6
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
273
Okunma
Sen hiç bir ölüyle yalnız kaldın mı, ölüden korkar mısın? Sanki soru sormuyor beni yokluyor gibiydi.
Korkmuyorum, diriden korkuyorum, dedim.
Peki sen hiç yakınınlarından birini kaybettin mi? Diye sordu.
Ben yetimhanede büyüdüm, gelecek soruyu sormasını izin vermeden ekledim.
Henüz bir günlükken hastanenin çöpünde bulmuş bir polis, kimsemi tanımıyorum. Kimsem var mı onu da bilmiyorum. Kimsem yok oluyor bu durumda. Hayır olmayan kimseleri kaybetmiyor oluyorsun.
Sorduğu soruya pişman olmuştu. Yüzüme bakmadan masanın üstündeki evrakların arasında ne aradığını bilmeden kağıtları karıştırıyor, bir yandan da , Hay Allah nerde bu evrak, diye söyleniyordu.
Üzülme, ben durumumdan şikayetçi değilim. Annem kim bilir ne kadar çaresizdi ki beni çöp konteynerına bırakıp gitti.
Göz göze geldik. Gözlerindeki yaşları saklayamadı. Göz pınarlarına biriken su taneleri inci gibi parlıyor, düşüp düşmemek için aralarında tartışıyorlar gibi geldi bi an.
Ondan çıktığımda içimde tarifi imkansız bir sevinç duydum, bir rahatlama. İnsanları, beklemedikleri yerden vurmak, o şaşkın ve üzüntü dolu hallerini görmek acayip mutlandırıyordu beni.
Kimse öğretmedi ama belki hayata böyle meydan okunuyordu. Aferin oğlum iyi yoldasın dedim.
5.0
100% (4)