1
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
366
Okunma
Özgürlük Parkı’nda
Elimde adakarasi koyuluğunda
Çay yudumuyla sermestim
Renginden mütevellit
dağılıp dolaniyor dilimde cümleler
Günesin önünde bulutlar
Yagmur sonrası gibi bir
Havada
ağaçlar o kadar yeşil ki ve o kadarda özgür ki”
kendi aralarında danstalar..dalına tutunmuş bir sarı yapraği
Tutup uçuruyordu rüzgar..
Ya çimenler
Yalinayak gezmelik
Beni düşünmeye iten daldaki o yaprağa rol verip..
şiir çeviriyor aklım.
Yaş alan rengiyle dururken dalın göğsünde
Yaprağını incitmezken dalı,
Rüzgar tutup uçuruyor onu.
Hayatta bazı olaylar bizim dışımızda
Kaçınılmaz sonlarimız
Kaçınılmaz başlangıçlar
Nefes kayıp hüzün
kazanç ve neşe ile örülü varlığımız,
Son perdenin çekildiğı anlarımız
anın ağırlıği
Ve hafifliği ile
Yeşil elma burukluğundaki şiirim
tadını vermeye başliyor ruhuma
Nesemin şekeri düşüyor birden..
Parkın
Yolu ünlülerin
mumyalarına gidiyor..
Eski günleri hatirlatan
O yilların içinden gecerek
geldigim
Film odasından çıkarken
Son kalan şarap kızılı bulutu yudumluyor karanlik
Çakır keyif bir gecede yavaşça çöküyor üzerime kar örtüsü
Zihnim kapanan sayfalar gibi..
rem evresinden hemen sonra
Şafak sökmeye geçer gecmez
Beş civarları..
bir bölüm fermente bulutlar.
Yeniden mayalanıp
Sarhoş ediyor beni
..
Balıkçı kayıkları denizin çalkantılarıyla boğuşurken
Dönüşümlü ayrilik yasatıyor çatısız bıraktığı kıyılara..
..