0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
508
Okunma

Bugün kullandığımız birçok eşya, sanki tam ihtiyacımız varken bozulur. Tesadüf mü? Pek değil.
“Planlı eskitme” denilen bir anlayış, ürünlerin ömrünü baştan belirler. Amaç basit: Daha çok tüketmemizi sağlamak.
Her yıl yenilenen telefonlar, modası geçen kıyafetler… İhtiyacımızdan çok, alışkanlıklarımız değiştiriliyor.
Oysa tüketim arttıkça, israf da büyüyor.
Ve israf sadece ekonomik bir sorun değildir; vicdani bir meseledir.
Bir yanda çöpe giden tonlarca gıda,
öte yanda temel ihtiyaçlarını karşılayamayan insanlar…
Belki de asıl soru şu:
Gerçekten ihtiyacımız olduğu için mi tüketiyoruz, yoksa bize öyle hissettirildiği için mi?
İsraf, ‘ihtiyaç dışında gereksiz ve lüks harcamalar’ diye tanımlanır. İslam dinini israfı kesin olarak yasakladığı bilinir. Bir ayette mealen, “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Allah israf edenleri sevmez”. 8A’raf suresi, 31.) Bu önemli bir uyarıdır.
Açlıktan ölenlerin olduğu bir dünyada maddi imkânları iyi olan kimselerin, bin bir güçlükle hayat mücadelesi verenlere yardım etmek yerine israf içinde olması, en basit anlatımla vicdanî değildir.
2022 yılında yaklaşık 1 Milyar ton gıdayı- toplam gıdanın beşte birini- çöpe atarak israf etmişiz.(csb.gov.tr 28.03.2026)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.