Her yeni fikir, başlangıçta diğerleri arasında azınlıkta kalır. thomas carlyle
Rû //
Rû //

Çay Kaşığı Cinayetleri

Yorum

Çay Kaşığı Cinayetleri

8

Yorum

8

Beğeni

0,0

Puan

1137

Okunma

Çay Kaşığı Cinayetleri




"Akıllı oğlum var neylesin parayı zaten kazanır, aptal oğlum var neylesin parayı zaten batırır" demişti tüm varlığını hayır kurumlarına bağışladığında hanımanne...

Öte yandan olur ya dünya hali çocuklarım gün gelir dara düşerlerse sığınsınlar diye, sadece oturduğu evini bırakmıştı ölmeden önce geriye.

Düşündüğü gibi de oldu, işleri batırdı yıllar sonra akıllı sandığı oğlu. Diğeri de boş gezenin, başı bir hoş kalfası ve olaylar bundan sonra başladı.

...

Şehir merkezine uzak tenha bir bölgeydi burası. Yüksekliğiyle baş döndüren dağların eteğinde seğriyip duruyordu kısık sesiyle yeri döven şelale, sıra sıra kavaklar boynunu uzatmış göz kırpıyordu gökyüzüne ...

Yol boyunca siyaha çalan kahverengi topraklar vardı sahipsiz, işçisiz... Bacası tütmeyen damlar babasız, annesiz... Bahçelerde erik ağaçları çocuksuz, gülücüksüz...

Uzaklaştıkça daha da hiç gibi görünüyordu nefessiz, kimsesiz... Yakınlara gelirken oralardan... Ve belli ki yoksundu buralar, karaçalıların batmak için hayal ettiği yumuşacık ayaklardan.

Bir zamanlar ihtişamıyla göz dolduran, iki katlı ahşap evin karşı duvarından belirdi bir gölge... Bozuldu sessizlik aniden tak tak sesiyle... Yaklaştı kamburca bir adam, bastonu elinde.


Başıyla selam verdi önce, dudaklarını büküp sokarak şekilden şekile:

-Hoşgeldiniz. Hangi rüzgar attı sizi böyle?

Fırsat vermeden hemşehrilerinin hoşbulduk demelerine:

- Yoksa altınları aramaya mı geldiniz?


İki kardeş akıl okuyan Radar dedenin ürpertiyle baktılar yüzüne.

Zekai, ağzının içinde sıkışıp kalan sesini güç bela çıkararak:

- Yok Radar efendi ne altını. Kardeşimle ben özledik baba toprağını.

Bir müjdeymiş gibi duyunca altın kelamını; hin hin gülümseyerek avuçlayıp öptü Henayi, Radar dedenin ellerini.

- Sahi, hanımannem buralara bir yerlere gömdü hazineyi değil mi?


Henüz yola çıkmadan tan ağarırken Allah ile buluşup seccadede selam vermişti Henayi..
Duaya açılmış avuçlarının baş parmağını orta ve işaret parmağı üzerinde sıvazlayarak
"Oh, paracıklar paracıklar" nidasıyla dökmüştü içindekileri, kendisini koruyup kolladığına inandığı tek dostuna...

-Allahım lütfen lütfen yardım et bana. İlk iş, kendime bir ayakkabı alıp ezmek istiyorum o paraları ayacıklarımın altında.

Dilini dudaklarının üzerinde gezdirip iştahı açılmışcasına devam etmişti duasına

-Toplayacağım bakkaldan ne kadar çikolata şekerleme varsa... amin


...

Eski sehpalı radyo, gecenin sessizliğine eşlik ederek iç çekip sus pus olurken bir kaç üvez geçiverdi kulağının dibinden. Ensesine eliyle bir şaplak atıp söylendi Henayi

- Ağabey, biz bir an önce başlayalım kazıya... İnan bana, kaşıntı böceklerinden başka hiçbir şey yok buralarda.


Yine de emin olamıyordu Zekai, sabaha kadar yaslanıp pencere pervazına dışarıyı süzerek vakit geçirdi.

Çekinceleri vardı, ne de olsa Radar efendi demişlerdi ona, hiç kimsecikler yokken ortalıkta, nasılda haber almıştı geldiklerini daha ayak basar basmaz kasabaya...

Düşünüyordu; kurtuluş yoktu bu yaşlı ihtiyardan, hangi taşı kaldırsalar o çıkıyordu altından... Radar efendi onlar için tehlikeliydi, güvenemezlerdi. Altınları sadece kardeşiyle bölüşmeliydi.

Öte yandan uyku tutmuyordu bir türlü Henayiyi, söyleyemiyordu ağabeyine en büyük hayalini. Gözlerinin önünden geçiyordu, bir film şeridi gibi şekerleme çeşitleri...

-Ağabey, bu üç harfli dedikleri şeker çikolata sever mi?

"Nereden aklına geliyor böyle şeyler hadi sen uyu" dedi Zekai, kardeşi Henayiye... İyi bir planlama yapmadan girmemeliyiz böyle işlere...

Susmuyordu Henayi, hızla tekme atıp yuvarlıyordu sözcükleri diliyle

-Ağabey, duymuştum ben bir keresinde, cinler koruyormuş gömüyü ellerinde tüfekle.

-...

-Ağabey, cinler çarpmış olmasın bu yüzden ölmüş olmasın hanımanne.

-...

-Ağabey, cinler kılık değiştiriyormuş sakın cin olmasın bu Radar dede...


Zekai içinde kabarmakta olan sabrının artık sonuna yaklaşmış, sağ elini sertçe yukarı kaldırıp sallayarak

- De haydi yat zıbar! Cinler kimi çarpmış bilmem ama bir an evvel sesini kesip uyumazsan okkalı parmaklarım şimdi sana çarpar!...


Henayi bu azarla birlikte yorganı kafasına kadar çekip, gövdesini döndü yavaşça duvara. Meraklı, gergin ve pimpirikli hali ceketini çıkarmayı bile unutturmuştu ona... Yorgun bedeni bu gerilime daha fazla dayanamayıp bitap düştü bir süre sonra.

Sabahın erken saatlerinde bahçedeki dikenleri yolarken eldivenli elleriyle, sessizliği bozdu Radar dedenin sesi, ayakları nal şıngırtısı gülüşü sanki at kişnemesi.

iii...hihihi... i...hihihihi

-Buldun mu altınları Zekai?

(Birinci Bölüm sonu )

EbRuAsya//

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Çay kaşığı cinayetleri Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Çay kaşığı cinayetleri yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Çay Kaşığı Cinayetleri yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Aren-
Aren-, @aren-
12.10.2024 21:49:03
Zekai ile henai'nin macerasını bekleyelim o zaman Ebru Hanım:)
Saygılarımla....
deniz_tayanç1
deniz_tayanç1, @deniz-tayanc1
7.10.2021 09:48:29
Yaşayın siz e mi?
Ne tatlı bir öykü...
Ne demişler tanımda, yaşanması mümkün...
Çok kısa fakat çok uzun bir öykü...
Çok saygımla.


eMİNeYZAMAN
eMİNeYZAMAN, @emineyzaman
7.10.2021 01:20:45
bir maceranın tohunları atilmis bakalim neler gelecek başlarına....


Ne umdular ne bulacaklar acaba...açılsın seyir defteri.


Takipte olacağım sevgili Ebru... şimdiden senin de onların da yolları açık olsun ;)
İsabella
İsabella, @isabella342
6.10.2021 23:18:14
10 puan verdi
Hikayelerinde oluşturduğun karakter isimlerin çok başarılı. Henayi, radar dede... Ve daha önceki yazılarında olan isimlerde öyle.

Sonra... kalemin, üslubun,
Okurken yormayan, sürükleyici, "edebi bir yazı okuyorsun hanımefendi, keyfini çıkar" dedirten cümlelerin...


Arayı çok uzatmaman ricasıyla..
Sevgiler Ebru Asya..
Ümmühan Yıldız
Ümmühan Yıldız, @ummuhanyildiz
6.10.2021 21:43:45
İkinci bölümü şimdiden şimdiden merak etmeye başladım. İnsanın unutamayacağı gülümseten diyaloglar var.

Anlaşılan çok daha seccadeyle buluşacak başları, elleri, dilleri paracıklar diye diye sayıklayacak.

Güzeller güzeli Ebru, kocaman sevgilerimi gönderiyorum.
Sahir Neva
Sahir Neva , @sahirneva
6.10.2021 20:51:58
Radar dede çok sinir bozucu diğer taraftan çok sevimli :) Sanki dedeyi yanlarına almadan olmayacak bu iş :)
çok keyif aldım, tebrikler
Necati  Kavlak
Necati Kavlak, @necatikavlak
6.10.2021 19:28:49
Harika kitap çıkar bu hikayeden!
Sanırım yürüyüş oraya hocam.
Soluksuz okunur kitaplaşırsa.
Şimdiden başarılar dilerim.
Saygılarımla.

© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL