Haksızlık sadece bir tarafta olsa davalar uzun sürmezdi. la rochefoucauld
Aliustaoğlu
Aliustaoğlu

YAŞADIKÇA

Yorum

YAŞADIKÇA

( 2 kişi )

1

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

503

Okunma

YAŞADIKÇA

YAŞADIKÇA

İnsanın hayata, olaylara ve olgulara bakışı sabit değildir; zamanla aşınır, değişir, dönüşür. Dün doğru bildiğimiz, bugün sorguladığımız; bugün savunduğumuz, yarın terk edebileceğimiz bir düşünceye dönüşebilir. Bu yüzden insan, biraz da kendi fikirlerinin eskimiş hâlidir.
Geçmişe dönüp baktığımızda, çoğumuzun diline aynı cümle dolanır:
“Bugünkü aklım olsaydı…”
Bu söz, yalnızca bir pişmanlık ifadesi değildir; aynı zamanda insanın kendini aşma arzusunun da itirafıdır. Hatalarımızdan ders çıkardığımızı, aynı yollara bir daha sapmayacağımızı söylemek isteriz.
Kimi zaman başkalarının hayatına bakarak öğreniriz. Bir zamanlar varlık içinde yüzen, sonra yoklukla sınanan insanların hikâyeleri kulağımıza çalınır. O hikâyeler, bize ait olmasa da içimizde bir yankı bırakır. Çünkü insan, başkasının düşüşünde kendi ihtimalini görür.
Konfiçyus’un dediği gibi: “Hata yapıp da onu düzeltmemek, işte asıl hata budur.”
Fakat her hata telafi edilebilir mi? Kırılan bir kalp onarılabilir belki; ama kaybedilen bir zaman, geri gelir mi? Hele ki insan, anne babasının gönlünü almayı ertelemişse… Hayatın bazı pişmanlıkları, “geçmiş olsun” dan öteye geçmez.
Zaman ilerledikçe yalnızca yaşımız değil, bakışımız da değişir. Hayat, her on yılda bize başka bir yüzünü gösterir:
Yirmili yaşlar: İnsanın enerjisi ve duyguları güçlüdür. İnsan, çalışarak, azmederek, isterse dağları bile yerinden oynatabileceğine inanır. Hayat, fethedilmeyi bekleyen bir ülke gibidir.
Otuzlu yaşlar: Gerçeğin kapısını aralar. “Bir yuva kurmalı” düşüncesi ağır basar. İnsan, başkalarının ne düşündüğünden çok, kendi hayatını nasıl kuracağıyla meşgul olur. Fakat bu arada fark eder ki herkes aynı hayalin peşindedir: daha rahat, daha konforlu bir hayat. Ve bu uğurda maskeler çoğalır.
Kırklı yaşlar: Bir iç hesaplaşmadır. İnsan, yapamadıklarını, ertelediklerini, kaçırdıklarını düşünmeye başlar. Dostlukların sayısı azalır ama değeri artar. Zor zamanlarda yanında duranların kim olduğu daha net görülür.
Ellili yaşlar: Temkinin ve fark edişin yaşıdır. Fırsatların, tıpkı bulutlar gibi, gelip geçtiğini anlarsın. İnsan ilişkilerinde ise çoğu zaman görünenden fazlası olduğunu… Tecrübeler, çıkarcılığın görünmez zemini olduğunu öğretir.
Altmışlı yaşlar: Geriye dönüp bakma zamanıdır. “Bu ömür ne zaman geçti?” sorusu sıklaşır. Hatıralar çoğalır, imkânlar azalır. Şairin dediği gibi, elde kalan çoğu zaman hüzündür.
Yetmişli yaşlar: Yavaşlamayı öğretir. Beden geri çekilirken, zihin hâlâ yol almak ister. İnsan, son durağa yaklaşmanın sessiz işaretlerini fark eder ama içinde hâlâ yarım kalmış işler vardır.
Seksenli yaşlar: Bir yalnızlık ve kabulleniş eşiğidir. Akranların birer birer eksildiği, hatıraların insanın en sadık dostu olduğu bir dönem… Ama belki de en büyük bilgelik tam burada saklıdır: Her şeye rağmen hayatı sevebilmek.
Çünkü insan yaşlandıkça eksilmez; anlam değiştirir. Zaman onu tüketmez; yeniden yoğurur. İnsan, her yaşta başka bir insan olur; her yaşın da ayrı güzelliği vardır.

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Yaşadıkça Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yaşadıkça yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
YAŞADIKÇA yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Nanom
Nanom, @nanom
14.10.2025 11:54:45
5 puan verdi
Çok güzel konuya değinmişsiniz Ustad! Keşke, keşke dememek için daha çok okuyabilseydik.Hele-hele Anne ve babaya sağlıklarında daha çok saygı Ve sevgi gösterebilseydik.Yada ne bileyim iş işten geçtikten sonra , ip koptuktan sonra ben nerde yanlış yaptım demeseyik.
Keşke bizler daha bilinçli bir şekilde olayları da okuyabilseydik.Maalesef demeseydik.Yüreğinize –kaleminize sağlık Ustad.Selamlar.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL