sınavlarında İstanbul Üniversitesi hukuk fakültesini kazanıyor. Anadolu’nun küçük bir ilinden İstanbul’a giderken oldukça heyecanlı. okul kaydını yaptırmak için babası ile birlikte gidiyor İstanbul’a Anne ve Babası kızlarının ilk defa bulundukları şehirden büyük bir şehre gidecek olmasından endişe duyduklarından ilk seferinde yalnız bırakmadılar. Evlatlarına güvenleri tamdı Aile eğitimlerini verirken hiç bir zaman aşırıya kaçmadan dini milli ve ahlaki değerlerini kazanmaları için hiç bir fedakarlıktan kaçınmamışlar ancak insanların kendi küçük dünyalarının dışında her türlü iyilikler ve kötülüklerin harmanlandığı bir dünya vardı bur dünyada her türlü fikir düşünce eğilim karakter bakımından farklı farklı insanlar vardı, kendi dünyalarında hoş olan bir eylemin başka gruplarda nahoş karşılanacağının farkında olan birey olmaları konusunda yapmaları gerekenleri yaptıkları için evlatlarına güvenleri tam olsa da yine de olumsuzluklarla karşılaşabilecekler endişesi taşıyorlardı.
baba kız beraberce İstanbul’a giderek okul kaydını yaptırdılar. Eğitim süresince barınma için devlet yurdu kalacaktı, yurt kaydını yaptırdılar. İstanbul serüveni böylece başladı ,Kendinden küçük fen lisesinde okuyan iki erkek kardeşi vardı. Babası devlet memuru annesi ise ev hanımı idi üç çocuğu okutmak devlet memurunun kolay değildi. Bu yüzden kısa zamanda eğitimini tamamlayarak hayata atılmak zorunda olduğunun bilincinde olması babasını biraz olsun rahatlatıyordu
Hukuk fakültesinde okurken zaman zaman hukuk bürolarına giderek uygulamalar hakkında bilgi ediniyor. Türkiye de bir
hukukçunun yapması gereken işlemler üzerine bilgi edinmeye çalışması ile bir nevi alanında okulun bitimine yapması gereken avukatlık stajlarına hazırlık yapıyordu. böyle yapmakla boş zamanlarını değerlendirmiş olmanın rahatlığı vardı kendisinde
Başlamak bitirmenin yarısı imiş öylede oldu dört yıl geçip gitti eğitimine başladığı Hukuk fakültesinden derece ile mezun oldu. o yıl fen lisesinde okuyan kardeşi Süleyman Ankara tıp fakültesini kazandığından ailede çifte mutluluk vardı. Baba Mustafa Bey Anne Ayşe hanım da çocukları ile gurur duyarken Evlatlarının başarısını Allah’ın bir lütfu olduğunu hiç akıllarından çıkarmadılar
O yıl Adalet Bakanlığının açmış olduğu hakimlik ve savcılık sınavını kazanır bulundukları ilin adliyesinde stajyer olarak göreve başladı
Kızlarının hakimlik ve savcılık sınavını kazanmaları baba Mustafa bey ve anne Ayşe hanımı bir nebze rahatlatmış bundan sonra artık tıp fakültesinde okuyan Süleyman üniversite sınavlarına hazırlanan Ahmet’in eğitimlerinin de tamamlanması için daha fazla ilgilemeye başladılar.
Artık Hakime hanımdı ancak o hep sade olmayı sade kalmayı sade yaşamayı tercih etti kopmadı geçmişinden yöneldi geleceğe sabırla inançla dünyaya geldiği günden bu güne kadar üzerine titreyen anne ve babasından, eğitim hayatında başarıdan başarıya koşmasına vesile olan öğretmenlerinden, ilk okula başladığı günden eğitim hayatını tamamladığı güne kadar edindiği arkadaşlarından konu komşu hısımdan akrabadan, köklerinden hiç kopmadı büyüdükçe küçüldü. küçüldükçe büyüdü, öğündü geçmişiyle ceht etti geleceğe.
Devam ediyor
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.