Sevgi insanı birliğe, bencillik de yalnızlığa götürür. schiller
tu
tugrulahmetpekel

SON KURŞUN- Bölüm-2

Yorum

SON KURŞUN- Bölüm-2

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

305

Okunma

SON KURŞUN- Bölüm-2




Handan hemşire, ertesi günü öğleden sonra, Asım’ı Çay Bahçesinin yanı başındaki meydana bırakırken,
‘’ Size borçlandım Handan Hanım. Havada güzel size bir bardakta olsa çay ısmarlayabilir miyim?’’
Genç kadın birkaç saniye düşündükten sonra, ‘’ Neden olmasın’’ Diye cevap verdi.
Hava oldukça güzeldi, güneş bütün haşmeti ile etrafı ısıtmakla meşguldü. Çaylarını içerlerken,
‘’ Oldukça popüler oldunuz Asım Bey bu sizi rahatsız etmiyor mu?’’
‘’ Önce siz bana olanlardan bir şey anladınız mı diye sorun. Ama siz sormadan ben cevaplayayım. Hiçbir şey anlamadım. Bunları bırakalım anın tadını çıkaralım. Soruna gelince bir dahaki buluşmamızda cevabımı veririm.’’
Kız hayretle Asım’a bakarak,
‘’ Bir dahaki buluşmamız?’’
‘’ Neden olmasın, ne kaybedersin ki?’’
‘’ Seni nasıl bulacağım seni?’’
‘’ Telefon diye bir şey var. Ararsın beni beş dakikada yanında olurum.’’
Çeşitli konulardan konuştuktan sonra, birbirlerinin numaralarını aldılar. Ve Handan hemşireyi yolcu etti. Kendine oldukça demli bir çay aldı. Şöyle etrafına bakınarak,
‘’ Özlemişim buraları’’ diye söylendikten sonran bir sigara yaktı ve derin bir nefes çekti. ‘’ Buraları özleyeceğimi hiç düşünmemiştim bugüne kadar.’’ Diye iç sesi ile konuştu. Yapılan röportajlardan da bir ses çıkmadı.’’
Sonbaharın sonları olmasına rağmen hava iyice ısınmıştı. Erkenciler yavaş yavaş bahçede yerlerini almaya başladı. Bazıları ile selamlaştı bile. Yavaşça yerinden kalktı, aylardır uzak kaldığı evine doğru yürümeye başladı. Tam kapının önüne geldiğinde, nereden ortaya çıktığı belli olmayan Karamel gelip ayaklarına dolaşınca, sevgi ile kucağına alıp, ‘’Beni çok özledin mi? Sevgili dostum’’ diye sormaktan kendini alamadı. Kapının önündeki eşiğe oturdu ve bugüne kadar yaşadıkları gözünün önünden bir film şeridi gibi geçti. Beklediği cevabı alamamıştı. Kahkahalarla gülmeye başladı.
2
Elini cebine attı ama anahtarları bir türlü bulamıyordu. Can sıkıntısıyla etrafına bakarken, Arzu Hanıma yedek anahtar bıraktığını hatırladı. Ne de olsa tedbirli adamım diye gülümsedi. Telefonunu cebinden çıkartarak, Arzu Hanımın numarasını tuşladı. Beş on saniye sonra beklediği cevap geldi.
‘’ Alo Ben Arzu, kimi aramıştınız?’’
‘’ Merhaba Arzu Hanım nasılsınız?’’
‘’ Arzu hanın benim ama sizi çıkartamadım kimsiniz?’’
‘’ İşte şimdi ayıp ettiniz, beni nasıl anımsamazsınız? Ben kapı komşunuz Asım.’’
‘’ Allah cezanı vermesin Asım. Aylardır nerelerdesin. Mahallede senin öldüğüne dair bir dedikodu yayıldı.’’
‘’ Ölmedim Arzu Hanım ama ölümün kenarından geri döndüm. Benim kapının anahtarı hala sende duruyor mu?’’
‘’ Bekle hemen geliyorum.’’
Birbirlerine sarıldılar, bu kadın gerçekten seviyor diye düşündü Asım.
‘’ Seni çok merak ettik, bugüne kadar nerelerde sürttün?’’
‘’ Hiç sormayın Arzu Hanım, öyle şeyler başımdan geçti ki anlatamam. Anlatsam roman olur. Hastaneden bugün taburcu oldum. Aylarca komada yatmışım. Doktorların dahi benden umut kestikleri anlar olmuş. Ama öldürmeyen ALLAH öldürmüyor. Gördüğün dipdiri yine karşındayım. Yasemin Hanımı görüyor musun?’’
‘’ Bazen kedilere mama verirken görüyorum ama eski samimiyetimiz kalmadı. Aman boş ver Yasemin’i. Şimdi ne yapmayı düşünüyorsun?’’
‘’ Hele eve girip, evimle hasret gidereyim sonrasını düşünürüz.’’
‘’Bugün ne yemek yaptın?’’
‘’ Kuru fasulye pilav, biraz sonra çocuklardan biriyle gönderirim. Şimdi atölyeye iniyorum. Kendini fazla yorma dinlen. Görüşürüz.’’
Nihayet hasretini çektiğim evime girdim. Her taraf yokluğumda toz toprak içinde kalmıştı. Temizliği yapacak bir durumum olmadığı için, kadim dostum arkadaşım ne derseniz deyin Yasemin’e kaldı. Yegâne penceresi olmayan tek odama girip televizyonun karşısına oturdum. Arkadaşımla konuşup durumumu anlattım. Biraz işi olduğunu yarım saate kadar geleceğin söz verdi. Artık beklemekten başka yapacağım pek bir şey yoktu. Kedilerimle oyalanmaya karar verdim. Sağ olsun Arzu Hanım yokluğumda onlarla ilgilenmiş.
Beklemekten başka yapacağım bir şey olmaması elimi kolumu bağlıyordu. Ama bana iç sesim, fazla beklemeyeceğimi çok yakında onla karşı karşıya geleceğimim kulağıma fısıldıyordu. Aslına bakarsanız bu karşılaşmayı ben de çok istiyordum. İsteseydi o mesafeden beni rahatlıkla öbür dünyaya yolcu edebilirdi. Neden öldürmedi? Bunun cevabını ancak ondan alabilirdim. Ya da onlardan.


Devamı var

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Son kurşun- bölüm-2 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Son kurşun- bölüm-2 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SON KURŞUN- Bölüm-2 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL