Geceler sonsuz değildir. albert camus
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR

Toplumsal Çürüme

Yorum

Toplumsal Çürüme

7

Yorum

19

Beğeni

0,0

Puan

171

Okunma

Toplumsal Çürüme

Toplumsal Çürüme

Bir ülkede kelimeler anlamını yitirmeye başladığında, ilk bozulan şey hakikat değil, utanma duygusudur. Medyada bağıranların çoğalması, bürokraside susanların makbul sayılması, yargıda geciken adaletin rutinleşmesi, akademide sorunun değil soruyu soranın sorun haline gelmesi bir tesadüf değildir. Bunların hepsi, adı konmamış ama her yere sirayet etmiş bir düzenin belirtileridir.
Ekranlarda sürekli konuşan ama aslında hiçbir şey söylemeyen bir dil hakimdir artık. Soru sormak kışkırtıcılık ve tahrik cevap vermemek ise strateji sayılmaktadır. Hakikatin yerini sadakat, bilginin yerini ezber, vicdanın yerini ise reyting ve talimat almıştır. Medya, olanı anlatmak yerine olması isteneni tekrar eden bir yankı odasına dönüştüğünde, toplum gerçeği değil sadece gürültüyü duyar.
Bürokraside usul, evrakta değil, yukarı bakışta aranır olmuştur. Doğru olanlar değil, uygun olanlar ilerler. Yanlış kararlar imzayla kutsanır, ama yapılan doğru itirazlar ise uyumsuzluk gerekçesiyle elenir. Liyakat, bir ölçüt olmaktan çıkıp bir tehdit gibi algılanır. Çünkü bilen insan, itaat eden insandan daha zor yönetilir.
Yargı salonlarında geciken her karar, yalnızca dosyaları değil, adalet duygusunu da çürütür. Adaletin terazisi gözleri bağlı değil; başı öne eğik duruyorsa, orada hukuk değil, korku konuşuyordur. Kimse açıkça “adalet yok” demek zorunda değildir, insanlar artık hakkını aramaktan vazgeçtiğinde sistem kendini ele verir.
Akademide ise suskunluk bilgelik, tekrar cesaret sanılmaktadır. Soru sormayanlar yükselir, soru soranlar etiketlenir. Bilim, artık hakikati aramanın yeri değil, sınırları aşmamayı öğrenmenin alanına indirgenir. Oysa üniversite, iktidarların konfor alanı değil, toplumun vicdan ve akıl deposu olmalıdır.
Bütün bu alanları birbirine bağlayan ortak nokta ne yazık ki şudur, Usul vardır ama adalet yoktur, düzen vardır ama ahlak yoktur, güç vardır ama temsil yoktur. Herkes belki yerini bilir ama kimse haddini bilmez. İşte çürüme tam da burada başlar.
Bu düzende en tehlikeli olan, kötülüğün olağanlaşmasıdır. İnsanlar her şeye alışır, bağırmaya, susmaya, görmezden gelmeye… Bir süre sonra itiraz eden tuhaf, kabullenen makbul olur. Böylece sorunlar çözülmez sadece üzerileri örtülür.
Ve sonra biri çıkar, hala güçlü olduklarını anlatır. Kağıt üzerinde, ekranda, protokolde… Oysa gerçek güç, bir toplumun sabaha korkuyla mı yoksa güvenle mi uyandığında belli olur. İsimler değişir, yüzler değişir, ama insan kalitesi değişmiyorsa, hikaye de değişmez.
Adı konmamış bu düzenin en ağır bedeli şudur,Kimse kendini sorumlu hissetmez ve herkes bir üstünü işaret eder. Oysa günün sonunda soru basittir ve herkesi kapsar, biz neye sessiz kaldık, ve bu sessizlikten kimler güç devşirdi?
Esas olan bu
*
Mehmet Demir
7124

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Toplumsal çürüme Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Toplumsal çürüme yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Toplumsal Çürüme yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
18.1.2026 09:16:41
Yazınız, toplumsal düzenin görünürde işleyen ama özünde çürüyen yanlarını çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. “Usul vardır ama adalet yoktur, düzen vardır ama ahlak yoktur” ifadesi, metnin özünü güçlü bir şekilde özetliyor. Medya, bürokrasi, yargı ve akademi üzerinden yapılan tespitler düşündürücü ve sorgulatıcı bir bütünlük oluşturmuş; tebrikler.
Ulvi ÜRESİN
Ulvi ÜRESİN, @ulviuresin
16.1.2026 16:40:36
"Yalan söyleyeceksin. Bir zaman gelecek toplum senin de yalanlarına inanacak. Kötü icraatlarının hepsini rakiplerinin üzerine yık. Kendin yapmamış gibi topluma anlat."
Goebbels'in Hitler'e öğütleri.

"Bana satılmış bir medya verin, size cahil bir toplum sunayım..."
Joseph Goebbels..

"Bir ülkede satılmış ve yandaş medya var ise başka düşmana gerek yoktur."
Sosyal Medya

Toplumda çürümenin nedeni olduğuna inandığım üç paragrafı sizinle paylaştım.
Bizde her şey planlı, programlı olarak yapılıyor. Toplum çürütülüyor..Amacımız belli Büyük Ortadoğu Projesi..
Ne devletliğimiz, ne milliliğimiz, ne de dinimiz-imanımız kaldı. Yozlaştık gidiyoruz.
"Biz uzaya dört şeritli yol yaptık, desek inanacak %25lik kitlemiz var"
Biz de de bir değiş var: "Değirmeni sel almış , sen şakşak arıyorsun"
Aynen bu haldeyiz üstat..
Sizleri yürekten kutlarım.
Selamlar..
Ali Esmeray
Ali Esmeray, @aliesmeray
16.1.2026 15:10:49
Kutluyorum şu anda ki düzeni eksiksiz tam anlamıyla anlatmışsınız kutluyorum emsalleriniz çok olsun...saygılar
İhalil
İhalil, @ihalil
16.1.2026 13:09:01
Selamün aleyküm sevgili saygı değer çok kıymetli kardeşim önce cunanizi canı gönülden yüzlerce kez binlerce kez tebrik ediyorum.
Her cümlesi birbirinden manidar harikuledenin de fevkinde bir yazınızı okudum ve her cümlesinin altına kesik uçlu kalemlerle imzamı atıyorum
Her daim gerçekleri yazmaya devam etmenizi bu cuma günü hürmetine dua ve niyaz ediyorum
Romantik.Şair.41
Romantik.Şair.41, @romantik-sair-41
16.1.2026 00:29:38
Emeğinize yüreğinize sağlık hocam 👏👏
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
15.1.2026 18:30:46
Diline ,yüreğine sağlık insanlık..kalmadı..bu medya vemedya maymunları çıkalı..tebrikler. saygılar .
D Dinç
D Dinç, @d-din
15.1.2026 16:30:40
''Bu düzende en tehlikeli olan, kötülüğün olağanlaşmasıdır. İnsanlar her şeye alışır, bağırmaya, susmaya, görmezden gelmeye… Bir süre sonra itiraz eden tuhaf, kabullenen makbul olur. Böylece sorunlar çözülmez sadece üzerleri örtülür. 'Altına imzamı atacağım bir yazı bu. Gerçeği gören gözleriniz, yüreğiniz ve kaleminiz daim olsun. Aşk ile eyvallah.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL