7
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
428
Okunma

Ben yerli roman okumayı seviyorum. Özellikle köy romanlarını. Didik didik arayarak bulup alıyorum. Fakir Baykurt’un, Talip Apaydın, Abbas Sayar, Kemal Bilbaşar, Mahmut Makal, Dursun Akçam gibi yazarların bütün kitaplarını okudum.
Yaşar Kemal’i okumak apayrı bir şeydir. O betimlemeleri falan. Dolu kamyonla Pozantı yokuşunu çıkmak gibidir. Ama işin tadı da oradadır işte. Tadı damağınızda kalır.
Yaşar Kemal kitapları ikişer, üçer, dörder seriliktir. Bir Ada Hikayesi, Dağın Öte Yüzü, Akçasazın Ağaları, İnce Memed gibi. Hepsini okudum.
İnce Memed’i çoğunuz okumuşsunuzdur.
Ben de yıllar önce İnce Memed 1, 2’yi almış, okumuştum.
Aklımda birkaç kırıntıdan başka bir şey kalmamıştı. Eylül ayında falan İnce Memed 1’den başlayarak tekrar okumaya başladım. Bende olmayan 3 ve 4’ü aldım, yeni baştan özümseyerek okudum.
Adam ne yazmış ama!
Birincisi kim uydurmuş bilemem “İnce Memed’de ‘VE’ kullanılmamış” derler. Kullanılmış, var. İnce Memed 1’de bile var. İki yerde hem de. Diğerlerinde ise Yaşar Kemal sanki bu söylenenleri yıkmak istercesine -olmazsa da olur yerlerde- kullanmış. Sanki özellikle kullanmış.
En kritik, en içinden çıkılmaz durumlarda çok basite kaçan noktalar var elbet. Ama kitap okumanın tadına varıyorsunuz. Hani Mimar Sinan Şehzade Camisine çıraklık, Süleymaniye’ye kalfalık, Selimiye’ye ustalık eserim demiş ya, Yaşar Kemal’de de bu durum açıkça görülüyor. İnce Memed 4’ün tadı bambaşka.
Anlatım bir sinema sahnesinin önünde oturmuş birinin gördüklerini en ince ayrıntısına kadar anlatması gibi. Resmen yaşıyor, yaşatıyor.
Yabancılar “Yaşar Kemal çağımızın en büyük anlatıcılarındandır!” der.
Daha önce okumuş olsanız bile İnce Memed’i yeni baştan okuyun. Toplam 2163 sayfalık bir şölene buyurun!
Sindirerek.
İyi Yıllar.
Suat Zobu