Kuşlar kafeste.
Darılmasın kuşlar. Aç kafesi. Onları göğe sal, çıkıp gelmeden kıyamet.
Feryat
…
Eş zamanlı umutlar sunuldu bana
Bahar uyudu toprak tepede
Lalezar düştü masal ülkesinden
Geç kalındı
Hikâyesi sarpa sardı çocukluğumun
Var yurduna dön
Çocuk kalbimin Hüma kuşu
Yorma boşlukta sallanan mendilimi
Dön gel muhabbetinle
Zira gücenme
Kayboldum kisveler içinde.
Rüzgâr, almış başını gitmiş. Kalbim yine
hüzünlü şeyler söylüyor. Buna engel olamıyor; olmak istemiyorum. Engel olsam bir yerden çıkartacak başını
hüzün. Merhaba diyecek yeniden. Kalbim azıcık neşeli olsa, sanki diyetini ödüyor neşesinin. Kalbim hüzne borçlu hissediyor. Kalbim duygu geçişlerinde tam manasıyla altüst olmuş ve içinden çıkacak bir yer arıyor.
Kalbim içine sızmış. Kalbim konuşmuş. Kalbim can kulağı ile dinlemiş bunca
zaman bunca şeyi. Sonra ne olmuş biliyor musunuz? Bir dağın bir yoluna meftun olmuş. Aşka âşık olmuş, maşuku arıyor.
Kalbim… Divane derdine salmış kendini
dünyadan bihaber. Gurbet içinde
gurbet yaşıyor kalbim. Yurdu neresi bilmiyor. Biliyor da eli ayağına dolaşıyor. Bu yüzden koşuyor pencereye. Bir iz bulmak için arşınlıyor nasibine açılmış yolları. Bu yüzden arıyor her şeyin ve herkesin sahibi, maliki Rabbini.
Fetih Suresi 18 ve 19. Ayet
“ O ağacın altında sana bağlılık sözü verdikleri sırada o müminlerden Allah razı olmuştur; gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur ve güven vermiş, pek yakın bir fetihle ve elde edecekleri birçok ganimetle de kendilerini ödüllendirmiştir. Allah, izzet ve hikmet sahibidir. ” Rüzgâr pencereye asmış uzaklardan gelen çağrıyı. Getirmiş varı yoku yığıvermiş divan otağına. B
aşka odalara açılmış kalbimin yegâne ve yek odası.
Sonra bir başına kalmış kalbim kayboluş hüznüyle. Yalnız çekmiş kalbim kendinin yükünü.
...
Hikaye bu ya;
Bir gün kalbim, pencere
sevdasına terk etmiş şarkılarla ile meşk etmeyi. Gel
zaman git
zaman kuşların ilmini derk etmiş oracıkta. Bir
gece kuşların rüyasını görmüş. Hülyaya düşmüş. Kuşları ziyaret etmiş. Bakmış ki kuşlar kafeste. Eli varmamış gitmeye. Açmış kafesi, salmış kuşları.
Sonunda yüksekte uçan Hüma kuşuna kaptırmış dizginini. Uçmak istemiş Hüma kuşunun gözlerine. Lakin varamamış.
Hasret çekmiş kuşun güzel gözlerine. Hasretinden perişan olmuş.
Ya gitmek olmasın ya da vuslat olsun demiş gitmeler.
Mahvash / Munise Senem UÇAR