3
Yorum
12
Beğeni
0,0
Puan
239
Okunma

oysaki,
revizyonu daha yeni bitirmiştik biz
yüreğimizde ne varsa
hepsini çöpe atmıştık biz nerden bilirdik ki...
birde görüntü kirliliği diye birşey vardı
işte onuda ortadan kaldırmamız gerekiyordu
bu konu çok önemli bir konuydu..
şimdi ne yapacaktık kime soracaktık
kimden öğrenecektik yoksa
kitapmı okuyacaktık ondanmı bulacaktık
şaşırdık kaldık birbirimize baktık durduk
tam o sırada içimizden biri isterseniz dedi
(hocamıza) gidelim..
varıp bu konuyu önce ona danışalım
hem fikrini alalım hem ellerinden öpelim
giderken de ona birşeyler götürelim
sen ne diyorsun dediler bilmem ki dedim
bilmeyecek ne var dediler..
hem hocamız seni bizden daha çok sever
belki bize söylemez sana söyler
neyse çıktık biz yola
baktık ki yol bozuk bazen çukur bazen taşlık
ortası çalılık etrafı kayalık
hem düştük hem yürüdük
sonunda vardık eve ulaştık
eve baktık
baktık ki ha yıkıldı ha yıkılacak
kapıya baktık
baktık ki ha düştü ha düşecek
sanki kapı emanet..
yoksa dedim
yanlışmı geldik biz karanlık olunca
bilemedim ben
yok abi dediler bu ev doğru ev
sen bilemedin herhalde
vefasızlık uğramış bu eve bizden önce
o yüzden duvarı yıkılmış camı kırılmış
kapısı hüzünle boyanmış
yoksa dedim
hocamız taşındımı bu evden..?
siz durun ben bir girip bakayım hemen
kapıyı açtım..
baktım ki bir fırtına var bahçede
çiçekler kırılmış hepsi yerde
kuşu vurulmuş yatıyor kafeste
yanlızlık gelmiş geziyor içinde
neyse hiç birşeye dokunmadan
varıp iç kapıyı açtım ben
ışığı yaktım camda perde yok
perdeyi çektim evde kimse yok
devamı belki bir gün..
onur altınok