0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
322
Okunma
Tarih 20 Mayıs 1915
Bu gün Yozgat askerlik Şubesi’nin önünde bir kalabalık toplanmış iğne atsan yere düşmez
Yozgat’ın köyünden kasabasında an ilçesinden kadın erkek çoluk çocuk binlerce insan hücum etmişler. hala at arabaları üzerinde kadınlar çocuklar at üzerinde genci ihtiyarı erkekler gelmeye devam ediyor.
Askerlik Şubesi’nin önünden Abdullah ağanın bahçeye meydandan nohutluya saat kulesinden çamlığa. Çamlık palastan hacı Eyyüb lerin bahçeye hınca hınç doldurmuş halk.
Hafız Hasan Sadık oğlu Musa’yı ikinci defa askere uğurluyor.
Yozgat Yozgat olalı ne bu kalabalığı bu güne kadar görmüş nede bu günden sonra görebilir.
Askerlik şubesinde görevli askerler ön grup halinde her grupta iki asker ellerinde kağıt kalem askere alınacakların isimlerini okuyor .
Bu askerler öyle seçilmiş lerki okunan her isim kalabalıkta uğulduyor ismin sahibi kalabalık İçerisinden sıyrılıp her biri şu enin bahçesine gönderiliyor.
Orada subaylardan oluşan sağlık görevlileri tarafından ilk muayeneleri yapılıyor. Herhangi bir hastalığı olmayanlar. Aza noksanlığı olmayanlar isim listelerine yazılıyor. Bunlar daha önce askerlik yapmış. Terhis oldukları halde ilan edilen seferberlik nedeni ile silah altına alınacaklar yaşları yirmi beş otuz veya otuz beş. Her biri düşman karşısında nasıl davranılacağı konusunda tecrübeli.. Her birinin vücudunda mutlaka düşman kurşunun izi olsa da söz konusu vatan sa gerisi teferruattır
Düsturunda buluşan Anadolu yiğitleri her köyden her kasabadan.
Bozok sancağı mutasarrıfı İsmail Hakki bey yanında Osmanlı subayı Süleyman sırrı paşa ile valiliğin penceresinden asker uğurlamaya gelen Yozgat halkının coşkusunu duyduğunda halktaki vatan aşkına olan sağlam inancı hissettiğini
savaşın zaferinin Türk milletinin olacağına şu sözler ile dile getirir "paşa paşa, bu büyük millet en ağır şartlarda olsa dahi istiklâlini düşmana feda etmez vatanını düşmana çiğnetmez Allah’a yemin ederim ki bu savaşta zafer Türk milletinin olacaktır."
Çallı köyünden de yirmi kişi bunların arasında Hasan oğlu Musa. Bingazi çölleri yetmemiş Musa’ya. Sırada Çanakkale yolları varmış kardeşi Mustafa Çanakkale’de oda koşuyor arkasında ihtiyar babasını garip anasını daha iyice ısınamadığı eşi Hatice sini ve annesiz öksüz kalan dört çocuğunu Allah’a emanet ederek düşüyor Çanakkale yollarına, her bir adayın ismi okunduğunda o kalabalık öyle
Uğulduyor ki adeta gök kubbe çatlayacak.
O gün tamamlanıyor askere alınacakların işlemleri. Her birine veriliyor katılacakları birliklerinin yazılı olduğu sülüs kağıtları. İşlemleri tamamlanan adaylar başların da bir subay ve iki asker nezaretinde Yozgat Valiliği tarafından hazırlanan at arabalarına bindiriliyor beşer onar cepheye götürülmek üzere Samsun limanına. Siyah
Yozgat’ta ki kalabalık uğulduyor gök gürler gibi şimşekler çakıyor gibi vakit akşam vakti salalar tekbirler ve dualarla uğurluyor bütün camilerin minarelerinden müezzinlerin gür sesle okuduğu salalar yankılanıyor gökyüzünde
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.