Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. don herold
Hüzünlü peri
Hüzünlü peri

YENİDEN DOĞUŞ....

Yorum

YENİDEN DOĞUŞ....

5

Yorum

12

Beğeni

0,0

Puan

578

Okunma

YENİDEN DOĞUŞ....

YENİDEN DOĞUŞ....



Can’ın ardından hayatımda yıllar boyu süren bir kış vardı.
Geceler öylesine uzun, günler öylesine ağırdı ki, bazen nefes almak bile zor geliyordu.
Ama bir sabah, ilk kez güneşin gözlerime vurduğu o an, içimde bir kıvılcım belirdi.
O kıvılcım, ‘artık bitmeli’ dedi.
Yeniden doğmanın tam zamanıydı.
Kendi içimde yanan o ateşi fark ettim; ne kadar zor olsa da yaşamaya devam etmek, kendimi sevmek, yeniden sevmek…
Can’ı kaybetmiş bir kadın değil, hayatı kucaklayan, umutla bakan bir ruh olmalıydım artık.
Adım adım, tereddütle, bazen tökezleyerek ama hep ileriye doğru yürüdüm.
Ve anladım ki, yeniden doğmak, cesaret gerektirir; en çok da kendini affetmekle başlar.
Bu yolculukta öğrendim ki, en büyük kahramanlık, kendi içindeki karanlıkta bile ışığı bulabilmektir.

KENDİME HEDİYE

Her yıl Can’ın doğum gününde bir ritüelim vardı: kendime bir hediye almak.
Başlarda zor gelirdi, kendimi seviyorum diye bir şeye inanmak çok uzaktı.
Ama zamanla anladım ki, o hediyeler, sadece nesneler değil, kendime verdiğim değerin sembolüydü.
Kimi zaman küçük bir kitap, kimi zaman sevdiğim bir parfüm, bazen de uzun zamandır gitmek istediğim o sergiye bilet.
Her hediyede, ‘Ben buradayım, değerliyim’ diye fısıldardım.
Ve en güzel hediye, kendimle geçirdiğim zaman oldu; kahkahalarım, gözyaşlarım, ve en çok da suskunluklarım.
Kendimi sevmek, bana dünyadaki en güzel armağanı verdi: özgürlük.
Artık biliyorum ki, bir kadının kendine olan sevgisi, hayatındaki en sağlam dayanak.

YOLCULUK BAŞLADI

Bir sabah uyandım ve anladım ki, artık geçmişin gölgesinden sıyrılma zamanıydı.
Can’ın yokluğuyla yıpranmış, yorgun bedenim ve ruhum, yeni bir yolculuğa çıkmalıydı.
Yanıma sadece cesaretimi ve kendime olan inancımı aldım.
İlk durak, kendimle barışmak oldu; geçmişin yüklerini bırakmak, affetmek, ve en çok da sevmek.
Sonra çevreme baktım; dostlar, yeni ilhamlar, farklı yollar…
Her adımda, hayatın bana sunduğu küçük mucizeleri keşfettim.
Kendime sarıldım, eksiklerimi değil, kazanımlarımı gördüm.
Ve artık biliyorum: hayat, sadece yaşamak değil, yeniden yaratmak ve kendini yeniden keşfetmek demekmiş.
Bu yolculukta öğrendiğim en önemli şey; bazen yola yalnız çıkarsın ama asla yalnız yürümek zorunda değilsin.

ÖZGÜRLÜĞÜMÜN KOKUSU

Can’la yaşadığımız yılların ardından derin bir sessizlik çökmüştü hayatıma.
O yıllar, bazen fırtına, bazen sükûnetti; ama hepsi içimde bir yerlerde kıpırdanan isyanlardı.
Can gitmişti, ama geride bıraktığı fırtına hala dinmemişti.
Bir gün uyandım ve anladım ki; özgürlük, dışarıda değil, içimde saklıymış meğer.
Kendi kararlarımı verebilmek, kendimle barışmak, hatalarımı kucaklayıp düşüp kalkmak…
Özgürlük, kendi hikayemin kahramanı olmakmış.
Artık kimseye hesap vermeden, kimsenin gölgesinde değil; kendi ışığımda yürüyordum.
Ve o ışık, hayatın en güzel kokusuydu: özgürlüğün kokusu.
Kendimi sevmek, önce inanmakmış kendime; o an öğrendim bunu.
Yıllar boyunca kaybolduğum o karanlıkta, özgürlüğümün kokusunu bulmak, yeniden doğmak gibiydi.
Ve şimdi biliyorum: En zor anlarda bile özgürlük, ruhun en güzel hediyesi.

YARALARIMLA DOST OLMAK

Yaralar… İnsan hayatında ne çok yara var, değil mi?
Bazıları görünür, açık açık kanar, bazıları ise derinlere gizlenir, sessizce acıtır.
Can’ın gidişiyle açılan yaralar, ilk başta sadece acı ve boşluktu.
Ama zamanla anladım ki, bu yaralar benim en gerçek dostlarımdı.
Her bir yara, yaşadığım bir hikâyenin izi, alınan dersin hatırasıydı.
Onlarla savaşmayı bıraktım, onlara sarıldım.
Kendime izin verdim; kırılmaya, ağlamaya, iyileşmeye.
Ve öğrendim ki, gerçek güç; yaralarımızla barışmakta, onlarla dost olmaktaymış.
Yaralarım, beni ben yapan, ruhumun derinliklerinde birer yaşam kaynağı oldu.
Artık korkmuyorum acıdan; çünkü her yara, içinde büyüyen bir umut taşıyor.
Ve bu dostluk, bana en büyük hediyeyi verdi: kendimi olduğum gibi kabul etmeyi.

YENİ BAŞLANGIÇLARIN KAPISI

Bir kapı vardı önümde; ardında bilinmezlikler, korkular, umutlar…
Can gittiğinde o kapı ağır ağır açıldı.
İçeri adım atmak cesaret isterdi; ama hayatımda ilk kez gerçekten korkmadım.
Çünkü biliyordum, o kapı yeni başlangıçların, tazelenmenin, kendime yeniden doğuşun kapısıydı.
Adım adım ilerledim; bazen tereddütle, bazen umutla dolu yüreğimle.
Geçmişin gölgelerini ardımda bırakarak, kendime yeni bir yol çizdim.
Yeni başlangıçlar, sadece yeni insanlarla değil, en çok kendimle yapılan barıştı.
İçimde büyüyen cesaretle, hayatın her anını kucakladım.
Ve anladım ki, her kapanan kapı aslında bir diğerinin habercisiydi.
Yeni başlangıçların kapısı, cesaretle açılır ve hayatı anlamlandıran bir mucizedir.
Şimdi biliyorum; her son, yeni bir başlangıcın ta kendisidir.


VE BİL Kİ…

Yaşamın en güzel sırrı, her kayıpta saklıdır.
Her kapanan kapı, yeni umutlara açılan bir pencere olur.
Yaralar, geçmişin yükü değil, geleceğin anahtarıdır.
Ve en önemlisi: Kendi içinde barışan, kendini seven bir yürek,
dünyadaki en güçlü, en özgür varlıktır.

Kendine sarıl, usulca sev, sıkıca tut.
Çünkü yeniden doğmak, en büyük mucizedir.
Ve sen o mucizeyi taşıyorsun.

Peri Feride ÖZBİLGE
12.08.2025

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yeniden doğuş.... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yeniden doğuş.... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
YENİDEN DOĞUŞ.... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
eyupakmese1
eyupakmese1, @eyupakmese1
13.4.2026 14:59:03
Kışın ortasında açan umudun adı Nergis,
Ayazı yarıp gelen ince bir inat gibi.
Toprak donmuş sanılırken,
Bir çiçek var ki hâlâ baharı hatırlar.
Soğuğa rağmen boynunu eğmez,
Sessizce öğretir beklemeyi.
Çünkü bazı çiçekler,
En çok kar varken inanır güneşe.
Ve bir hilal gibi doğar, aldırış etmeden geceye..."

(Çok güzel kaleminize, yüreğinize sağlık efendim, saygılar... 😊)
Müjgan Akyüz
Müjgan Akyüz, @mujganakyuz
13.8.2025 13:31:00
kendinle barışmak ve yeni bir özgürlüğün çeşidini keşfetmek.
hayırlısı olsun
sevgilerimle
Ahmet Erdem60
Ahmet Erdem60, @ahmeterdem60
13.8.2025 00:46:47
cam gitmez canda bu can bu ihtimam olduğu müddetçe gitmez.

pek yazı okumam ama içimden okumak geldi

çok başarılıydı.

tebrik ederim.
Tamer Umut
Tamer Umut, @ervh-ifirkat
12.8.2025 10:42:35
hem şiiriniz hem yazınızla yepyeni umutlar yüklediniz içimize ve okuyan herkes için bir pusula işlevi görüyor anlattıklarınız. herne olursa olsun vazgeçmemek gerekiyor yaşamaktan, umutları hep canlı tutup her düşüldüğünde yeniden doğrulmak gerekiyor hayata, tıpkı anlattıklarınıxz gibi, tıpkı sizin gibi. tebrik ediyorum. saygılarımla
Dağcıı
Dağcıı, @dagcii
12.8.2025 10:05:37
can başka bir dünyadan inanin size el salliyor;
sizi orada bekliyor. eşiniz miydi, cocugunuz mu bilemedim ama o sizin ayaga kalkmanizi yeniden dogmanizi izliyor.
keşke yaziyi bölüm bölüm yapsaydiniz tabiki bu bir fikir.
kaleminiz daim olsun.
saygimla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL