0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
148
Okunma
KIRLANGIÇ
Dedemle anneanneme yapılan saldırının haberiyle her şey altüst oldu. Gecenin bir vakti apar topar yola koyulduk. Kalbim küt küt atıyor, annem ağlıyor, babam susuyordu. Hastaneye vardığımızda, dedem hâlâ ameliyattaydı. Anneannem korkmuş, konuşamıyordu.
Olay basitti: tarladaki su motorunu çalarken dedemi görmüşler, başına çapa sapıyla vurup bayıltmışlar. Anneannem, olay sırasında kapıdan kafasını uzatınca o da darbe almış. Fail belliydi. Herkes mahallede tanırdı. Ama nedense soruşturma yavaş ilerliyordu.
Dava açıldı ama şüpheli serbest bırakıldı. Gerekçe mi? “Delil yetersizliği.” Görgü tanıkları bile dinlenmemişti. Başkomiserin failin ailesiyle samimiyeti, zenginlikleri ve mahalledeki etkileri gözümün önündeydi. Yutkunamadım.
Dedem iyileştikten sonra köyüne dönmedi. Anneannem evin içinden çıkmadı bir daha. Bizde kaldılar. Ama asıl yara içimizdeydi.
Bir yaz günü, balkonda otururken başımın üstünden bir kırlangıç geçti. Dedemin çocukken anlattığı masalı hatırladım: "Kırlangıçlar adaleti temsil eder. Nerede bir haksızlık varsa, uçar gider, çığlık çığlığa anlatırlar gökyüzüne."
O an anladım ki, bazen adalet gökyüzüne yazılır. Belki geç, ama bir gün mutlaka okunur.
Ama asıl kırlangıç, o günkü bakışındaydı dedemin. Yorgun ama dimdik, yılların ağırlığıyla ama yine de dirençle bakıyordu bana. Elimi sıktı. Hiç konuşmadı, ama her şeyini anlattı o bakışla.
Ben ise artık sadece torun değildim. Bir hak arayıcısı, bir vicdan bekçisi olmuştum. Dava yeniden açıldı. Bu kez medyada yer buldu, sosyal baskı oluştu. Tanıklar yeniden dinlendi, görüntüler ortaya çıktı. Başkomiser görevden alındı. Failin ailesi özür mektubu yazdı, ama iş işten geçmişti.
Dedem taburcu olduğunda, kırlangıçlar da dönmüştü köyün üstüne. Onları birlikte izledik. Bir tanesi penceremizin pervazına kondu. Dedem fısıldar gibi konuştu o gün:
“Kırlangıçlar hep geri döner evladım… Yeter ki yuvayı terk etmesinler.”
O gün anladım. Kırlangıç, yalnızca bir kuş değil; adalet, umut ve inançtı. Ve bazı yuvayı terk etmeyenler sayesinde, kaybolan adalet bazen geri dönerdi.
Kamil Erbil