0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
199
Okunma
ANADOLU KADINI Bir çok ülkede özellikle Türk boyları ve polonya gibi ülkelerde anneye mama derler bizler de bebelere süt verirken mama deriz yani annenin memesi.Ane zürik (anne zöhre)eltisi elif’e çok bağlı bir iş yapacaksa danışırdi yanlış yapmayacağını bildiği için eltisini ne derse itiraz etmeden onu yapardı tabi Yaş olarak da eltisinden küçüktü gıdasını eltisinde aldığı için çok şeyler öğrendi, tabi eşini az bulunan yüreği sevgi ile dolu duygusal duyduğu acı bi habere tanık olduğu bir acıya yüreği onlara eşlik ededi.bir hasta olduğu zaman nezle girip gibi hemen çökelek ve peynir suyunu ısıtıp büyükçe bir kazana koyup hastayı o suyun buhariyla artı banyo yaptiridi ve hasta duzelirdi,ellerinde daire şeklindeki demra olan hastalarin damrasini çizer ve ocakta ısıtılmış demir parcasiyla demraya yakar gibi yaklastirp tedavi ederdi,doğum yapacak kadinlara ebelik yapar bebeğin göbeğini kesip baglardi,psikolojik olarak hasta olanlara çevredeki hangi evliya hastaya iyi gelir tespit etmek için bir kaba su koyari suyun içine yorgan ve dış igneleri koyup her igneye bir evliya isimi verirdi iki gün sonra kaba bakıp hangi iğne paslandiysa hastayi o evliyaya götürürlerdi, yazın koyunlarda kimini boğazına kiminin burun ve gozlerine sinekler yavru yapıp göz akması hapşırık öksürük gibi yörede kendi diiyle gurk derdi ,bu belki de adı kurt çıplak ve ıslak yerler yavrularini bırakırdı bu kurtları çıkarmak için bir değişik ot getirip yakardı hastanın başına bir örtü koyup yanan otun dumanyla su tasin içine küçük küçük kutucuklar düşerdi, koyunlar gece buğday ambarına sürütünerek ambarın kapağı açılıyor koyunlar tıkanana kadar buğday yiyorlar çok yiyenler ölüyor diğer kalanlara su vermeyin gezdirin ki diğerleri kurtulsun dedi öyle de oldu sabaha kadar koyunlar gezdirdiler ölen olmadı,bir koyunu kuzusu da öldü birkaç kuzu da öksüz kaldı elifin kocasından öğrenmiş ölen kuzuyu yüzdük sonra öksüz kalan diğer kuzunnun sırtına bağladı koyun deriyi koklayarak o öksüz kuzuyu kendi kuzusuymus gibi emdirdi,ayrıca nazar da inanirdi nazar olana üzelik yakardı kurşun dökmek gibi.kim hasta ise bir psikolog gibi morel verirdi,yarası olana sargı sarardi, bazen sulu yaralara çürümüş ağaçların kabuğun altındaki tozlari pudra gibi serperek yarayı kuruturdu çaresiz hastasi olan ailelere merel verirdi,kimin bir sikintisi varsa züre hele Bi gel derlerdi.tabi birkaç tane bal kovanı vardi ailesine doğal bal yedirirdi ve sofrasi açık ,kara marka ayakkabı yirtilidiģinda dikerdi,daha sonra delikli rengarenk naylon ayakkabı giyelmeye başlandı yirtilan ayakabilara aynı renklerdeki kullanilmayan ayakkabılardan ateşte kizarttigi demirle yapistirip giyime hazirlardi, hiç bir komşusuyla kavgasi olmazdi kisacasi tam bir Anadolu kadiniydi eltisi Elif komşusu tavuz ile birbirlerine olan saygıları hiç eksik olmazdi bu üçüzü saygıyla anıyorum.A.şahin
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.