Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
mehmet talip bilgil
mehmet talip bilgil

YENİDEN DOĞUŞ

Yorum

YENİDEN DOĞUŞ

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

360

Okunma

YENİDEN DOĞUŞ

YENİDEN DOĞUŞ


Seçim dillendirilmeye başlandığından bu yana siyasilerin birçoğu ülkem üzerinde tahakküm kurmaya çalışıyorlar. Adeta dışarıdakilerin içerideki anahtarları olmuş. Aklıselim bazı yazar ve çizerlerin dediği gibi yeniden küllerinden doğuş mu?

Bu konu üzerinde durmaya ve yazmaya çalışacağım. Türkiye açısından yeniden ‘’Türkiye Yüzyılı ‘’ dedikleri bu mu diye düşünmüyor değilim. Hiçbir şey çantada keklik değil. Dışarıdakilerinin kültürel, siyasal, ekonomik, stratejik saldırıları ve baskıları gün geçtikçe artıyor. İçeridekilerin onların öngörülerine sarılıp onlar gibi hareket etmeleri cabası.

İlk defa ne oluyor, yeniden küllerimizden doğma ümidi doğmuşken yoksa yok olma korkusu mu beliriyor. Siyonizm’in dünya ülkelerinin bilhassa da İslam ülkelerinin sınırlarını yeniden cetvelle çizmeye çalışmalarını görüyorum. İki dünya arasında köprü vazifesi gören ‘’TÜRKİYE’NİN’’ Sınırlarını değiştirebilmek için ağızlarının salyası akıyor. Ne yazık ki içeride onlara çanak tutanlarda var. Esas bu korkutuyor bizleri.

Türkiye’ ye özgü bu ülkede yaşanan bir yok olma tehlikesi bariz bir şekilde görülüyor. Sınırlar kalktıkça demokratik postmodern popüler kültür bütün dünyayı hızla kasıp kavuracak şekilde yaygınlaştıkça, bütün kültürler aşınıyor, toplumlar aidiyet biçimlerini, kendine özgü özelliklerini ve özgürlüklerini yitiriyorlar. Yıkıcı, düzleştirici ve mankurtlaştırıcı saldırısından en fazla etkilenen ülkelerin başında bizim gibi iki asırdır yok olma tehlikesi yaşayan ülkeler geliyor.

Dünya bütün sorunlarını bırakmış Türkiye’nin seçimi ile ilgileniyor. Bunun nedenini çözemiyorum. Böyle desem yok, şöyle desem yok, daha derin anlamları içeriyor galiba. Türkiye’nin derdi sadece seçim değil ki. Kültürel yozlaşmada bir baş belası. Eğer kültürel yozlaşmayla birlikte dil, din ve ülkü birliğini sağlama alıp birlikte hareket etmezsek biraz işimiz zor. Aslında küçük ve gelişmekte olan ülkelerin böyle bir derdi var. Kimse onların gelişmesini büyümesini, güçlenmesini istemiyor.

Batının tek derdi Tayyip’in iktidardan düşmesi. Zira onlara karşı dik durabilen tek lider o. Onun için Batı ya da Siyonizm kendine köle arar. Özellikle Batılı ülkeler Türkiye’deki seçimleri endişe ile izliyorlar: Erdoğan’ın yeniden seçilmesini istemiyorlar. Hatta ABD Başkanı Biden, Erdoğan’ı “demokratik yollarla” (nasıl oluyorsa artık?) devirme çağrısı yaptı açık açık yıllar öncesinden! İyi de Batılılar Türkiye’den neden korkarlar ki? Şundan: Türkiye, demokrasi ve hürriyet açısından onlardan daha toleranslı. Bu tolerans ve hakkaniyet ölçülerine dayanarak dünya beşten büyük diye bilen tek ülke. Batılılar Türkiye’nin fiilen İslâm dünyasının ve mazlum ülkelerinin lideri olduğunu, İslâm âleminin ve mazlum ülkelerininde bunu böyle kabul ettiğini hem biliyorlar hem de açıkça görüyorlar.

Türkiye, bir süre daha seçimini tam olarak yapamayacak, curcunalı geçecek gibi görünüyor ama dünya da toplumlar da hızla değişiyor. Türk toplumu da bu hızlı değişimden nasibini alıyor ve sosyolojisi büyük bir değişim geçiriyor toplumun: Toplum, hızla sekülerleşiyor. Yani? Yanisi şu: Toplumun hızla sekülerleşmesi, bu toplumu var kılan temel sabitelerinin aşınması, toplumun değerlerinin buharlaşması sonucunu doğruyor. Toplumun İslâm’dan uzaklaşması, tarihten de uzaklaşması anlamına gel eğer bu süreç durdurulamaz ve tersine çevrilemezse, bu toplum tarihten silinme tehlikesi ile karşı karşıya kalkmaktan kurtulamaz Hem o öncü kuşakları iyi yetiştirememiz hem de ülkeyi kurda kuşa yem edecek büyük hatalar yapmamaya özen göstermemiz şart.

Bu ülkeyi korursak, geleceği biz kurarız yeniden. Bu ülkeyi korumanın yegâne şartı: Bu ülkeyi bize yurt yapan İslâmî ülkülere ve sarsılmaz evrensel ilkelerine sımsıkı sarılmak. Bu konudan asla taviz vermemeliyiz. Sözün özü: Biz biz olursak eğer Türkiye’ye asla diz çöktüremeyecekler. Biz küllerimizden doğmasını bileceğiz ve yeniden doğuşumuzu gerçekleştireceğiz. Kültürel ve zihni yapımızın seçimini yaparak dünyanın kaderinin belirlenmesinde tarihi rol oynayacağız ve dünyanın kilidi bizim elimizde olacak. İşte o zaman ‘’YENİDEN DOĞUŞ’ ’umuz gerçekleşecek
==========================AR=================================

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Yeniden doğuş Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yeniden doğuş yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
YENİDEN DOĞUŞ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL