Senden nefret edenleri sev; iyilikten başka üstünlük alameti tanımıyorum. -- ludwig van beethoven
Suat Zobu
Suat Zobu
@suat-zobu

Şiir 5

21 Mart 2025 Cuma
Yorum

Şiir 5

( 4 kişi )

3

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

350

Okunma

Şiir 5

Şiir 5

Daha önce de belirttiğimiz gibi şiir iki ana omurgaya ayrılır; HECE ve SERBEST.

Hece Ölçüsü ve Özellikleri

• Halk şiirinde dizelerdeki hece sayısı eşitliğine dayanan ölçüye hece ölçüsü denir.
• Halk ozanları, hece ölçüsüne “parmak hesabı” adını vermişlerdir.
Hece ölçüsü Türk şiirinin millî ölçüsüdür. Türkçe kelimelerde hemen hemen bütün heceler eş değerde söylenir. Hecelerde kalınlık, incelik, uzunluk, kısalık farkı gözetilmez. Bu bakımdan hece ölçüsü Türkçenin fonetik (ses) yapısına uygundur.
• Türkçe ile yazılmış en eski şiirlerde hece ölçüsü kullanılmıştır. İslamiyet öncesi sözlü Türk edebiyatında ve bu geleneğin devamı olan Halk edebiyatında hece ölçüsü kullanılmıştır. İslamiyet’ten sonra Divan edebiyatında aruz ölçüsü kullanılırken, Halk edebiyatında hece ölçüsü kullanılmaya devam edilmiştir.
Bilindiği gibi Aruz ölçüsü Arap’lardan İran’lılara, on birinci yüzyıldan itibaren de bize geçmiştir. Rahat kullanılabilmesi için bol miktarda uzun heceye ihtiyacı olan bu ölçü, aslında Türkçe’nin kelime yapısına uygun değildir. Bu yüzden aruzu ilk defa kullanan Karahanlılar Türkçe’nin kelimelerini bozarak kısa heceleri uzun okuma yoluna gitmişlerdir. Zamanla bu da yeterli olmamış; şairler, Arapça ve Farsça kelimeleri sık sık kullanmaya başlamışlardır. Bu durum, Türk dilinin kelime hazinesinin giderek yabancı kelimelerle dolmasına yol açmış, böylece şairlerin güzel kullanışlarından mahrum kalan Türkçe, anlam ve kavram bakımından yoksullaşma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.
Diğer yandan “Türkçe, aldığı bu yabancı kelime ve kavramları Türkçeleştirdiği zaman güçlü bir dil olmuştur” görüşü de vardır. Ancak Türkçe hor görüldüğü için ben bu görüşe hiç katılmıyorum.

• Türk şiirinde en çok hecenin 7’li, 8’li ve 11’li kalıpları kullanılmıştır.
Hece ölçüsünün “hece sayısı” ve “duraklar” olmak üzere iki temel özelliği vardır:

a) Hece Sayısı / Kalıplar:
1. Hece ölçüsüyle yazılmış bir şiirin bütün mısralarında eşit sayıda bulunur. Hece sayısı aynı zamanda o şiirin kalıbı demektir.
2. Hece ölçüsünde “ikili” den “yirmili” ye kadar kalıp vardır.
3. Türk şiirinde en çok kullanılan kalıplar yedili, sekizli, onbirli, ondörtlü kalıplardır.

Yedili kalıp:

Giderim / yolum yaya 3+4=7’li hece ölçüsü
Cemâlin / benzer aya
Eridim / hayal oldum
Günleri / saya saya

Bu da ğı a şam de dim 7
A şam do la şam de dim 7
Bir ha yır sız yâr i çin 7
Her ke se pa şam de dim 7

Bu dörtlük 7’li hece kalıbıyla yazılmıştır.
7’li hece sistemiyle daha hareketli şarkı ve türküler oluşturulabilmektedir. Karadeniz türkülerinin pek çoğu bu hece sayısında yazılır.
Not: Heceleri doğru saymak için dizede geçen ünlü harfleri saymak kolaylık sağlar.

Sekizli kalıp:

Gel dilberim / kan eyleme 4+4=8’li hece ölçüsü
Seni kandan / sakınırım
Doğan aydan / esen yelden
Seni gülden / sakınırım ….. Âşık Ömer

Yürü bire / yalan dünya (4+4=8’li hece ölçüsü)
Sana konan / göçer bir gün
İnsan bir ekin misali
Seni eken/ biçer bir gün ….. Karacaoğlan

Halk manileri genellikle 8’li hece sistemine göredir.
8’li hece sistemini en çok kullananların başında Yunus Emre gelir.
Oyun havaları ve bozlakların çoğunda da 8’li hece kullanılır.

Hece ölçüsünün on birli kalıbı:

İptida Bağdad’a / sefer olanda 6+5=11’li hece ölçüsü
Atladı hendeği / geçti Genç Osman
Vuruldu sancaktar / kaptı sancağı
İletti, bedene / dikti Genç Osman ….. Kayıkçı Kul Mustafa

Bu va tan top ra ğın/ ka ra bağ rın da ⇒ 6+5=11’li hece ölçüsü
Sı ra dağ lar gi bi/ du ran la rın dır ⇒ 6+5=11
Bir ta rih bo yun ca/ o nun uğ run da ⇒ 6+5=11
Ken di ni ta ri he/ ve ren le rin dir ⇒ 6+5=11

Bu dörtlükteki bütün dizeler 11 heceden oluşmaktadır. Dolayısıyla bu şiir hece ölçüsünün 11’li kalıbıyla yazılmıştır.
11’li hece kalıbında şiir, 6+5 veya 4+4+3 şeklinde olursa daha akışkan olmaktadır. 5+6 şeklinde olursa tabiri caizse şiir topallamaktadır.
11’li hece kalıbı en çok halk ozanları tarafından kullanılır. Bunlardan bazıları Pir Sultan Abdal, Karacoğlan, Köroğlu, Dadaloğlu, Şah Hatayi, Aşık Veysel, Aşık Mahzuni gibi halk ozanlarıdır.
Hece ölçüsüyle yazan halk ozanları Türkçenin korunmasını da sağlamışlardır.


Halk ozanlarının deyişleri genellikle 11 hecelidir.

Hece ölçüsünün on dörtlü kalıbı:

Başka sanat bilmeyiz / karşımızda dururken 7+7=14’lü hece ölçüsü.
Söylenmemiş bir masal / gibi Anadolu’muz
Arkadaş, biz bu yolda/ türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun / ayrılıyor yolumuz ….. Faruk Nafiz Çamlıbel

Baş ka sa nat bil me yiz, kar şı mız da du rur ken 7+7
Söy len me miş bir ma sal gi bi A na do lu’muz 7+7

Bu şiir Hece ölçüsünün 14’lü kalıbıyla yazılmıştır.
14’lü hece sistemi 7+7 arada durak olacak şekilde yazılabildiği gibi direkt olarak duraksız 14 hece şeklinde de yazılabilir.


b) Durak:

Hece ölçüsüyle yazılan şiirlerde, ahengi artırmak amacıyla dizeler okunurken belli yerlerinden ayrılır. Bu ayrım yerlerine durak (durgunlanma) denir.

1. Durak, ahenk sağlayan bir çeşit ses kesimidir.

2. Sözün gidişi zorlanmadan şiir okuyucusuna bir nefes payı bırakılmıştır.

3. Duraklarda kelimelerden ortalarından bölünemez. İyi bir durakta kelime mutlaka bitmiştir.

Not: Bir şiirde, bütün dizelerin durakları aynı olabileceği gibi, belli dizelerde farklı duraklar da kullanılabilir. Bir şiirin her dizesinde farklı duraklar kullanılmışsa, o şiir duraksız kabul edilir.

4. Hece ölçüsünde ikili, üçlü, dörtlü, beşli, altılı duraklar kullanılmıştır.

Duraksız şiir: (Hece ölçüsünün on birli kalıbı):

Bir düşünsen, yarıyı geçti ömrüm 11
Gençlik böyledir işte, gelir gider; 11
Ve kırılır sonra kolun kanadın; 11
Koşarsın pencereden pencereye 11 ….. Cahit Sıtkı Tarancı

Yukarıdaki dörtlüğü oluşturan bütün dizelerdeki hece sayısı 11’dir. Fakat bütün dizelerde duraklar aynı yerde değildir. Kelimeler ortadan bölünemeyeceğine göre bu dörtlüğü duraksız kâbul etmek zorundayız. Bu durumda yukarıdaki şiir hece ölçüsünün 11’li kalıbıyla ve duraksız olarak yazılmıştır diyebiliriz.

Suat Zobu
-sevgiyle-

(Devam edecek)

Paylaş
Beğenenler
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Şiir 5 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Şiir 5 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Şiir 5 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
21.3.2025 19:15:40
5 puan verdi
hocam türkce dil olarak şiir için nefis bir gramere sahiptir kutlarım çalışmanızı
Bedri Tokul
Bedri Tokul, @bedri-tokul
21.3.2025 06:52:46
Ziyafet sahibinin gönül koltuklarına oturduk.
Kahveler geldi nakışlı fincanlarla kömür ateşinde pişirilmiş,
Telvesi kıvamında, köpüklü tadı damağımızda.
Sohbetini dinledik.
Kırk yıl hatırı sayılacak.

İçeriden semaverin sesi geliyordu.
“cızır cızır. “
Daha sırada çay vardı.
GARDAŞIM BENİM.

ŞÜKRÜ ATAY
ŞÜKRÜ ATAY, @sukruatay
21.3.2025 02:29:31
5 puan verdi
Saygıdeğer üstadım,
Bugün 5. bölümünü eklediğiniz paylaşım için gönülden kutluyorum tebrikler. Aruz da dahil atladığınız konu olmadı, herhalde bir bölüm daha var sanıyorum kesinlikle ayakta alkışlanacak bir çaba ve gayret.
Her zaman kaynak olarak başvurulabilir ve çok faydalı bir yazı dizisi için emeğine sağlık, sağolun varolun.
Sonsuz selâm, sevgi ve saygılarımla.
Hayırlı geceler diliyorum.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.