Olgun adam bilgisini saat gibi taşır, çıkarıp herkese göstermez, gerektiğinde kullanır. (t. brown)
mustafa ertürk
mustafa ertürk

Öz eleştiri

Yorum

Öz eleştiri

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

184

Okunma

Öz eleştiri

9- 05.11.2001
Cide
Monolog yoluyla
Öz eleştiri

Dün ve kaç gündür devam eden yağmurlardan sonra;
Limon ve kuru soğan sarılığında; ayva, nar rengiyle
ihlamur tadında, kaplıca ılıcalığında bir sonbahar günü.

İkindi güneşi alaca bulutları yanardöner’e boyamış
Deniz pembe tülle, yeşil yamaçlar mor örtüyle süslenmiş…
Güneş; mavilik ve yeşillik içinde;
Hz. İbrahim’i yakmayan bir ateş koru…

--Dokuz günlük bayram tatilinden sonra dün hatunum
Ankara’ya gitti…
Bugün sevgilim gelecek…
Günlerdir yolunu beklemekte olduğum;
Gönlümde kıvılcımlar yakan, sonbaharımı, ilkbahar eden
İkinci baharımı yaşatanım gelecek…
Bu yaşıma değin böylesi bir heyecan duygusu yaşamamışım…
17-18 yaşlarındaki bir delikanlının duyduğu heyecan ve acıyı;
Sevgilinin gelmesinin sevinci, gelmemesi duygusunun acısı…
Sevinci de, acısı da ne tatlı bir heyecandır o duygu…

-Evet ama; sonbaharı ilkbahar etmek, arada geçmiş olan koca
yaz mevsimini silmek, yaşanmamış hale getirmek mümkün mü!..
--Doğa bu!.. yaz ortası kar yağacağı gibi, sonbaharda kırların yeşerdiği,
kış mevsiminde ağaçların çiçek açtığı görülmüş, yaşanmış doğa halleridir…

-onlar doğanın doğa üstü halleridir…
-doğanın şaşkınlık hali mi yani…
aşkınlık demeyelim de, yine doğanın kendi içinde, başka etmenlerin
tesiriyle, oluşan ‘kırk yılda bir ‘denen türden görülen olaylar diyelim;
- böyle arada bir piyango vurmuş gibi olsa da sonuç değişmiyor, mevsimler
yine kendi kurallarınca yürüyor…
-İyi ya ben de doğanın bu olabilirlik halini yaşıyor olamaz mıyım…
-Nasıl!... gönlünün bir anlık isteği ile yaşın elli ise yirmiye mi inecek..
bünyenin geride kalan azalarının enerjisi o denli artmış mı olacak…
-Doğa aşkta, sevgide… sınır tanımaz, biliriz…
Doğa olayının etmenlerinden söz ettiniz … benim de etmenim varsa
neden normalin dışına çıkmasın… benim etmenim, içimdeki sevgidir,
doğanın verdiği sevgi… bu sevginin yeşermesi için bir kıvılcım ister,
doğada yağmur ve güneş… insanda ise sevgilinin verdiği karşılık,
ondan gelen kıvılcımla bendeki sevginin aktifleşmesi yani
-Güzel de; 17-18 yaşlardaki bir delikanlının yaşamış olduğu,
o yaşlarda yaşamış olduğunuz gerçek heyecanı, deli divana eden,
derin duygu halini yaşayacağınızı sanıyor musunuz!...-
-Yukarı da belirttiğim gibi, dağın içinde volkan varsa,
-Doğada her bitki meyvesini verdikten sonra,
geleceğin üretimini yani neslin cinsin devamına hazırlanır
döllenir cenini gelecek bahara saklar…
-Sorumuzun yanıtı bu olmamalı… nevruz suyunun damarlara yürüdüğü,
doğa ananın tılsımını üflediği duygusunu ,heyecanı yaşar mı insan
-Ben de diyorum ki doğada sevginin ve aşkın sınırı ve
yaşı olmaz… yaşlı bir meyve ağacı da çiçeğini açıp meyvesini
verdiğine göre insanda da her yaşta sevgi ve aşk duygusu olacaktır…
- ilk aşk duygusu kadar olur mu
- Neden olmasın ki… meyve olgunlaşınca kıvamını bulduğuna göre…

-Hiç zorlamayınız, dünyanın dönüşünü, suyun akış yönünü
değiştirmeye tanrılar tanrısı Olimpos’taki
Yüce Zeusun da gücü yetmeyeceğine göre…
Doğa kurallarını koymuş , elini çekmiş…
koyduğu kurallar tıkırında yürüyor.
O’nun kuralları bir yana;
Bir de sosyal kurallar var, sosyal ve toplumsal kurallar kurumlar …
- Yani ben, sosyal kuralları kurumları çiğnemiş mi oluyorum…
trafiğin ters yönünden mi sürüyorum arabamı!..
- Onu kendin değerlendireceksin; trafik levha ve kurallarına
dikkat edeceksin; aklını ve gönlünü birer kefeye koyup tartacaksın
dahası kendi kararını bir tefeye; toplumun değer yargısını
diğer kefeye koymalısın-…
- Şimdi gelecek olan sevgilime karşı, nasıl davranmalıyım,
toplumun değer yargısını düşünüp geri mi çevirmeliyim;
onun gururunun incinmesinin, bir anlamı var mı
,- iyi ya insani ve sosyal bir anlamı bir değeri yok mudur…
- Oturup iki laf edersek kıyamet mi kopar!...
- Kopar mı, kopar!... toplumun kuralları çoğu kez acımasızdır…
Hele dedikodu, gıybet ise konu… şaibesi vukuundan beterdir













Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Öz eleştiri Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Öz eleştiri yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Öz eleştiri yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL