Hakikat aleyhine hürriyet olamaz. -- salazar
dali
dali
@dali1

TAKTAK HELVA ve YALA YUT

16 Ekim 2021 Cumartesi
Yorum

TAKTAK HELVA ve YALA YUT

2

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

820

Okunma

TAKTAK HELVA ve YALA YUT

TAKTAK HELVA ve YALA YUT

1950,1960 ve 1970’li yıllarda çocukluğunu yaşayanlar “Taktak helva”yı çok iyi bilirler. Yukarı İzvit’te kuru üzüm, pekmez üreten köylülerimiz 1960’lı yıllarda henüz elle yapılmış yollarımızdan ürünlerini at, katır ve merkep ile Ermenek’e yaya olarak götürürlerdi. Yolumuz ilk defa 1969 yılında makineli bir çalışmayla yapılmıştı.
At, katır ve merkep sahibi olmak adeta köylüler arasında ekonomik durum göstergesiydi.
Köyden kazaya pekmezini götüren bazı köylülerimiz, pekmezi “Tak tak helva” yaptırmış olarak köye dönerlerdi. Vatandaş hem pekmezini değerlendirmiş, hem de yaptırdığı “Taktak helva”dan bir miktar daha ekonomik değer elde etmekti.
“Taktak helva” genelde bir çuval içinde köylünün görebileceği bir uzun dam, bir güneşlik olarak tabir edilen evlerin kıble yönlü duvar diplerinde satışa sunulurdu.
Karşılığında para aldıkları gibi, soğan, patatesle değiş tokuş da yaparlardı.
Biz çocuklar annemizden istediğimiz birkaç patates veya soğanla “Taktak helva” satan amcaların yanına koşar patates veya soğanı gören satıcı amca elindeki darbeye dayanıklı bıçağını helvanın üzerine kor, elindeki çekici bıçağın üzerine tıklatır, kopardığı parçayı bize uzatırdı.
Elimizde götürdüğümüz patates ne kadar olacak ki; en çok 3-4 adet. Yani patatesine veya soğanına göre “Taktak helva” kırılıp verilirdi.
Aldığımız “Taktak helva”nın lezzetine vara vara yalar-yutardık. Ne olacak ki; en fazla bir yumurta büyüklüğünde “Taktak helva”.
Bir tv şov programında “Yala Yut” diye bir tipleme var. Bu tiplemenin canlandırdığı “Yala Yut” tiplemesini ilk izlediğimde “Yala Yut” sözcüğü bana her nedense “Taktak helva”yı hatırlattı. Çünkü “Taktak helva”yı yalayıp yutmadan yiyemez, hatta zevk alamazsın.
“Taktak helva” yı belki ilk defa görenler şaşırabilirler. Fakat “Taktak helva”yı tattığında ise hayran kalındığı gözlemlenebilir. Özellikle Ermenek “Taktak helva”sının farklı kıvam, farklı bir lezzet olduğunu, hatta tam bir Ermenek klasiği olduğu kanaatine varırsınız.
Çocukluğumuzun “Tak tak helva”sının içeriğinin tahin ve pekmez olduğunu babamdan duyardım. Babam bir köy esnafı idi ve Ermenek helvası satardı. Lakin “Taktak helva”yı pekmezini helva yaptıranlar satardı. Canımız çektiğinde de annemizden istediğimiz patates, soğan imdada yetişirdi.
Günümüzde ki “Tak tak helva”nın içeriği tahin, ceviz, şeker olarak yapıldığını okumuştum.
2020 yılı yaz mevsiminde üretici firmada satış görevlisiyle yaptığım sohbette çocukluk lezzet zevkimiz olan “Taktak helva”dan “topitop” tarzında üretim yapılarak özel ambalaj içinde bir dondurma gibi dolapta saklanarak yeni nesillere sunulmasını dillendirmiştim.
Ne diyelim bizimkisi bir fikir sunmak. Bunu değerlendirmek üretici firmanın “arge”sinde değer bulmasıyla olur.16.10.2021

Durmuş Ali ÖZBEK
durmusaliozbek@hotmail.com

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Taktak helva ve yala yut Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Taktak helva ve yala yut yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
TAKTAK HELVA ve YALA YUT yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Erlik Aldacı
Erlik Aldacı, @erlik-aldaci
16.10.2021 22:18:29
Kültürümüz adına güzel bir tanıtım ve hatırlatma yazısı olmuş.
Tebrikler...
Ermenek'e gittiğimde aklımda olsun umarım bulabilirim. Selamlar.
sahince
sahince, @sahince
16.10.2021 20:36:29

Ticaret erbabı arz talep dengesi peşinde. Ne kadar yeni ürün o kadar yeni tat. Bilmezler eski tatların yerini tutmaz yerini tatlar. Onlar için yeni kasaların tadı başkadır.
Şa ir yazarlar bazen hayal avcısı bazen define avcısı.
Bazen eski tatları sunarlar bazen tadılmamış tatları.
Diyeceğim o dur ki bir yörenin esnafı kadar şairine yazarına da ihtiyaç vardır.
Bir yörenin şairi yazarı yoksa vah o yörenin halkına.
Durmuş Ali Bey’in yazısı üzerine destan yazılır. Tebrikler Durmuş Ali Bey.
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.