1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
194
Okunma

Küçük Anların Büyüsü..
Merhaba sevgi değer dostlar. Bugünkü deneme yazım.
Hayat dediğimiz koşuşturmaca içinde ne çok şeyi gözden kaçırıyoruz, değil mi? Büyük hedeflere, ulaşılması gereken zirvelere odaklanmışken, adımlarımızın altındaki toprağın sıcaklığını, yanımızdan geçen meltemin fısıltısını, burnumuzun ucundaki o tanıdık kokuyu ne kadar fark ediyoruz? Sanki yaşam dediğimiz uzun maraton, sadece büyük zaferlerden, dönüm noktalarından ibaretmiş gibi davranıyoruz.
Oysa asıl sihir, çoğu zaman o küçük, neredeyse görünmez anlarda saklı değil mi?
Sabah demlenen taze bir çayın ilk yudumundaki o iç ısıtan hissi düşünün. Ya da pencereden sızan güneş ışığının, odanın duvarında yaptığı o sessiz dansı...
Yolda yürürken beklenmedik bir anda kulağınıza çalınan, sizi yıllar öncesine götüren o eski şarkıyı...
Ansızın bastıran bir yaz yağmurunun ardından topraktan yükselen o eşsiz kokuyu...
Bir çocuğun hiçbir yapmacıklık olmadan attığı o içten kahkahayı... Ya da belki de yorgun bir günün ardından gelen sessizliğin o huzur veren kucağını...
Bunlar hayatın manşetlere taşınacak büyük olayları değil belki. Kimse size "Bugün çay içerken çok mutlu oldum!" diye madalya vermez. Ama ruhumuzu asıl besleyen, bizi "şimdi ve burada" olduğumuza ikna eden, o sessiz, derinden gelen fısıltılar işte bunlar. Bazen durup sadece nefes aldığımızı fark etmek bile, o anın içinde ne kadar büyük bir hediye olduğunu anlamamızı sağlar.
Bu anlar, zamanın hızla akıp giden nehrinde bize tutunacak bir dal uzatır sanki. Bize "buradayım, yaşıyorum ve bu an değerli" dedirten küçük mucizelerdir.
Belki de hayatın o çok aranan anlamı, o büyük başarılarda ya da ulaşılması zor hayallerde değil, her bir günümüze özenle serpiştirilmiş bu minik parıltılarda gizlidir.
Durup nefes almak, etrafımızdaki dünyaya -gerçekten- bakmak, duymak, hissetmek...
Küçük anların büyüsüne kendimizi açtığımızda, en sıradan gün bile bir kutlamaya dönüşebilir. O bitmek bilmeyen koşturmaca içinde arada bir frene basıp, etrafımızdaki bu küçük mucizeleri fark etmek, belki de kendimize verebileceğimiz en kıymetli armağandır derim.
Bu vesileyle. Herkese selâm, sevgi ve dualar yolladım...
Hasan Belek
22 04 25
Akçay
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.