0
Yorum
10
Beğeni
0,0
Puan
200
Okunma

bazen olur bu..
bir şiirin derinliğinden çıkıp/ıslak.. içeri girer göz perdelerinden sÖz ki artık hiçbir yerde kendi kendine olamazsın, gelip seni bulur hiçlik..bir bütünün diğer parçası, teninin terinde gezinen, bir deniz canlısı gibi hünerli ilerler gerdanına doğru.. şayet bahsediyor olabilseydik birşeylerden ve en çok çiçeklerden mesela, kardelen derdim sana/sadece sana...ne yana dönsem karşımda olanve g-özlerimi içine alanm/soğuk, bir o kadar meyilli erimeye, odalardan odalara düşündüm bunu.. aldırmadan dağınıklığına saçlarının odalar boyu.. yapabileceğim en son şeydi bu;daldırıp ellerimi boşluğuna,kaygan zeminlerinden inerek ıslak, b-akmayı umarak pembesine/yastığının ki derinlerine gömüyorum gözlerimi..ne mi oluyor? bir düş/düşüş yaşıyo ve taşıyor ırmaklarım.. hiç bilemediğim bir zamAna doğru..
bazen olur bu..
tuaf sesler çıkar, göğüs kafesinden kurtulur kuşlar ve büyür gözlerinde çekerek anı kendine, hiç gitmediğin yerlerden dönmek içinve en çokda çıkarmak için ellerini, ruju kırmızıya kesik a/kan sağanağın pencere pervazlarında uyandırdığı hasretler yayılır günaydınlara gebe ki en son damla, can suyu olur.. tıpkı burada/arada/arafta kalanlarımız gibi ki zaman onca gölge taşırken sırtında, bir bir çizerken tırnaksız.. gözaltı torbalarına saklanan düşler, neyi sAklar içinde..hangi rengi belirler saç diplerinin vefasızlığı..seni izliyorum/g-özüme harflerin kaçtığından beriyerebatan bir sarnıcın, çıkmaz sokağı kesen ıslak gözleriyle...
(...)