1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
218
Okunma
Her şeyin hep olanını sevemiyorum ben, baharda toprağın uyanışı insana iyi geldiği açık, ama güzel karlı bir güne de hayır demem.
Soba yanardı bizim evde, kasabaya henüz kalorifer gelmemişti o zamanlar. Kışın herkes aynı odada kalmak zorundaydı. Hala aynı sıcaklıkta hatırlarım, sobanın tavana vuran o ateş yansımasını. Dışarda kar, okul tatil olmuş ve akılda ertesi gün hangi yamaçtan kaysak acaba sorusu. Ne masum ve yorucu olmayan düşünce.
Ertesi sabah soba üstünde kızartılan ekmeklere tere yağ. Özlüyorum o zamanları. Çok yokluk görmedim ama bolluk içinde de yaşamadım. Mahalle kültürünü dibine kadar yaşamış bir çocukluk geçirdim. Komşu teyzenin salçalı ekmeğini yedim doyasıya.
Bahar bana, sen de olduğu gibi en çok ağaçların çiçek açmasıyla gelir. Badem ağacı, kayısı, kiraz bahçeyi süslerdi, hala öyle. Hele yaza doğru, kendimiz el işi bellediğimiz topraklarda yetişen domates, biber, ve daha bir sürü şeyle kahvaltı yapmak. Anam, bağırırdı bahçeden, heyyy bizim oğlan kalkıve gali ayşam oldu, diye. Kalkar kahvaltı ederdik.
Ayağı kırıldı annemin, 13 yıl önce hiç eskisi gibi olamadı. Çok yattı, sırtı yatak yaralarıyla doldu. Enfeksiyon kaptı ayağı ve kemik bir türlü toparlayamadı kendini. Hala yatakta ama kısmen kendi işlerini değnekle görüyor. Böyleyken bile, tarhanasını eksik etmez gurbette yaşayan oğlunun.
Annemin tarhana pişirdiğini sokağın başından anlardım. Mutfakta ocağın başında, tahta kaşıkla karıştırırdı tarhanayı. Ağarmış saçları yazmasının kenarından hafifçe görünürdü. Yörük güzeli, onbeş yaşındaymış beni doğurduğunda. Erken evlendirmişler, onun deyimiyle başını bağlamışlar. Beş yaşındayken annesini kaybetmiş. Babası da bırakıp gidince dede evinde büyümüş.
Annem ne zaman tarhana pişirse, uzaklara dalardı. Ben hiç anlamazdım.
Şimdi ondan uzakta ne zaman tarhana yesem, boğazımı yakanın ne olduğunu adım gibi anlıyorum. Anamın boynu büküklüğünü…
Babam çok tipik bir anadolu babası. Severim diye ödü kopardı, ben şimdi oğlumu sevmeye doyamıyorum elimden gelse kalbimde gezdireceğim ama bir kere bile hatırlamam babamın bana seni seviyorum dediğini. Ama aynı adam gece gündüz çalışır ben üniversiteye gideyim diye özel ders aldırırdı. Çok sonraları öğrendim aslında bunun da bir çeşit seni seviyorum demek olduğunu. Ama uzaktan.
Demek bahar geldi senin oralara.
Sanırım bahar aynı gelmiyor her ağaca…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.