0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
249
Okunma
Nice vedalar sığdırdığımız bu hikayenin sonuna gelmiş bulunmaktayız, sevgilim.
Dudaklarımda, gözlerimde bir duygunun emaresi yok; fakat kalbim bu vedayı durup hissettiği her an feryat figan bir hâlde. Biz aslında hiç birbirimiz için yaratılmamıştık. Sokaktan yan yana geçen herhangi iki insandan farksızdı kader bağımız. Lakin ben sana baktığımda kendimi görebildiğime inanıyordum. Ben karanlıktaydım, sen karanlıktaydın ve el ele olursak, aydınlığa çıkamasak bile karanlığın bizi korkutmayacağına emindim.
Ama biz hiç el ele olamadık. Değil el ele, beraber kalmayı dahi başaramadık. Tatmin olmayan, vuslat bulamayan bir sevdaydı bizimkisi.
Ne mahşere, ne bu dünyaya, ne de başka evrenlere kalamadık. Yarım yamalak, darmadağın bir hikâyede kaldık öylece. Ben bir mezar kazdım sessizce, ağlaya ağlaya seni, yaşanmışlıkları, duygularımı gömdüm. Toprak aldığını geri vermez bilirsin. Biz de artık seninle silik bir hatıradan ibaret kalacağız önce, sonra yıllar geçecek; aslında “biz” diye bir şey hiç var olmayarak kalacak.
Şimdi küskünüm ben her şeye. Yalnızım, yolsuzum ve bir dileğim bile yok beni avutabilecek. Dileğim sendin, sevgilim. Dileğim “bizli” yarınlardı oysa. Gecenin bir vakti durduk yere sızlayan, içinin sancısıyım artık. Beni ilk gördüğün gün, avucumun içindeki dokundurduğun o öpücükteyim. Son bir söz bulamıyorum yazacak. Sevdamız gibi yarım kalsın sana bu vedam.
Canımın içi, kendine iyi bak.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.